ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL33°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 15 Mayıs 2018 Salı 05:49

Üç gün yas ilan edildi

Üç gün yas ilan edildi

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, "Filistinlilerle dayanışma içerisinde olmak, şehitleri saygıyla anmak maksadıyla üç gün süreyle yas ilan edilmesine karar verilmiştir." dedi.


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Kudüs'te yaşanan saldırılar ve bu saldırılar sonrası meydana gelen katliam nedeniyle Filistinlilerle dayanışma içerisinde olmak, şehitleri saygıyla anmak maksadıyla 3 gün süreyle yas ilan edilmesine karar verilmiştir." dedi.

Bozdağ, İsrail askerlerinin Filistinlilere yönelik saldırılarının ardından Bakanlar Kurulu toplantısında alınan kararları açıkladı.

Kararların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de istişare edilerek alındığını belirten Bozdağ, şunları söyledi:

"Kudüs'te yaşanan saldırılar ve bu saldırılar sonrası meydana gelen katliam nedeniyle Filistinlilerle dayanışma içerisinde olmak, şehitleri saygıyla anmak maksadıyla 3 gün süreyle yas ilan edilmesine karar verilmiştir. Ayrıca Türkiye, İslam İşbirliği Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla İslam İşbirliği Teşkilatını cuma günü olağanüstü toplantıya çağırma kararı almıştır.

Tel Aviv ve Washington büyükelçilerimizi istişare maksadıyla Ankara'ya çağırmıştır. Yarın TBMM'de Kudüs hakkında özel gündemle bir oturum yapılacak ve konu ele alınacak. Hükümetimiz de bu konuyla ilgili TBMM'ye bilgi sunacaktır. Ayrıca Dışişleri Bakanlığımızın yapacağı girişimle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Türkiye tarafından toplantıya çağırılacaktır. Bu somut adımları atma ve uygulama kararını hükümetimiz vermiştir."

Bozdağ, Gazze'de Filistinlilerin şehit edilmesine ilişkin, "Bugünkü olaylar artık göstermiştir ki artık Filistinlilerin kanında ABD'nin de eli vardır." dedi. 

Gazze'de Filistinlerin şehit edilmesinin ardından, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin İsrail ve ADB'ye yönelik bir yaptırımının olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Bozdağ, ABD'nin bölgede devam eden kırılgan, ağır aksak da olsa yürüyen barış sürecini attığı adımla yok ettiğini belirtti.

Bozdağ, ABD'nin bölgenin daha da istikrarsızlaşmasına, güven ortamının daha da bozulmasına, huzursuzluğun artmasına neden olduğunu söyledi.

'ABD bir kez daha yalnız kalmıştır'

ABD'nin bölgede çatışmaların fitilini ateşlediğini, bugün yaşananların bunun göstergesi olduğunu vurgulayan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Karşılıklı bir çatışma yok. Onun altını çizmekte fayda var. Filistinliler barışçıl bir gösteri yapıyor ama İsrail devletinin askerleri barışçıl gösteri yapan Filistinliler üzerine gerçek mermilerle ateş ediyorlar. Bir defa bunun görülmesi lazım. Bunun yakından görülmesi lazım ve buna karşı büyük bir tepkinin konması lazım. Dünyanın neresinde barışçıl gösteri yapan insanların üzerine askerler gerçek mermilerle ateş ederler. İşte terörist İsrail devleti maalesef barışçıl gösteri yapanlara gerçek mermilerle ateş etmiş ve bu kadar insanın şehit olması ve yaralanmasına yol açmıştır. Şehitlerin sayısının, yararlıların sayısının da artacağından endişe ediyoruz. Tabi buna sebep olan bizzat ABD yönetimidir. Sayın Trump'ın aldığı haksız ve yanlış karardır. Yanlış adımlarla doğru sonuçlar elde etmenin imkanı yoktur ve bu olay ABD'yi hatırlarsanız daha önceki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulunda yapılan oylamada yalnız bırakmıştır. ABD bir kez daha yalnız kalmıştır. ABD, bölgedeki barış konusunda arabuluculuk vasfını kaybetmiştir. Artık bu bölgede ABD'nin adil bir kişi olarak görülmesi, kabul edilmesi mümkün değildir."

Bozdağ, ABD'nin İsrail'den yana haksız ve taraflı tutumunun bundan sonraki süreçte bu konularda söyleyeceği sözlerin kıymetini tamamen ortadan kaldırdığını dile getirdi.

"Üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz"

Trump'ın "Biz kalıcı barış için kararlarımızı sürdüreceğiz" dediğine, bütün dünyanın aklıyla alay ettiğine dikkati çeken Bozdağ, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Kalıcı barış mı bıraktınız? Barışın azıcık da olsa umudu varsa o umudu da Sayın Trump attığı bu yanlış, basiretsiz adımla yok etmiştir. Bundan sonraki süreçte Türkiye Kudüs'ün tarihi, manevi, ahdi ve aktif statüsünün korunması konusunda bugüne kadar yaptıklarını yapmaya devam edecektir. İsrail'e karşı ve İsrail'in bu haksız tutumunu destekleyenlere karşı kim ne derse desin, Filistinlilerin ve Kudüs'ün yanında durmaya devam edecektir Türkiye. Biz bu haksızlığı hem ABD'ye hem başkalarına karşı en yüksek sesle söylemeye ve bu konuda üzerimize düşen ne varsa onları en üst düzeyde yapmaya devam edeceğiz. Ayrıca şu anda İngiltere'de Sayın Cumhurbaşkanımız var. Orada da Kudüs konusu çok geniş bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ele alınıyor. İleride bu konuda daha geniş kapsamlı açıklamaların yapılacağını buradan ifade etmek isterim." 

Bahçeli'nin af talebi

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın af konusundaki açıklamalarına rağmen MHP'den af konusunda 'kararlı oldukları' yönünde açıklamalar geliyor. Bunu nasıl değelerlendiriyorsunuz? "sorusu üzerine, MHP ve AK Parti'nin ayrı partiler olduğunu, her partinin kendi görüşünü oluşturmakta, dile getirmekte serbest olduğunu vurguladı.

Türkiye'yi yönetme sorumluluğu taşıdıklarını vurgulayan Bozdağ, "Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız bu konuda söylenmesi gerekeni çok net şekilde tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ifade etti. Ben de tekrar ediyorum. Hükümetimizin gündeminde af söz konusu değildir." ifadesini kullandı.

Yetki kararnamesi

Bozdağ, uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan yetki kararnamesinin kapsamının ne olacağına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

"Bu yetki kararnamesinin kapsamı kanununun içerisinde açıkça yazıyor. 16 Nisan halk oylamasında kabul edilen anayasaya değişikliklerine uyum maksadıyla kanunlarda yapılacak değişiklikleri ifade etmektedir. Uyum düzenlemesidir. Bildiğiniz gibi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Uyum yasalarını çıkarmamız gerekiyordu ancak seçimlerin erkene alınması nedeniyle uyum yasalarını çıkarma imkanı kalmadı. 24 Haziran'dan sonra da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bütün gerekleriyle ve kurumlarıyla hayata geçecektir. Zamanın daralması ve seçim nedeniyle TBMM'nin çalışmalarına bu hafta ara verecek olmasından dolayı bir yetki kanunu çıkarma zarureti ortaya çıkmıştır. Bu yetki kanunu tamamıyla 16 Nisan 2017'de halkımızın kabul ettiği anayasa değişikliklerine uyum sağlamak maksadıyla yapılacak düzenlemeleri içerecektir.

'Bugün tarihe 'kanlı pazartesi' olarak geçecektir'

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, İsrail askerlerince ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasını protesto eden Filistinlilere yönelik düzenlenen saldırılara ilişkin, "Bugünkü katliam ABD ve İsrail'in ortak eseridir ve her iki devlet de bu katliamlardan birinci derecede sorumludur. İsrail'in elinde Filistinlilerin kanı olduğunu hepimiz biliyoruz artık ABD'nin eline de Filistinlilerin kanı bulaşmıştır." dedi.

İsrail askerlerinin ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasını protesto eden Filistinlilere yönelik saldırılarına değinen Bozdağ, "Bugün Filistin'de yaşanan büyük felaketi, İsrail devletinin Filistinli Müslümanlara karşı giriştiği katliamı lanetliyoruz." diye konuştu. 

İsrail askerlerinin saldırılarında şu ana kadar 55 kişinin şehit olduğunu, 2 bin 500 civarında yaralının bulunduğunu bildiren Bozdağ, şehit ve yaralı sayısının artmasından duydukları endişeyi dile getirdi. 

"İsrail devleti, terörist bir devlet olduğunu bir kez daha dünyaya göstermiştir." diyen Bozdağ, bugüne kadar İsrail'in terör faaliyetleri sonucunda pek çok Filistinli'nin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını belirtti. 

Bozdağ, şunları söyledi:

"İsrail devletinin elinde daima Filistinlilerin kanı vardı ama bugünkü olaylar göstermiştir ki artık Filistinlilerin kanında ABD'nin de eli vardır. Bugünkü katliamların asli sorumlusu hiç şüphesiz İsrail devletidir. Ama İsrail kadar bu katliamlardan sorumlu olan diğer bir ülke ABD'dir, ABD yönetimidir. Zira ABD yönetiminin aldığı büyükelçiliği Kudüs'e taşıma kararı bugünkü hadiselere yol açmıştır ve ABD bunu Filistinlilerin 'büyük felaket' diye nitelendirdiği bir güne denk getirmesi de ayrıca bir tahrik unsuru olmuştur. Bugün tarihe 'kanlı pazartesi' olarak geçecektir. Müslümanlar bakımından ve İslam ülkeleri bakımından kara bir pazartesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye, atılan bu adımların karşısında ilk günden beri, karar alındığı andan beri net bir şekilde durmuştur. Ben bu vesileyle bugünkü katliamlarından dolayı İsrail devletini ve bu katliamlara sebep olan ABD yönetimini buradan Türkiye adına bir kez daha şiddetle ve nefretle kınadığımızı ifade etmek isterim."

"Bugünkü katliam ABD ve İsrail'in ortak eseridir"

Olayın sadece kınamayla geçiştirilemeyeceğini belirten Bozdağ, "Bütün İslam ülkelerinin ve Birleşmiş Milletlerin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, dünyanın bu konuda bir ve beraber olması şarttır. Çünkü bu katliam göstere göstere gelen bir katliamdır. Kırmızı Pazartesi romanında olduğu gibi herkesin engelleme ihtimali olup, bu kötü sonucu engellemediği bir durumla karşı karşıyayız." ifadesini kullandı. 

Bozdağ, Kudüs'ün tarihi, manevi ve ahdi statüsünün uluslararası toplumun teminatı altında olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Birleşmiş Milletlerin, uluslararası anlaşmaların, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının ve uluslararası hukukun teminatı altındadır. Bugün bütün bu teminatlar maalesef çiğnemiştir. Hem de bu teminatların altında imzası olan ABD tarafından çiğnenmiştir. Türkiye olarak biz atılan bu adımı yok kabul ediyoruz. Hangi adım atılırsa atılsın, hangi gelişmeler yaşanırsa yaşansın, Kudüs'ün İstanbul'daki İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Toplantısı'nda alınan Filistin devletinin başkenti olma vasfını asla değiştirmeyecektir, değiştiremeyecektir. Bugün kutlasalar da bayram yapsalar da insanlar ölürken sevinç gösterisi yapsalar da Kudüs'ün tarihi, akdi ve manevi statüsü asla değişmeyecektir. Kudüs kadimden beri olduğu gibi bundan sonra da bağımsız Filistin devletinin başkenti olmaya devam edecektir. ABD, bölgede kırılgan da olsa bugüne kadar devam eden barış sürecini maalesef attığı bu adımla yok etmiştir. ABD bölgede artık barışın, huzurun, istikrarın, güvenliğin değil, huzursuzluğun, istikrarsızlığın, güvensizliğin ve barış ortamını yok etmenin en önemli aracı haline gelmiştir. Artık çözümün parçası değildir, sorunun parçasıdır. ABD, attığı adımla bölgede az da olsa bugüne kadar varlığını sürdüren barış umutlarını yok etmiştir. Bugünkü katliam ABD ve İsrail'in ortak eseridir ve her iki devlet de bu katliamlardan birinci derecede sorumludur. İsrail'in elinde Filistinlilerin kanı olduğunu hepimiz biliyoruz, artık ABD'nin eline de Filistinlilerin kanı bulaşmıştır."

"ABD ve ona destek olanlar Kudüs'ü terk etmek zorunda kalacaklardır"

Türkiye'nin olay karşısında en üst düzeyde tutumunu ortaya koyduğunu dile getiren Bozdağ, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, hükümetimiz ve devletimiz bütün gücüyle atılan bu haksız ve yanlış adımın durdurulması için çaba sarf etmiştir ama maalesef Türkiye'nin çabası buna yetmemiştir." dedi.

Birleşmiş Milletlerin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin derhal harekete geçmesinin gerektiğini vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye bu anlamda Kuveyt'in ve Filistin'in yaptığı çağrılara olumlu yaklaşmaktadır ve bu çağrıların olumlu bir neticeye dönüşmesini desteklemektedir. İslam ülkeleri de atılan bu haksız adım karşısında yekvücut olmalı, birlikte hareket etmelidir. Bazılarının göstermelik tavrı, bazılarının ise sessiz geçiştirmesi asla kabul edilemez. Bu adım sadece Filistinlilere yapılmış bir haksızlık değildir. Bu adım bütün İslam ülkelerinin, bütün Müslümanların hukukuna da ayrıca bir büyük saldırıdır. Bizim bu büyük saldırıyı kabul etmemiz mümkün değildir. Kudüs konusunu oldubittilerle halledeceğini düşünenler büyük yanılgı içindedirler. Kudüs oldubittilerle statüsü değişecek, değiştirilecek bir yer değildir. Eninde sonunda terörist İsrail devleti ve bu terörist devleti koruyup kollayan ABD ve ona destek olanlar Kudüs'ü terk etmek zorunda kalacaklardır. Kudüs yine önünde sonunda gerçek sahiplerinin olacak ve gerçek sahiplerine yine bunlar tarafından teslim edilmek zorunda kalacaktır. Bugünler elbette geçici hadiselerdir. Biz tarihin akışı içerisinde Kudüs'ün gerçek kimliğiyle bundan sonra da varlığını muhafaza edeceğine inanıyoruz. Türkiye, dünya sussa da Kudüs konusunda susmayacaktır. Bütün İslam ülkeleri, Arap ülkeleri farklı bir yöne evrilse de Türkiye'nin yönü değişmeyecektir. Biz Filistin davasının bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yılmaz bir savunucusu olmaya devam edeceğiz. Kudüs'ü ve Kudüs'e dair yapılanları Türkiye en üst düzeyde yakından takip etmeye ve yapılması gereken ne varsa bunları yapmaya gayret edecektir. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bu yanlış ve haksız adımların ortadan kaldırılması için çabalarını en üst düzeyde sürdürecektir."

İsrail askerlerinin saldırılarında yaralananlara şifa, hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Bozdağ, "Umarız, dileriz ki daha olumsuz hadiseler bundan sonra gelişmez, olmaz. Bu katliamlar son bulur ama maalesef gelen haberler, yaşanan hadiseler katliamın devam edeceğini gösteriyor. Onun için Birleşmiş Milletlerin, terörist İsrail devletine derhal 'dur' demesi, durmadığı zaman da bu terörist devleti durdurması şarttır. Aksi takdirde katliamların artacağı, ölümlerin çoğalacağı, yaraların artacağı ve bölgede önü alınamaz başka hadiselerin ve çatışmaların ortaya çıkması kaçınılmazdır." ifadelerini kullandı. 

Bozdağ, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu konudaki uyarıları dikkate almasının önemine de dikkati çekti.

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER