ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Mart 2013 Salı 01:26

''Yoksa bu bir rüya mıydı?''


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ve İsveç arasındaki ilişkilerin yüzyıllara dayanan yoğun ve köklü geçmişinin, bugün de işbirliğini küresel ve stratejik bir vizyonla sürdürme sorumluluğunu getirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf ile Kraliçe Silvia'nın kendisi ve eşi Hayrünnisa Gül onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmaya, İsveç'e devlet ziyareti gerçekleştiren ilk Türk Cumhurbaşkanı olmaktan büyük kıvanç duyduğunu belirterek başladı.

Ziyaretinin, İsveç'ten Türkiye'ye ilk resmi ziyareti 2006 yılında gerçekleştiren Kral ve Kraliçe'nin ziyareti gibi tarihi bir nitelik taşıdığına inandığını dile getiren Gül, kendisine ve heyetine gösterilen misafirperverlik için teşekkür etti.

İsveç ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihinin 17. yüzyıla kadar uzandığını anımsatan Gül, şöyle konuştu:

''Her Türk, 1709-1714 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin misafiri olan, bizdeki tabiriyle 'Demirbaş Şarl'ı, resmi adıyla Kral XII. Karl'ı çok iyi bilir. İki ülke arasındaki Ticaret Anlaşması 1737'de, Barış, Birlik ve Dostluk İttifakı ise 1739'da imzalanmıştır. İşte tüm bu sebeplerle İsveç ve Türkiye birbirlerini 'en eski dost' olarak bilirler.

Kanaatimce İsveç halkının Türkiye'ye, Türk kültürüne ve diline olan yoğun ilgisinin arka planında bu tarihi derinlik yer almaktadır. Avrupa'nın en köklü üniversitelerinden Uppsala Üniversitesi'nde 170 yıllık bir Türkoloji Bölümü bulunması, bunun en müşahhas nişanesidir. O çizgiyi bugüne getirirsek, Stockholm Üniversitesi'nde kurulan 'Türkiye Araştırmaları Enstitüsü'nün açılışını, yarın Majesteleri ile birlikte yapmaktan büyük mutluluk duyacağım.''
    
''Vikinglerin torunlarını mert bir halk olarak biliriz''
    
Gül, dostluk duygularının karşılıklı olduğunu, Türklerin, Vikinglerin torunları İsveç halkını, tarihte mert, kahraman ve mücadeleci bir halk olarak bildiğini vurgulayarak, İsveç'in öncülük ettiği 'sosyal demokrasi', 'refah devleti' gibi kavramların, Türkiye'de sosyal adaleti savunan tüm kesimlerce düstur edinildiğini kaydetti. Gül, İsveç'in başta insan hakları ve cinsiyet eşitliği gibi değerlere dayalı diplomasi anlayışının da Türkiye için ilham kaynağı olduğunu vurguladı.

Mimari, kültür, sanat, teknoloji ve dizaynda geliştirilen İskandinavya'ya özgü akımların Türkiye'de de yakından takip edildiğine işaret eden Gül, sözlerine şöyle devam etti:

''Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkilerin yüzyıllara dayanan bu yoğun ve köklü geçmişi, bizlere bugün de işbirliğimizi küresel ve stratejik bir vizyonla sürdürme sorumluluğu yüklemektedir.

Memnuniyetle müşahede ediyorum ki, Türkiye-İsveç ilişkilerinin son dönemdeki seyrine damgasını vuran anlayış esasen budur. Dostluk ve işbirliğimizin, aradan 274 yıl geçtikten sonra da yeni koşullara uyum sağlayarak en güçlü şekilde devam etmesi, şüphesiz zengin tarihimizden devraldığımız en değerli mirastır.''
    
''İsveç halkının yüzde 7'si misafirimiz oluyor''
    
Cumhurbaşkanı Gül, iki ülke ilişkilerinin en temel dinamiğini halklar arasındaki beşeri bağların oluşturduğunu ifade ederek, İsveç'te yaşayan 115 bin Türk vatandaşının bunun ilk ayağı olduğunu, İsveç toplumuyla bütünleşen ve her alanda toplumsal hayata katkı yapan bu insanların ülkeler arasında dostluk köprüleri inşa ettiğini vurguladı.

İsveç'ten Türkiye'ye her yıl 600 binden fazla turist geldiğini hatırlatan Gül, ''Bir başka ifadeyle, İsveç halkının her yıl yaklaşık yüzde 7'sini Türkiye'de misafir ediyoruz. Bu insanlar Türkiye'de sadece tatil yapmıyor, halktan halka bağların en güçlü halkalarından birini oluşturuyorlar'' diye konuştu.

Gül, İsveç'in Türkiye'nin AB üyelik sürecine verdiği güçlü desteğin işbirliğinin bir alanını yansıttığını dile getirerek, iki ülke arasında Avrupa'nın yanı sıra Ortadoğu'dan, Kafkaslara ve Afrika'ya kadar uzanan geniş coğrafyada her alanda çok büyük bir işbirliği potansiyeli bulunduğuna dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Gül, ziyaretinde kendisine eşlik eden Türk özel sektörünün seçkin temsilcilerinin, potansiyelden iki ülkenin de yararına olacak şekilde yararlanılmasına yönelik güçlü iradenin göstergesi olduğunu belirtti.
    
''Yoksa bu bir rüya mıydı?''
    
İki ülkenin ortak tarihinde bir ilki teşkil eden ziyaretinin dostluk ve işbirliğinin her alanda daha ileriye taşınmasına somut katkılarda bulunacağına inandığını kaydeden Gül, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

''Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde bir yaşına basan torununuz Prenses Estelle'e uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.

Son olarak, Osmanlı İmparatorluğu'nu 1885 yılında ziyaret eden Kral II. Oscar'ın İstanbul hakkında ifade ettiği şu sözleri, bugün tüm güzellik ve ihtişamıyla bizleri karşılayan Stockholm ile ilgili olarak ben de tekrarlamak istiyorum: 'İnsan gözü acaba az evvel gördüğümüz şehirden daha güzeline şahitlik etmiş midir- Yoksa bu bir rüya mıydı-'.

Bu duygu ve düşüncelerle, Majesteleri Kral ve Kraliçe ile aramızda kadim ve ebedi dostluk bulunan İsveç halkını selamlıyorum.''

Yemekte, konuşmaların ardından iki ülkenin milli marşlarının da çalındığı öğrenildi.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER