ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 09 Ekim 2013 Çarşamba 15:21

"Uluslararası Güvenlik Kongresi" sona erdi


Uluslararası Güvenlik Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasret Çomak, dünyada 21. yüzyılın en önemli temel riski ve tehlikesinin, küresel terörizm olduğunu ve bunun, ülkelerin güvenlik boyutunu ciddi anlamda etkilediğini söyledi.
KOÜ Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM), Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Kocaeli Üniversitesi (KOÜ), Astana Ulusal Avrasya Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Priştina Üniversitesi ve Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) tarafından düzenlenen "Uluslararası Güvenlik Kongresi" sona erdi.
Uluslararası Güvenlik Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasret Çomak, AA muhabarine yaptığı açıklamada, yurt içi ve yurt dışından gelen bilim adamları tarafından, 67 Türkçe ve 16 İngilizce bildiri sunulduğunu, belirterek, kongrenin verimli ve başarılı geçtiğini söyledi.
Kongrede son derece nitelikli bildirilerin sunulduğunu, öğrencilerin kongreye yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Çomak, kongrenin özellikle bilim alanına, dünya barışına ve insanlığa çok katkı sağlayacağını ve bütün bildirilerin kitaplaştırılacağını kaydetti.
Suriye'de kimyasal silah kullanıldığını ve kongrede kimyasal silahlar konusuyla ilgili 7 bildirinin sunulduğunu dile getiren Çomak, "Dünya çok önemli bir süreçten geçiyor. Sürdürülebilir barışın korunması çok önemli. Bu konuda ülkemiz çok önemli bir aktör ülke. Dünyada 21. yüzyılın en önemli temel riski ve tehlikesi, küresel terörizmdir. Terörizm, ülkelerin güvenlik boyutunu ciddi anlamda etkiliyor. Özellikle terörist eylemler, küresel terörizmle mücadelede, ülkeler arasındaki işbirliği çok önemli" şeklinde konuştu.
- "Türkiye'nin güvenlik politikasını da irdeledik"
Prof. Dr. Çomak, güvenlik kavramının çok önemli bir hale geldiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Kongreyi yaparken, sadece uluslarası örgütün güvenlik politikaları, güvenlik yaklaşımları değil, aynı zamanda ABD, Rusya, İran ve Çin'in güvenlik yapılanmasındaki yeni yaklaşımlarını da dikkate aldık. Türkiye'nin güvenlik politikasını da irdeledik. BM, NATO, AB, Avrupa Konseyi'nin güvenlik politikalarını değerlendirdik. Kongre kollektif güvenlik ve kollektif sistemi esasına dayalı değil, aynı zamanda insan hakları, bilişim, sağlık, iklim değişiklikleri, silahlanma, silahsızlanma, silahların kontrolü, yasadışı göç, uyuşturucu kaçakçılığı gibi bütün güvenlik konularını ele aldık."
- "Yeni hakların türemesiyle karşı karşıyayız"-
Çomak, sürdürülebilir bir güvenliğin, barış ve istikrar için vazgeçilmez olduğunu dile getirerek, uluslararası işbirliğinin artırılmasının gerekli olduğunu kaydetti.
Çevre güvenliğinin, en önemli güvenlik konuları arasında yer aldığını, insanların sürdürülebilir ve temiz bir çevrede yaşamayı isteme hakkının bulunduğunu vurgulayan Çomak, şöyle konuştu:
"Bundan sonra özellikle batılı ülkelerin vatandaşları, hükümetleri bu yönde zorlayacak. Bu konuda otoriteler, sağlıklı bir çevre yaratamazsa veya çevreyi kirletirse, tazminat davaları açılabilecek. Demek ki bu önemli bir hak. Barışı isteme, barış içerisinde yaşamayı isteme hakkı diye bir hak çıktı. Bunlar hep 2010'lu yılların kavramı. Demek ki temiz bir çevrede yaşamayı isteme ve bunu beklenti haline getirme, bunu arzulama diye bir hak çıkacak. Ülke olarak bunu ihlal ettiğinizde, vatandaşa karşı sorumluğunuz ortaya çıkacak. Bu derece dünyamızda değişim ve dönüşüm var. Yeni hakların türemesiyle karşı karşıyayız."
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER