ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Mart 2013 Salı 13:28

Türkiye, ''ikinci vatan'' olmak istiyor


Medikal Turizm Derneği Başkanı Uzm. Dr. Sinan İbiş, İsveç'in dünyanın en çok yaşlı barındıran ülkesi konumunda bulunduğunu ve yaşlıların bakımının maliyetinin çok yüksek olduğunu belirterek, bakım ve tedavi maliyetlerinin Türkiye'de daha ekonomik olabileceğini, bu yüzden de Türkiye'yi İsveç'in yaşlıları için ''ikinci vatan'' yapmak istediklerini söyledi.
     Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İsveç'e gerçekleştirdiği devlet ziyaretine eşlik eden heyette yer alan İbiş, Stockholm'de AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
     İnsanların yaşam kalitelerini artırmak, gençlik seviyelerini yükseltmekle ilgili klinikler kurduklarını, eğitim verdiklerini ve Türkiye'ye bilgi akışı sağladıklarını belirten İbiş, ''yaşlı turizmi'' olgusu kapsamında İsveç'teki yaşlıların yaşamlarını Türkiye'de sürdürmelerini sağlamak için görüşmeler yaptıklarını anlattı.
     İsveç'in dünyanın en hızlı yaşlanan ve en çok yaşlı barındıran ülkesi olduğuna dikkati çeken İbiş, soğuk iklimin yaşlıların yaşam kalitesi açısından uygun olmadığını, bu çerçevede İskandinav ülkelerinde yaşlıların bakımının önemli bir sorun olduğunu kaydetti. İbiş, dört mevsimin yaşandığı Türkiye'nin ise coğrafi konumu, sahip olduğu insan gücü, misafirperverliği ve sosyal imkanları da göz önünde bulundurulduğunda yaşlıların yaşamlarını sürdürmeleri için uygunluğunun altını çizdi.
     Türkiye'nin dünyanın farklı yerlerindeki yaşlılara ev sahipliği yapabilecek konuma gelmesi için çalıştıklarını vurgulayan İbiş, İsveç'teki yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve devlet yetkilileriyle bu çerçevede görüşmeler yürüttüklerini, Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretinde yer alarak daha güçlü bir işbirliği yapılabileceğine olan inancını dile getirdi.
     İsveç'te yaşlı bakımının yerel yönetimlerce yapıldığını anlatan İbiş, şu bilgileri verdi:
     ''Bir yaşlı belediyeden yardım istediği zaman belediye, ilgili yardımı yani tansiyonu mu ölçülecek, elbisesini mi giyemiyor, ihtiyacı olan konu neyse ona göre adam gönderip yaptırıyor. Eğer Alzheimer, demans ya da fiziksel problemi olan biriyse kalıcı bir eleman gönderiyor ya da bu kişiyi bakım evlerine yerleştiriyor, tüm giderlerini de kendisi karşılıyor.
     Bugün yardıma çok ihtiyacı olmayan ama asgari bir bakım merkezinde yaşaması gereken bir insan için İsveç hükümetinin ödediği para 5 bin 600-5 bin 700 euro civarında. Bu kişinin yaşamsal problemleri varsa bu rakamlar daha da yükseğe çıkıyor. Bugün bakımevinde bakılan bir kişinin İsveç hükümetine asgari maliyeti 600 bin kron yani 60 bin euro civarında. Oldukça yüksek bir harcama bu.
     Bakımevlerinde yaşayanların ya kronik hastalıkları var ya da hastalanmaya çok meyilli kişiler, ilaçları var. Bunları da üzerine koyduğunuz zaman yaşlı bir kişinin, en küçük bir hastalığı da varsa, bakım maliyeti yıllık olarak 80-100-150 bin euro civarında olabiliyor, daha yukarılara da gidebiliyor.
     Ülkemize geldiğimiz zaman bakım ve tedavi maliyetlerini biz çok daha ekonomik hale getirebiliriz. Çünkü ülkemizde iş gücü yaygın, hastanelerimiz güçlü ve yenilikçi, hastane maliyetlerimiz son derece düşük. Sağlık ve bakım hizmetini paketlediğimiz zaman çok daha ekonomik, sosyal anlamda da rehabilitasyonu ve uğraşısıyla doldurulması halinde 60 bin euroları bulmamız bile imkansız. Çok daha düşük seviyelerde bu bakımları mal edebiliriz.''
    
     -''Ülkelerin adım atması gerekiyor''-
    
     Özellikle İskandinav ülkelerindeki yaşlıların Türkiye'de misafir edilmesinin ülkeler arasındaki ilişkileri de geliştireceğini ifade eden İbiş, ''Bir çok açıdan kazanım sağlayacağımız bir iş kolu. Ülkeler arası regülasyonların, kuralların, yasaların birbirine uygun hale getirilmesi yani ülkelerin birbirine karşı adım atmaları gerekiyor'' diye konuştu.
     İsveçlilerin İskandinav ülkeleri arasında dışarıya en az yaşlı gönderen ülkelerden biri olduğunu ancak Türkiye'nin konuyla ilgili yaklaşımının ''neden olmasın, nasıl düzenleme yapabiliriz'' sözleriyle karşılandığını aktaran İbiş, ''Norveç 800 bin-1 milyon vatandaşını dışarıda yaşatıyor. İsveç daha az, iki-üç haftalık sürelerle bir hava değişimi anlamında insanları gönderiyor ama bu iyi bir şey. Hava değişimi için gönderen bir ülke ya da devlet yarın bu insanları yaşamaları için de gönderebilir'' değerlendirmesinde bulundu.
     Yaşlıların Türkiye'de yaşamayı seçmesinin ekonomik, sosyal ve uluslararası açıdan güç yaratacağını belirten İbiş, şöyle konuştu:
     ''Türkiye bunun için bulunmaz bir nimet. Özellikle Avrupa ülkeleri, İskandinav ülkeleri ve kısmen de Uzakdoğu ülkeleri şu anda Türkiye'nin yaşlılar için çok iyi bir yaşam merkezi olduğunun farkındalar. Türkiye'de maalesef bununla ilgili dış pazara yönelik bir çalışma yok. Biz de bu çalışmayı başlattık, çeşitli ülkelerde sondajlar yapıyoruz. Bu ülkenin yaşlılarını biz sağlıklı, aktif ve mutlu bir şekilde Türkiye'de nasıl bakarız- Hem onların yaşlanmayla ilgili problemlerinde onlara destek oluruz hem de ülkemizdeki ekonomik kazanımlara ve istihdama da katkı sağlamış oluruz.''
    
     -''Gönül ister ki birinci vatanları olsun''-
    
     Büyük turizm komplekslerinin ''Yaşlı Bakım Köyü'' ya da ''Yaşlı Yaşam Köyü'' olarak düzenlenebileceğini, yabancı yatırımcıların bu konuyla ilgilenebileceğini ve hali hazırda konuyla ilgili projelerin olduğunu dile getiren İbiş, turizmcilerin bu fikre sıcak yaklaştığını, potansiyelin olması halinde tesislerin kısa süre içerisinde tamamen yaşlılar için uygun hale getirilebileceğini vurguladı.
     Ankara Üniversitesi bünyesinde Türkiye'de yaşlıların nasıl mutlu, aktif, hastalıksız veya küçük hastalıklarla nasıl yaşayabileceğine dair araştırmalar yürütüldüğünü hatırlatan İbiş, ''Derneğimiz, devletimiz ve üniversitemizi yanımıza alarak çeşitli ülkelerde arayış içerisindeyiz'' dedi.
     Yaşlıların Türkiye'ye yerleşmek amacıyla gelmelerinin tercih edileceğine vurgu yapan İbiş ancak aile, sosyal çevre gibi etkenler göz önünde bulundurulduğunda bunun gerçekleşemeyebileceğini ifade etti.
     İbiş, ''Her şeyden önce kendi vatanları var. Zaman zaman vatanlarına, çevrelerine geri dönmek isterler ama şunu hayatlarına sokmak isteriz; en azından ikinci vatanları Türkiye olsun. Biz tabii ki birinci vatanlarının olmasını arzu ediyoruz ederiz''
    
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER