ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL7°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 06 Şubat 2013 Çarşamba 11:56

"Taşeronlaşma önlenmeli, sözleşmeliler kadroya alınmalı"

"Taşeronlaşma önlenmeli, sözleşmeliler kadroya alınmalı"


Türkiye Kamu Sen Nevşehir İl Temsilcisi Turgay Çetin, kamu kurumlarındaki tüm sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ve taşeronlaşmanın da önlenmesi gerektiğini söyledi. Çetin, esnek çalışma formülünün kabul edilemeyeceğini, emeklilik sisteminde de ciddi iyileştirmeler yapılması gerektiğini ifade etti.

Çetin, Türkiye’de kamuya hizmet veren taşeron çalışan sayısının 2002 yılında 15 bin 20 bin aralığında iken, 10 yılda bu sayının 500 binlere ulaştığını, belediyede çalışanların da dahil edildiği zaman bu rakamın bir milyon 60 binlere, özel sektörde çalışanlar dahil edildiğinde ise 3 milyona ulaştığını kaydetti. Taşeronlaşmanın önüne geçilmesi için öncelikle anlayış değişikliğine ihtiyaç olduğunu ifade eden Çetin, “Bu haliyle anlayış değişmediği sürece hiçbir yasayla taşeronlaşmanın önüne geçilemez. Ucuz iş gücü anlamına gelen taşeronlaşma, bugün hastanelerden, okullara kadar birçok kamu kurumunda almış başını gidiyor. Şeyh Edebali’nin bir sözü vardır; ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’. Şu anda Türkiye’de yaşadığımız taşeronlaşma bu anlayışın tam karşısında yer alıyor. Bin bir zorlukla yetiştirdiğimiz, büyüttüğümüz çocuklarımız taşeron firmalarda asgari ücretle, hiçbir yükselme şansı olmadan çalıştırılıyor. Bunun adı köleliktir.” dedi.

Taşeron firmalarında çalışanların iş güvencelerinin, hastalanma haklarının, sendikalı olma ve gelecek haklarının olmadığını vurgulayan Çetin, bu taşeron anlayışının kadrolu devlet memurluğunu da tehdit ettiğini söyledi. Çetin şöyle devam etti: “İnsanlarımız çocuklarını birileri sömürsün diye okutmadı. Siyasi yetkililer milli başına düşen gelirin büyüdüğünü söylüyorlar. Bütçenin dolup taştığı yönünde açıklamalar yapılıyor. Durum böyle ise bu taşeronlaşma oranındaki artış nedir? Yetkililer her insanın büyük bir emanet olduğunu düşünerek hareket etmelidir. Kişi başına düşen milli gelirden insanlarımızın hakkı olanı alması gerekmektedir. Bu insanlarımızın en doğal hakkıdır. Taşeronlaşma, 4/B, 4/C gibi uygulamalarla bir yerlere varamayız. Bizim istediğimiz sürekli kadrolu, iş güvenceli sistemin olmasıdır. Hangi sektör olursa olsun, devlet insanca yaşayabileceğimiz bir hayatı bizlere sunmak zorundadır. Bizler insani değer, evrensel insan hakları bağlamında düşünüyoruz. Belediye çalışanlarının kadrolu olması yolunda atılan adımdan memnunuz. Ancak TRT, KİT, Sağlık, Eğitim, Tarım gibi kurum ve sektörlerde çalışan sözleşmelerin günahı nedir? Bu çalışmaya bunların da dahil edilmesi gerekir. O zaman adaletli bir iş yapılmış olur. Ayrıca bir de 4/C uygulaması gibi insanlık suçu sayabileceğimiz şartlarda çalışan arkadaşlarımız da var. Bu çalışma koşullarının Türkiye Cumhuriyetine yakışmadığını düşünüyorum."

        "TÜM ÖDENEKLER EMEKLİLİK PRİMİNE DAHİL EDİLMELİ"

        Türkiye Kamu-Sen olarak önümüzdeki günlerde başlatacakları önemli bir kampanyaya değinen Çetin, şunları ekledi: "Kamu çalışanları emeklilik yaşı geldiği halde emekliliklerini istemeye korkuyorlar. Çünkü emekli oldukları takdirde şu an aldıkları maaşları yüzde 40 oranında düşecek. Biz de başlatacağımız kampanya ile devlet memurunun o ay aldığı tüm ödemelerin emekliliğe sayılmasını isteyeceğiz. Bu konuda Maliye Bakanlığı yetkilileri temkinli konuşuyor. Eğer böyle olursa 30 yıl sonra devletin maaşları ödeyemeyecek duruma gelebileceğini belirtiyor, ama şu anki sistemde de insanlar emekli olamıyor. Emeklilik sisteminin mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Türkiye Kamu-Sen olarak dilekçe kampanyası başlatacağız. Avrupa ülkelerinde sosyal güvenliğe bütçeden ayrılan pay yüzde 19’lerda iken Türkiye’de bu oran yüzde 16 ile sınırlı kalıyor. Sosyal güvenlik açığının çalışanlara mal edilmesi doğru bir yaklaşım değil.” 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER