ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL32°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 08 Nisan 2013 Pazartesi 15:35

"Türkiye, Arap Baharı için ilham kaynağı"


Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin, Kuzey Afrika ülkeleri için ilham veren bir aktör haline geldiğini belirterek, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında daha güçlü bir işbirliğinin, Avrupa ile Kuzey Afrika arasında daha iyi ilişkiler kurulmasında itici güç olacağını söyledi.
     Bağış'ın "Türkiye, Arap Baharı İçin İlham Kaynağı" başlıklı makalesi, Avrupa Parlamentosu Eski Üyeleri Derneği Bülteni'nde (European Parliament Former Members Association Bulletin) yayımlandı.
     Makalesinde, AB'nin etkili ve verimli bir Kuzey Afrika politikası yürüttüğünü söylemenin gerçekçi olmayacağını belirten Bağış, bölgesel aktörlerle kurulacak siyasi diyalog için daha güçlü mekanizmalar oluşturmadığı sürece, birliğin bölgeye yönelik politikalarının etkisiz kalacağını vurguladı.
     Bağış, "AB'nin, bölgenin geleceğinin yeniden yapılanmasına katkıda bulunabilmek için, bölge üzerinde etkisi olan ortaklarla işbirliği yapması gerekmektedir. Bu bağlamda AB, Türkiye ile işbirliğine giderek, Kuzey Afrika'daki komşu ülkelerle işbirliğinin güçlendirilmesini ve bölgede 'deniz feneri' işlevi görmeyi sağlayacak bu tarihi fırsatın stratejik değerini görmezden gelmemelidir" dedi.
    
     -"Türkiye 'yumuşak güç' olarak hareket etmeye hazır"-
    
     Bağış, Türkiye'nin bölgedeki önemli rolüne dikkat çekerek, "Türkiye, bölgenin ağırlık merkezidir. Türkiye'nin çok boyutlu dış politika stratejisi ve bölgedeki artan rolü, Türkiye ile AB arasında kurulacak daha güçlü bir işbirliğinin, Avrupa ile Kuzey Afrika arasında daha iyi ilişkiler kurulmasında itici güç olacağı anlamına gelmektedir" ifadesini kullandı.
     "Türkiye, Kuzey Afrika'daki demokratikleşme ve modernleşmeye yönelik reformlar bakımından potansiyel ve ilham veren bir aktör haline gelmiştir" diyen Bağış, Türkiye'nin, Kuzey Afrika halklarının daha iyi yaşam koşullarına sahip olmalarına yardımcı olmak için Avrupalı ortaklarıyla birlikte "yumuşak güç" olarak hareket etmeye hazır olduğunu ifade etti. Bağış, AB'ye üyelik sürecinin, Türkiye'nin "yumuşak güç" olarak etkisinin artmasında önemli rol oynadığını da dile getirdi.
    
     -Avrupalı yatırımcılara yeni pazarlar-
    
     Bağış, Türkiye'nin, halihazırda bölgedeki ülkelerle geniş bir ticaret hacmine sahip olduğuna değinerek, Türk yatırımcıları ve girişimcileri, bu ülkelerin ekonomik ve sosyal görünümlerinin yeniden yapılandırılmasında aktif rol oynamaları için desteklediklerini belirtti.
     Arap Baharı'nın bölgedeki siyasi istikrar üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen, Türkiye'nin Kuzey Afrika'ya yönelik ihracatının 2012'de 2011'e oranla yüzde 41 oranında arttığına dikkati çeken Bağış, "AB'deki ekonomik krizin kalıcı etkileri dikkate alındığında, Türkiye'nin bu ülkelerle artmakta olan ekonomik ilişkileri, Avrupalı yatırımcılara yeni pazarlar sunmaktadır. Benzer şekilde, Türkiye'nin ekonomik bağlantıları da, Kuzey Afrikalı yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratmaktadır" dedi.
    
     -"AB üyeliği olumlu mesajlar verecek"-
    
     AB Bakanı Bağış, Türkiye'nin AB üyeliğinin, Kuzey Afrika ile Türkiye arasındaki derin tarihi, kültürel, sosyal ve dini bağlar sayesinde, Kuzey Afrika nüfusunun AB'ye olan ilgisini de canlandıracağını ve Avrupa'nın çevresindeki komşularıyla daha güçlü bir kültürel diyalog kurmasına yardımcı olacağını kaydetti.
     Bağış, "Dünyamızın İslamiyet'e ve Müslümanlara karşı değişen bir algı tehdidiyle karşı karşıya olduğu günümüzde, kültürler arası diyaloğun artırılması, ortak bölgemizde daimi bir barış ve istikrar kurulmasını sağlayacaktır" dedi.
     Kültürel ve dini farklılıklara dayanan dışlayıcı veya dar bir yaklaşım benimsemek yerine, kapsayıcı bir yaklaşımın izlenmesinin, AB'nin dünya siyasetindeki saygınlığını yeniden tesis edeceğine işaret eden Bağış, "Türkiye'nin AB üyeliği, bölgemizdeki komşularımıza olumlu mesajlar verecek ve AB'nin Kuzey Afrika politikalarına katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Bağış, şöyle devam etti:
     "Türkiye, güçlü ekonomisi, çok boyutlu dış politikası ve bölgeyle arasındaki kültürel ve tarihi yakınlıkla, AB'nin, genişleme ve komşuluk politikasındaki hedeflerini gerçekleştirmesi bakımından vazgeçilmez bir ortaktır. Türkiye'nin dahil olmadığı bir Avrupa geleceği öngörülemez. Türkiye'nin AB üyeliği herkes için bir 'kazan-kazan' durumudur. Özellikle küresel düzeyde, hem Türkiye hem de AB, ortak bölgemizde barışa, istikrara, güvenliğe ve refaha katkı sağlayacak politikalar oluşturulmasında daha fazla söz sahibi olacaklardır."
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER