ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Kasım 2014 Pazar 11:12

Yüzlerce askeri sanık yapan parmak izi

Yüzlerce askeri sanık yapan parmak izi

Balyoz davasının en önemli delili olan 5 No’lu harddiskin üzerindeki kaybolduğu öne sürülen parmak izi raporunun 2. Poyrazköy iddianamesinin ekleri arasında yer aldığı ortaya çıktı


Balyoz’un en tartışmalı delili olan ve üzerindeki parmak izi örneklerinin kaybolmuş olabileceği öne sürülen 5 No’lu harddiske ilişkin İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın yaptırdığı inceleme sırasında hazırlanan parmak izi raporunun, 2. Poyrazköy davası olarak bilinen iddianamenin ekleri arasına konulduğu ortaya çıktı.

Milliyet'in yazarı Esra Alus'un haberine göre, Gölcük Donanma Komutanlığı’nda 6 Aralık 2010 günü yapılan aramalarda İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün yer döşemesinin altındaki kablo kanalında çok sayıda resmi belgenin yanında Balyoz yargılaması ve hükmün dayanağı olan belgeleri de içinde barındırdığı öne sürülen 5 No’lu hard DİSK bulunmuştu. 5 No’lu hard diskin içerisinde ise Balyoz Davasının yanı sıra İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın taslağı olduğu ifade edilen “Proje” ve “Kitleşim” ile Poyrazköy davasının ve Amirallere Suikast davasının da delili kabul edilen “Arazi” isimli doküman olduğu iddia edilmişti. Hard diskin bulunduğu odanın sahibi, İstihbarata Karşı Koyma (İKK) Kısım Amiri Binbaşı Kemalettin Yakar, “Yer olmadığı için döşeminin altına hard disk ve bazı belgeler koydum. Ancak bunlar arasında soruşturmaya ilişkin konu olan belgeler yoktu. Onlar nasıl o hard diskten çıktı, bilmiyorum” demişti.

MAHKEME ‘BİZDE YOK’ DEDİ

Balyoz ve Poyrazköy davalarının en kritik delili haline gelen hard diskteki parmak izi, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminnde siyasi başdanışmanlığını yapan Yalçın Akdoğan’ın “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurulduğu” iddasının ardından Gölcük Askeri Savcılığı’nın başlattığı soruşturmayla yeniden gündeme gelmişti. Parmak izinin peşine düşen savcılık, Poyrazköy davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak hard disk üzerindeki parmak izinin örneğini istemişti. Ancak mahkeme, kendilerinde parmak izi dökümlerinin olmadığını belirtmişti.

Parmak izinin dosyada olmadığının ortaya çıkmasının ardından adli emanette muhafaza edilen 5 No’lu hard disk üzerindeki parmak izi örnekleri için Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nde görevli iki polisi bilirkişi olarak görevlendirdi. Polisler parmak izi örneklerini ve bu izin sahibini bulmak için harekete geçti. Ancak Balyoz davası sanıklarından emekli Orgeneral Çetin Doğan ve emekli Albay Hakan Büyük’ün avukatı Hüseyin Ersöz, Askeri Savcılığa başvurarak, daha önce tespit edilen tek parmak izine ilişkin raporun Poyrazköy davasının ek klasörleri arasında yer aldığını bildirdi.

Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramalar kapsamında yürütülen 2010/1003 sayılı soruşturma dosyasının klasörlerinde 5 No’lu hard diske ait fotoğrafların yanı sıra “1 adet parmak izi” yer alıyor. Klasördeki “Suç yerinin incelenmesi raporu”na göre ise, söz konusu parmak izi Olay Yeri İnceleme Memuru Mehmet Öztürk tarafından tespit edildi. Öztürk’ün hazırladığı raporda, “Mevcut eşyalar üzerinde tozlama yöntemi ile ancak son 4-5 gün önce kalmış izler tespit edilebilmiş olup talep doğrultusunda malzemeler üzerinde tozlama metodu ile incelemeye başlanılmıştır. Hard disk üzerindeki incelemede (5 No’lu hard disk) üzerinde 1 parmak izi tespit edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Avukat Ersöz ise “Parmak izi zaman içinde kaybolan bir delil olduğundan daha önceden yapılmış tespit çerçevesinde sorumlu ya da sorumlulara ulaşmak mümkün olabilecektir. Bu parmak izinin Donanma Konutanlığı’nda görevli personelin parmak iziyle karşılaştırılması da önemlidir. Zira hard diskin ele geçtiği yere çok sınırlı sayıda kişinin girebileceği bir yerdir. 2010 yılında Donanma Komutanlığı’nda görevli olan personelin parmak izleri üzerinde de bir karşılaştırma yapılmalıdır” diye konuştu.

AYM’YE DE BAŞVURDULAR

19 Haziran 2010’da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada 365 kişi yargılandı. 21 Eylül 2012’de 365 sanıktan 325’i hakkında hüküm kuruldu. Yargıtay 9. Ceza Dairesi yaptığı incelemede, 88 sanık hakkındaki kararı bozdu. Bu kapsamda yeniden yargılanmalarına karar verildi. Bu sırada sanıklar Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. AYM, dijital deliller ve tanık dinlenmesiyle ilgili konularda sanıkların haklarının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi ve sanıkları tahliye etti. Yeniden yargılama için Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirildi. 88 sanık hakkındaki yargılama ise usul farklılığı nedeniyle davaya bakmakla görevlendirilen mahkeme tarafından birleştirilmedi.

‘AFİS SİSTEMİNDEN KOLAYCA BULUNABİLİR’

İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr Nevzat Alkan, parmak izinin hangi koşullarda ve nasıl saklanması gerektiği ile ilgili şunları söyledi:

“Derideki salgı bezlerinden çıkan izler parmak izini oluşturur. İzlerin bırakılan dokuya göre kalış süreleri de değişir. Mesela doku camda, CD üzerinde uzun süre kalır, selobantta kolay kolay bozulmaz, kağıtta çok az süre kalır. Delil olacak parmak izleri çok güneş ışığı ya da tahrip edici bir ortama girmedikçe kolay kolay bozulmaz. Bu olayın özeline baktığımızda da bunca zaman sonra tespit edilebilir mi evet tespit edilebilir. Tespit edilmediği halde ‘Tespit ettik’ denilebilir mi, o denemez. Çünkü tespit yapılınca bu görüntülü hale getirilir ve şüpheli olduğu iddia edilen kişiyle parmak izi belirli noktalarda uyum gösterir. Parmak izinin en az 12 yerde uyum göstermesi gerekir. Materyal elden ele gezmediyse, üzerine yeni izler binmediyse, delil poşetine konulduysa o iz kolay kolay ortadan kalkmaz. Mutlaka incelenmesi gerekir. Otomatik Parmak İzi Sistemi’yle (AFİS) Türkiye’de de kayıt alınıyor ve 40 milyon kadar kişinin kayıtlı olduğunu biliyoruz. Bu kayıtlar ise pasaport, ehliyet ya da sağlık hizmetlerinden faydalanırken alınıyor. Yani izin hangi parmağa ait olduğunu tespit etmek imkansız değil.”

BİLİRKİŞİLER BELLİ OLDU

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği “hak ihlali” kararının ardından yeniden görülmeye başlayan Balyoz davasının temelini oluşturan dijital materyalleri inceleyecek bilirkişi heyeti belirlendi. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Özlem Karaçam ve üyeler Celal Çalışkan ve Bekir Kınık oy birliğiyle İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim görevlileri Prof. Dr. Sema F. Oktuğ, Prof. Dr. Uluğ Beyazıt, Doç. Dr. Şima Uyar’ı bilirkişi olarak atadı. Mahkeme aldığı bu kararla bilirkişileri 5 No’lu hard disk, TDK marka 1 No’lu CD, flash bellek, 11, 16 ve 17 No’lu CD’lerin incelemelerine karar vermiş oldu. 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

İstanbul'daki terör örgütüne yönelik operasyon

SONRAKİ HABER

Filipinler'de Ebu Seyyaf lideri öldürüldü