ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 09 Temmuz 2014 Çarşamba 11:49

''Tek pişmanlığım, evden çıkarken oğullarıma sarılmamak''

Tek pişmanlığım, evden çıkarken oğullarıma sarılmamak

Srebrenitsa'da 11 Temmuz 1995'te öldürülen iki kardeş, bu yılki Srebrenitsa soykırımının 19. yıl dönümü törenlerinde defnedilecek.


Avrupa'da, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen Srebrenitsa'da 11 Temmuz 1995'te öldürülen iki kardeş, bu yılki Srebrenitsa soykırımının 19. yıl dönümü törenlerinde defnedilecek.

Oğullarını son kez 11 Temmuz 1995 tarihinde gören acılı anne Hayriya Selimoviç, geçen yılki törenlerde 2005 yılında kimlik tespiti yapılan eşini defnettikten sonra, bu yıl da kimlik tespiti yapılan iki oğlunu Potoçari'deki Anıt Mezarlığı'na, babalarının yanına defnedecek.

Bosna Hersek'in doğusundaki Bratunats'a bağlı Poçauş köyünde yaşamını sürdüren acılı anne, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öldürüldüklerinde büyük oğlu Samir'in 23, küçük oğlu Nermin'in ise 19 yaşında olduğunu anlattı.
Tek pişmanlığının ise onları son gördüğü gün oğullarına sarılmamak olduğunu aktaran Selimoviç, ''Ayrılık anı çok zordu. Tek pişmanlığım, babalarıyla birlikte evden çıkarlarken oğullarıma sarılmamak. O zaman nereye gidip, ne yapacağımızı bilemiyorduk'' şeklinde konuştu.

Selimoviç, o gün çocuklarını son kez görebileceğinin aklının ucuna dahi gelmediğini belirterek, eşine küçük olan oğulları Nermin'e dikkat etmesi, onu koruması tavsiyesinde bulunduğunu söyledi.

 "Artık mezarları olacak''

Oğullarını gerektiği şekilde defnedecek olmanın buruk sevincini yaşayan Selimoviç, ''Artık mezarları olacak. Onların mezarı, babalarınınkinin hemen yanında olacak. Eşimi defnettikten sonra, sık sık mezarını ziyaret ettim, onunla konuştum, ağladım. Mezarı belli olunca daha kolay oluyor. Eşimi son ziyaretimde ona, yakında oğullarımızın da onun yanına geleceğini söyledim'' dedi.

Nermin ve Samir kardeşlerin bedenlerine, babalarının bedeninin de bulunduğu Vlasenitsa'da 2001 yılında ulaşıldı, 2012 yılında ise kimlik tespit işlemleri tamamlandı. İki kardeşin de bedenleri büyük oranda tam, sadece Nermin'in bazı parmak kemikleri eksik.

Allah'tan tek dileğinin ölmeden oğullarını mezara koymak olduğunu söyleyen anne, ''Allah bana bunu nasip etti. Bazen tüm bunlara yetecek gücü nereden buluyorum diye soruyorum kendime'' diye konuştu.

Umudunu hiç kaybetmedi

Hayriya Selimoviç, her ayın 11'inde, Tuzla'daki kimlik tespit merkezine giderek, oğullarıyla ilgili bir gelişmenin olup olmadığını yakından takip etti.

''Umudumu kaybettiğim bir ay dahi olmadı'' diyen Selimoviç, kimlik tespit merkezinden kötü haberle döndüğü zamanlarda da umutsuzluğa kapılmadığını vurguladı.
Nüfusun büyük çoğunluğunu Sırplar'ın oluşturduğu bir köyde yaşamını sürdüren Boşnak anne, sözlerinin sonunda şunları kaydetti:

''Savaştan önce de komşuyduk. Geri dönünce benim yeniden kabullendiler. Ama hala içimde bir korku var. Kendi güvenliğim için onlarla selamlaşıyorum.''
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER