ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 13 Aralık 2012 Perşembe 18:31

Yanan cezaevi davası devam ediyor


Kayseri-Pınarbaşı kara yolunda geçen yıl Eylül ayında çıkan yangında 5 mahkumla birlikte tamamen yanan cezaevi aracının şoförü mahkemeye ifade verdi. Şoför C.S., yangın anında yaşadıklarını dile getirerek, yardım istemelerine karşın yoldan geçen araçların durmadığını ve hiç kimsenin o andaki feryatlarını dikkate almadığını anlattı.

Cezaevi aracında çıkan yangın sırasında aracı kullanan ve tutuksuz yargılanan sanıklardan C.S., Kayseri Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava ile ilgili ifade verdi. Hala olayı hatırladığını aktaran şoför, unutmasının da mümkün olmadığını dile getirdi. Elazığ’dan sonra aracı kendisinin kullanmaya başladığını ifade eden C.S., yakıt ikmali yaptıklarını hatırlatarak, olayla ilgili ifadesinde şu bilgileri verdi: “Cezaevi ring aracında benimle birlikte 2 şoför bulunuyordu. Aracı Elazığ girişine kadar diğer arkadaş kullandı. Burada yakıt ikmali yaptık. Sonra aracı ben kullanmaya başladım. Kısa bir süre sonra araçta tekleme olmaya başladı. Ben de yetkili servisi aradım. Servisteki usta, sorunun ya debriyaj balatasından ya da yakıttan olduğunu belirtti. Ben de kendisine yakın zamanda yakıt ikmali yaptığımızı anlattım. Bunun üzerine yakıtı bitirene kadar yola devam etmemi ve yeni yakıt aldığımızda sorunun kalmayacağını aktardı. Bunun üzerine yola devam ettik.”

5 -6 saat kadar süren yolculuk sırasında aracın sürekli teklediğini anlatan C.S., yangın olayının yaşandığı yere geldiklerinde dikiz aynası ile arkaya baktığını ve araçta yangın başladığını fark ettiğini söyledi. C.S., daha sonrasında yaşadıklarını ise şöyle anlattı: “Aracın arka kısmının yandığını gördüm ve hemen kapıları açmak istedim. Açılmadı. Bunun üzerine aracı kenara çektim ve yangına müdahale edebilmek için camdan dışarı çıktım. Sonra açılmayan kapılarla uğraştık. İçerden arkadaşlar, ben de dışardan müdahale ederek zorla kapıyı açtık. Aracın arka kısmında bulunan askerleri de kapıyı kırmak suretiyle çıkartabildik. Şoför arkadaşımız araçta bulunan yangın tüpü ile aracı söndürmeye çalıştı, ancak alevler birden yükselince yangın söndürme tüpü yetersiz kaldı. Mahkumların bulunduğu bölümdeki kapıları açmaya çalıştık. Ancak alevlerin aracı sarması, içerisine tamamen duman dolması nedeniyle başaramadık. Kendimizi zor dışarı atabildik.''

Şoför C.S., yoldan geçenlerin yangını söndürmek için çalıştıklarını görmelerine karşın durmadıklarını anlatarak, “Kimse bize çıkan yangının söndürülmesi için yardımcı olmadı. Araçlar durmadı. Feryatlarımızı duymalarına karşın yardım etmediler. Vahim ve üzücü bu olayda ben ve diğer arkadaşlarımın hiçbir kusur ve ihmali söz konusu değildir. Aksine mahkumları kurtarmak için hep beraber canımızı dişimize takarak elimizden geleni yaptık. Aracın güvenlik donanımından kaynaklı sıkı kilitlenme koşulları ve araçtaki yangının büyüklüğü mahkumları kurtarmamızı engelledi.” şeklinde ifadesini tamamladı.

Mahkeme, daha önce savcılıkta ifade veren ve mahkemede ilk kez konuşan şoförün ifadesini tamamlamış oldu. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi. 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER