ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Temmuz 2013 Çarşamba 16:12

"Toprağa bağımlılığımız erozyonu da kolaylaştırdı"

"Toprağa bağımlılığımız erozyonu da kolaylaştırdı"


Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Fakültesi Prof. Dr. Nesrin Astam Yıldız, Türkiye'de erozyonun çok eski zamanlarda başladığını belirterek insanların toprağa bağımlılığından dolayı erozyonun da kolaylaştığını söyledi.
    
    Bol ve nitelikli ürünler alabilmek için toprağın yoğun bir biçimde kimyasal gübre ile pestisitlere maruz kaldığını anlatan Prof. Dr. Yıldız, "Üretimle birlikte işletmelerde bazı atıklar oluşmaktadır. Bu gibi maddeler sedimentle ya da yüzeysel akış suları ile birlikte araziden uzaklaştırılmakta, akarsu, göller ve içme sularına karışmakta ve onların kirlenmesine neden olmaktadır. Ülkemizin, dünyada insanların toprağa bağlandığı ilk ülke olması ve bu nedenle de çok eski zamanlardan beri, binlerce yıldır işlenmesi, sıcak iklimi ve düzensiz yağış rejimi, arazilerin topoğrafik durumu da erozyonu kolaylaştırmıştır. Avrupa ülkelerinde 20 yılda meydana gelen erozyon Türkiye’de 1 yılda meydana gelmektedir. Başka bir deyişle, topraklarımız 20 kat daha fazla bir hızla yok olmaktadır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 380 milyon ton üst toprağın denizlere veya göklerle taşındığı tahmin edilmektedir. " dedi.

    "TOPRAK VARLIĞI İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKE EROZYONDUR"

    Toprak varlığı için en büyük tehlikenin erozyon olduğunu kaydeden Yıldız, şunları ifade etti: "Toprak işleme konusu doğrudan çevre kirliliği faktörleri arasında sayılmasa da, dolaylı etkileri nedeniyle bu konu kapsamına alınmıştır. Arazinin konumu, toprak yapısı ve iklim koşulları dikkate alınmadan yapılan yanlış toprak işleme yöntemleri ile toprağın özellikle yağış sularıyla taşınmasına, daha genel ifadeyle erozyona sebep olunmaktadır. Söz konusu durum; toprağın verimsizleşmesine yol açmakla birlikte akarsuların kirlenmesine, baraj ve kanalların toprakla dolmasına neden olmaktadır. Aşınım zaman içinde toprağı büyük ölçüde kemirir, verim gücünü düşürür, hatta tümüyle yok eder. Daha önceleri yalnız doğal etkilerle oluşan erozyon, insan girişimi sonucu yapay yolla da oluşmaya başlamıştır. Son asırlarda nüfusun ve dolayısıyla besin ihtiyacının hızla artması; yeni alanların tarıma açılması ve tarım alanlarının bilinçsizce genişletilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu durum karşısında insanlar özellikle eğimli arazilerdeki doğal çayır ve meraları bozarak ve orman örtüsünü kaldırarak yeni tarım alanları kazanmaya çalışmışlardır." 




KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER