ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 08 Şubat 2013 Cuma 12:22

"Türkiye'nin bir kimlik arayışı var ve aranıyor"


Kürt yazar Ümit Fırat, "Biz nasıl bu devletin ortak sahipleri olabiliriz; bunu kurmak lazım." dedi. Türkiye'nin bir kimlik arayışı olduğunu ve bu kimliğin arandığını dile getiren Fırat, "Tartışıyoruz ve tartışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Abant Platformu, 'Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar' konusuyla toplandı. "Kimlikler, talepler ve yeni yurttaşlık" oturumunda yazar, gazeteciler ile farklı branşlardan akademisyenler görüş ve önerilerini ortaya koyuyor. Kürt yazar Ümit Fırat, Türkiye Cunhuriyeti'ni tanımlayan 4 temel unsuru ifade etti. 70 yıllık hayatı olduğunu hatırlatan Fırat, "Bu hayatımın yaklaşık 50 yılını bilinçli olarak yaşadığım sayılırsa bu süre zarfında öğrendiğim bir şey var; Türkiye'nin laik devlet olmak, demokrasiyi kurmak, sosyal adaletçi bir devlet olmak, hukuk devleti olmak gibi siyasi hedefleri var. Ama anayasalarda Türkiye Cumhuriyeti sosyal, hukuk devleti olduğu var. Var ama aslında yok. Askeri diktatörlük dönemlerinde de gündem demokrasiyi tesis etmekti. Adam darbe yaptığı günün akşamı elinde kağıt kaybolan demokrasiyi tesis etmek için darbe yaptığını söylüyordu. Türkiye'de algı olarak her zaman hedeflenen önemli bir proje olarak kullanılıyor: 'Demokrasiyi tesis etmek ve laikliği korumak'. Yasalarla korunan bunlar değil. Yasalarla statüko korunuyor. Gerçekten hukukun üstünlüğü için mücade edenler nizamın cezalarına maruz kalarak pek de mesut bir hayat yaşamamışlardır. Bundan yola çıkarsak; 'Türk nedir? sorusunun cevabını bulabiliriz. Türk etnik kimliği hedeflenmiş bir kimliktir ve herkes Türk olacak denmiştir. Ben Fırat'ın öbür tarafından geliyorum. Kürtlerin atalarının yaşadığı topraklardan. Ama yasa ile herkesi Türk olarak algılamak istemişlerdir. Fakat kuruluş öncesinde Türk olmak soya bağlı olmak olarak kullanılmıştır. Bir takım insanlar buna karşı da 'ben Kürtüm diyor' başka bir şey demiyor. Kürt için Türkiye'de Kürt olmak nedir dendiğinde öncelikle Türk değilim cümlesini söylüyor. Bir Kürt için sadece Türk olmak ne kadar önemli olmalı o ayrı bir şey. Biz nasıl bu devletin ortak sahipleri olabiliriz bunu kurmak lazım. Türkiye'nin bir kimlik arayışı var ve henüz bu kimlik aranmaktadır. Tartışıyoruz ve tartışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Süleyman Şah Üniversitesi'nden Uğur Kömeçoğlu ise kimlikler ve vatandaşlığın Cumhuriyetin ilk yıllarından beri tartışıldığını ifade etti. Laik olmanın vatandaşın kimliği gibi düşünüldüğünü belirten Kömeçoğlu, bütün meshepsel ve etnik yapıların bir kaynaşma potası içinde seküler Türk tanımı içinde eriyeceğinin zannedildiğini söyledi.

"İlk tanımında etnik kimliğe yansımayan Türklük tanımı uygulamalarda etnik kimliğe büründü." diyen Kömeçoğlu, "Bunun değişmesi lazım. Katılımcı vatandaşlığın getirilmesi lazım. Kürt veya Süryani bütün etnik ve mezhepsel yapılar kimlikleri ile ben katılımcı vatandaşım denmesi lazım." şeklinde konuştu. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER