ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL33°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 12 Haziran 2013 Çarşamba 11:50

"Tayyip Bey'e bugün yapılanların benzerini 2001'de Bahçeli’ye yaptılar"

"Tayyip Beye bugün yapılanların benzerini 2001de Bahçeliye yaptılar"


 AK Partili Şeref Malkoç, Gezi Parkı ile başlayan olayların uluslararası boyutuna dikkat çekerek, 2014 sonrası için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın saf dışı bırakılmaya çalışıldığını söyledi. Milletin bu oyunun farkında olduğunu kaydeden Malkoç, muhalefetin duruşu ile ilgili olarak, özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tavrını övdü.

Malkoç, “Ben Devlet Bey ile Meclis'te beraber bulundum. Onlar iktidardaydı biz muhalefetteydik. 2001-2002 yıllarında bugün Tayyip Bey'e yapılanların benzerini o zamanki Başbakan Bülent Ecevit’e ve Devlet Bahçeli’ye yaptılar. O günkü başbakan ve hükümet bugünkü gibi güçlü değildi, Sayın Bahçeli operasyonu gördü; ‘en azından seçimle kurtulayım’ dedi ve erken seçime gitti. Devlet Bahçeli, 2001 ve 2002’de yabancıların Türkiye’deki bu operasyonunu bizzat yaşamış bir hükümetti. Onun için bu olaylara karşı çok sakin ve olumlu tutum içinde." dedi.

Şeref Malkoç, Cihan Haber Ajansı’nın gündeme dair sorularını cevapladı. Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve daha sonra Türkiye’nin çeşitli illerine yayılan olayları değerlendiren Malkoç, ilk başta yapılan samimi eylemleri anladıklarını, duyarlı insanların görüşlerine saygı duyduklarını söyledi.

"ABD'DE VE BATI'DA OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILAN İMAJ: TAYYİP ERDOĞAN DİKTATÖRLÜĞE GİDİYOR"

Polisin ilk günkü tavrının Türk polisinde alışılmadık bir tavır olduğunu aktaran Malkoç, “Yani insanlar orada yatıyorlar kalkıyorlar, gecenin bir saatinden gidip onlara saldırıyorsunuz. Ertesi gün de gidip çadırlarını yakıyorsunuz. Ardından da bu bütün Türkiye’ye yayılıyor, Türkiye’ye yayılması ile kalmayan ABD’nin en önemli gazete ve dergilerinden, Rusya devlet başkanına varıncaya kadar ardından Avrupa’daki basın yayın grupları. Amerikalılar 4 defa açıklama yapıyorlar. Beyaz Saray sözcüsü, ABD dışişleri bakanı ve ABD’nin ikinci adamı Biden açıklama yapıyor. Şimdi masum bir talep ile başlayan, içeride ve dışarıda inanılmaz yerlere vardırılan bir olay. Bunun içe bakan yönü vardır, bunları ayrı değerlendiririz. Fakat olay uluslararası anlamda yapılan bir çalışmadır; Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef alınmasıdır. Amerika’da ve Batı'da oluşturulmaya çalışılan imaj şu: ‘Tayyip Erdoğan diktatörlüğe gidiyor.’ Özellikle The Economist’in kapağını hatırlarsanız; ‘Sultan mı demokrat mı?’ ve Avrupa’da yapılan yüzlerce yayın.” diye konuştu.

"BAŞBAKANIMIZIN 10 YILLIK BİR TECRÜBESİ VAR"

Malkoç şu ifadeleri kullandı: “Başbakanımızın ABD ziyaretinden sonra birilerinin 2014 ve sonrasında Tayyip Bey'siz bir AK Parti ve Tayyip Bey'siz bir Türkiye arzu ediyorlar. Bunun için de Türkiye’deki birtakım iyi niyetli işleri, eylemleri inanılmaz derecede büyütüyorlar. Kendileri ile irtibatta olan çevreler var Türkiye’de, insanların samimi duygularını tahrik ediyorlar. Benim gördüğüm Sayın Başbakanımızın 10 yıllık bir Başbakanlık tecrübesi var. Bu süreçte içeride ve dışarı yaşadığı yüzlerce olay var. Bir de mücadele ve hayat tarzı itibari ile bu olayı görmüştür. Bu olayı millet de gördü; Sayın Başbakan’ın Ankara’ya gelirken sokaklarda açılan pankartlar gayet açık; ‘Menderes’i astınız, Özal’ı zehirlediniz, Erdoğan’ı yedirtmeyeceğiz’ gördüğüm kadarıyla Sayın Başbakan da olaya bu şekilde bakıyor. Eylemleri yapanlar şuna çok iyi dikkat etmelidir, bu olaylar masum değildir. Ağaçları savunma boyutundan çıkmıştır. İçerideki anarşist grupların illegal örgütlerin de katkısıyla ve ABD’li, Avrupalı illegal uzantılarının tesiri ile Türkiye Sayın Başbakanımızın şahsında Türkiye’ye karşı yürütülen kampanya operasyona dönmüştür. Türkiye, çok tecrübeli bir ülkedir. Halkı çok acılar yaşamış ve bunları görüyor.”

"BU OLAYLAR BAŞLAMADAN ÖNCE TÜRKİYE 58 MİLYAR AVRO'LUK İHALE YAPTI"

Tayyip Erdoğan’ın neden hedef tahtasına konulduğuna işaret eden Malkoç, “Son 10 yıllık Tayyip Bey'in başbakanlık döneminde Türkiye içerideki birçok sıkıntıyı yoluna koydu. Dünyadaki bütün ülkelerin ekonomisi sarsılırken, Türkiye’deki ekonomi en azından global bazda rahatladı. Daha iyileştirilmesi için yapılacak şeyler var ama bir Yunanistan, bir İspanya, hatta Avrupa’nın diğer ülkelerine baktığınız zaman Türkiye bu açıdan rahat ve başarılı. İkincisi, bu olaylar başlamadan önce 58 milyar Avro'luk ihale yaptı, devletin kasasından 5 kuruş çıkmadan. Yine aynı hafta içerisinden İstanbul’da savunma sanayi fuarı yapıldı; Türkiye kendi tankını yapıp yurt dışına satıyor. Havacılık teknolojisinde önemli mesafe aldık. Türkiye, Tayyip Bey'in başbakanlığında iki tane nükleer enerji santral ihalesi yaptı. 1960 yılından beri kurulan her hükümet nükleer teknolojiyi Türkiye’ye getirmeye çalışmıştır. Ama Batılı dostlarımız ve müttefiklerimiz buna hiçbir zaman müsaade etmemişlerdir, bu da önemli bir faktördür. Tayyip Erdoğan, 10 yılda başarılarının yanı sıra kendisi çok önemli tecrübeler kazanmıştır. Bu bölgede kimin ne hesabı var, bunu nasıl önlerim, bu önemli tecrübedir. ‘Türkiye’nin menfaatine bu olayı nasıl çeviririm’ bunu biliyor. Bir de rahat davranıyor, tabi bu bölge üzerinde hesap kuran diğer devletlerin de işine gelmiyor bu. 2014’te yapılacak seçimler bahane edilerek, önce Tayyip Bey'i zayıflatmak, mümkünse onlarla uzlaşır hale getirmek, eğer bu mümkün olmazsa da siyasetin dışına itmeye çalışıyorlar. Fakat milletimiz bunun farkındadır.” şeklinde konuştu.

"BAŞBAKANIMIZ İLE CUMHURBAŞKANIMIZ ARASINDAKİ İLİŞKİLER ARZU EDİLEN DÜZEYDE OLMAZSA..."

Tarihe bakıldığı zaman, bu tür operasyonların yabancılar tarafından planlandığını fakat Türkiye’de devlet eliyle yapıldığına dikkat çeken Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rahmetli Menderes, devlet eliyle iktidardan indirilmiş, devletin eliyle idam edilmiştir. Rahmetli Özal, eğer zehirlendiyse devlet eliyle zehirlenmiş. Yani legal ya da illegal ama devlet organizasyonu bu. Rahmetli Erbakan Hoca'nın başbakanlıktan indirilmesi yine devlet eliyle olmuştur. Burada da eğer Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Başbakanımız bu konularda son 10 yılda yaptığı gibi birlikte bu işi çözmek için fikir üretirlerse, dayanışmaları kuvvetli olursa, bir defa Türkiye’de yürütülmek istenen bu operasyon açığa düşmüş olur. Bakın Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Başbakanımızın arasındaki ilişkiler arzu edilen düzeyde olmazsa devleti kastediyorum; o zaman bazı problemler olabilir. Burada da diyalog için hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de Başbakanımızın çevresindeki insanlar, onların 10 yıldır var olan diyaloglarını daha ileriye gitmesi için teşvik noktasında olmalılar.”

"TAYYİP BEY'İN KURUMLARLA İLİŞKİSİ GAYET UYUMLU"

Meselenin, Başbakan’ın üslubu olmadığını yineleyen Malkoç, meselenin bölge ile alakalı olduğunu, Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar’da güç kullanmak isteyenlerin etki etmek istediği konular olduğunu belirtti. Bu ülkede çıkan başbakanların, ne zaman bu milletin menfaatlerini savundularsa onlara saldırıldığını kaydeden Malkoç, “Rahmetli Menderes’e yapılan da budur, rahmetli Özal’a ve rahmetli Erbakan’a yapılan da budur. Tayyip Bey'e yapılmak istenen de bu. Ama Tayyip Bey'in bugün imkanları fazladır. Başbakan olarak devletin kurumları ile diyalogu uyum içindedir. Bu devletin gücünü kullanacak tecrübeye ve güce sahiptir. Rahmetli Menderes’in TSK ile diyalogu son dönemde iyi değildi. Ya da 12 Eylül’de MİT ile ilişkisi yok gibiydi. Ama bugün Tayyip Bey hem TSK ile hem emniyetle hem de MİT ile gayet uyumlu. Sıkıntılar var, yok değil ama buna rağmen Başbakan sıfatı ile yetkilerini iyi kullanabiliyor. Cumhurbaşkanı ile sürdürülen o diyalog devam ettiği müddetçe inşallah Türkiye önüne çıkartılmak istenen engelleri aşacaktır.” sözlerini dile getirdi.

BAHÇELİ'NİN MESAJLARI

Bu süreçte Devlet Bahçeli’nin tavrını öven Malkoç, sözlerine şöyle devam etti: “Ben Devlet Bey ile Meclis'te beraber bulundum. Onlar iktidardaydı, biz muhalefetteydik. 2001-2002 yıllarında bugün Tayyip Bey'e yapılanların benzerini o zamanki Başbakan Bülent Ecevit’e ve Devlet Bahçeli’ye yaptılar. O günkü başbakan ve hükümet bugünkü gibi güçlü değildi, Sayın Bahçeli operasyonu gördü; ‘en azından seçimle kurtulayım’ dedi ve erken seçime gitti. Devlet Bahçeli, 2001 ve 2002’de yabancıların Türkiye’deki bu operasyonunu bizzat yaşamış bir hükümetti. Onun için bu olaylara karşı çok sakin ve olumlu tutum içinde. Hem hükümete ve Sayın Başbakan’a mesajları da makul, mantıklı mesajlar.”

"CHP ZANNEDİYOR Kİ BAŞBAKAN'A YABANCILAR OPERASYON YAPTIĞINDA KENDİSİ İKTİDARA GELECEK"

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreçteki tavrına gelince, her zamanki gibi ikilem içinde olduğunu savunan Malkoç, “Eylemcileri tahrik ediyor, polislere hakaret ediyor, bazıları daha sağduyulu davranıyorlar. Ama CHP’nin tavrı hep böyledir. Yabancıların Türkiye’deki oyunlarını CHP, BDP kadar fark edemiyor. Zannediyor ki Sayın Başbakan’a yabancılar operasyon yaptığında kendisi iktidara gelecek veya menfaatlenecek zannediyor. Böyle değil, millet bunların masum olmadığını görüyor.”

"ÇÖZÜM SÜRECİ OSLO'DAN ANKARA'YA GETİRİLDİ; 'BİZSİZ ÇÖZMEYE ÇALIŞIRSANIZ BEDELİNİ ÖDERSİNİZ' DİYORLAR"

Malkoç, sözlerini şöyle tamamladı: ”Türkiye, PKK ile Çözüm Süreci’ni Oslo’dan aldı Ankara’ya getirdi. Bunu kim yaptı? Sayın Başbakan yaptı. Yani İngilizlere, Norveçlere, Amerikalılara ihtiyaç duymadan Türkiye bunu çözdü. ‘Bizsiz bunu çözmeye çalışırsanız bunun bedelini ödersiniz’ diyorlar.”








KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER