ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 30 Nisan 2013 Salı 21:17

"Yatırım potansiyeli yüksek bir il"


Dicle Üniversitesi (DÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rüstem Erkan, bir politikanın sosyal ve ekonomik ayağının olmaması halinde siyasal alanda atılacak adımların kalıcı olamayacağını belirterek, "Ekonomik ve sosyal politikalar, geniş genç işsiz kesim üzerinde yoğunlaştırılmalı" dedi.
     Prof. Dr. Erkan AA muhabirine çözüm süreciyle ilgili yaptığı değerlendirmede, sürecin güçlü bir şekilde ilerlediğini ifade etti.
     Bölgenin, süreci sonuna kadar götüreceğini gözlemlediğini anlatan Erkan, "Şimdi en önemli mesele silahsızlandırma meselesidir. Bu silahsızlandırmanın başarıya ulaşacağını düşünüyorum. Ondan sonra bölgenin diğer sorunları konuşulur. Aşama aşama ilerler" dedi.
     Sürecin en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde desteklenmesine şaşırmamak gerektiğini dile getiren Erkan, geçen sürede ölümlerin olmamasının büyük bir umut yaratarak meseleyi soğuttuğunu ve bu ortamın, sorunun daha aklıselim şekilde tartışılmasını sağladığını vurguladı.
     Prof. Dr. Rüstem Erkan, çözüm sürecinde güçlü bir irade olduğu için provokasyonların amacına ulaşamayacağını da kaydetti.
    
Bölgenin büyüme potansiyeli
    
     Süreçle birlikte bölgenin her anlamda olumlu bir ortama kavuşacağını belirten Erkan, yıllardır Diyarbakır'ın aleyhine gelişen ekonomik ve sosyal sürecin kısa sürede Diyarbakır'ı bölgenin en gelişmiş kenti konumuna getireceğini bildirdi. Prof. Dr. Erkan, Diyarbakır'ın bölgenin en çok büyüme potansiyeli taşıyan kenti olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
     "Bu süreçte en çok kazanan il Diyarbakır olacaktır. Diyarbakır'ın ekonomik potansiyelini şimdiye kadar Gaziantep ve Şanlıurfa alıyordu. Güvenlik ve şiddet algısı Diyarbakır'ı diğer birinci sınıf kentlerin gerisine bıraktı. Fakat bu süreçte gerek yatırım taleplerine gerekse arsa, ev fiyatlarına bakıldığında Diyarbakır'ın bir sıçrama yaptığı görülüyor. Diyarbakır'ın cazibesi bu süreç içerisinde önemli ölçüde artacaktır. Dolayısıyla Diyarbakır; iş adamı, esnafı vesairesiyle bu süreçte en kazanan il olacaktır."
    
"Yatırım potansiyeli yüksek bir il"
    
     Diyarbakır'da küresel bir şehir örneğinin olduğunu ve Diyarbakırlı iş adamlarının, diğer illerinden daha çok Türkiye ve dünya ekonomisine entegre olduğunu ifade eden Erkan, "Diyarbakır'ın insan potansiyeli daha gelişmiş durumdadır. İş deneyimi daha güçlü durumda. Bu daha büyük bir sıçrama yaptıracaktır. Diyarbakır'da az görünen sanayi potansiyeline bakmayın, dünyanın her tarafına ihracat yapan iş adamları vardır. Diyarbakır'ın ekonomik olarak gelişme ve yatırım çekme potansiyeli daha yüksektir. Aslında çeşitli nedenlerle engellenen, ertelenen yatırımlar Diyarbakır'a yöneliyor" diye konuştu.
   
Genç işsizler sorunu
    
     Prof. Dr. Rüstem Erkan, çözüm süreci kapsamında bölgedeki binlerce işsize yönelik politikaların geliştirilmesinin önemine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bu sürecin sonunda sosyal politikaların yeniden şekillendirilmesi gerekiyor. Mesela Diyarbakır yekpare bir şehir değildir, bir İstanbul modelidir. Yani çok zengin ile çok fakirlerin bir arada yaşadığı bir kenttir. Çok ciddi bir zengin potansiyeli olduğu gibi çok ciddi bir yoksul, işsiz genç kitle de vardır. Sadece dağdan dönecek olanlar üzerinde durulmamalı. Bunlar birkaç bin kişidir ama Diyarbakır'a baktığımız zaman burada binlerce kişi var. Bunlar ne iş yapacak, politikaların bunun üzerinde durması gerekiyor. Ekonomik ve sosyal politikalar, geniş genç işsizler üzerinde yoğunlaştırılmalı. Bu 5-10 yıllık bir rahatlama değildir. Bundan sonra bin yıl daha nasıl huzur içinde birlikte yaşarız, bunun üzerinde politikalar oluşturulmalı. Bir politikanın sosyal ve ekonomik ayağı yoksa siyasal alanda atılacak adımların kalıcı olması beklenmemeli diye düşünüyorum."
     Erkan, süreçle birlikte kırsal kesimlerde de hayatın canlanacağını belirterek, tekrar köylere kitlesel bir dönüş beklemediğini ancak yaşlı kuşağın köye döneceği ve genel olarak kırsal kesimde hayatın canlanacağı öngörüsünde bulundu.
    
Sürecin kaybedeni CHP
    
     Çözüm sürecinde muhalefet partilerinin aldığı tavrı da değerlendiren Prof. Dr. Rüstem Erkan, "BDP, kanadında aykırı bir ses çıkmıyor. CHP, işin dışında kalsa da aslında çok sert cephe alamıyor, MHP gibi çok cepheden bir saldırıya geçemiyor. Sadece bekle gör siyaseti izliyor. 75 milyonun içinde herkesin aynı şeyi düşünmesini beklemek doğru değil. Eleştiriler de olacaktır. Bu eleştiriler de sürecin belki daha sağlıklı yürütülmesini sağlar. Ama süreci çok sekteye uğratacak iki taraflı bir muhalefet görülmüyor. Bu sürecin kaybedeni CHP gibi görünüyor. Bekle gör siyaseti CHP'ye çok şey kaybettirebilir" dedi.
     Akil İnsanlar Heyeti'nin sürece önemli katkıda bulunduğunu ve bu yöntemle tartışmanın devletin dışına çıkarak topluma mal olduğunu dile getiren Erkan, bölgedeki kanaat önderlerinin de çalışmaya dahil edilmesi halinde sürecin daha verimli olacağını sözlerine ekledi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER