ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL23°C
Rüzgarlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Aralık 2012 Salı 21:26

Tarihi Kentler Birliği Selçuk'ta toplandı


Tarihi Kentler Birliği’nin İzmir buluşması, Selçuk ilçesinde düzenlendi. Sürmeli Otel’de yapılan İzmir ve Çevresi Bölge Toplantısı’na Vali Cahit Kıraç, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve çok sayıda belediye başkanı katıldı.

Toplantıda konuşan Başkan Kocaoğlu, merkezî yönetimin işleyişindeki aksaklıkları değerlendirdi. Tarih ve kültür varlıklarını koruma kapsamındaki çalışmalarını özetleyen Kocaoğlu, “Kente yapılan her dokunuş, bütüne doğru yürümekte mihenk taşları oluşturuyor. Kenti bir bütün olarak ele alıyoruz. Tarih bilinciyle geçmişi değerlendirerek günışığına çıkarmak ve gelecek nesillere ışık tutmak için çalışıyoruz. Tarihî restorasyonlar ve kamulaştırmalar için bugüne kadar 103 milyon lira para harcadık ama emlak fonundan aldığımız pay sadece 8,5 milyon lira. Bunu neden almadım diye değil, yaptığımız işin boyutunu açıklamak için söylüyorum.” şeklinde konuştu.

Bütünşehir Kanunu'yla ilgili görüşlerini de açıklayan Kocaoğlu, “Her torba yasada belediye başkanlarının yetkileri alınıyor, merkezî hükümete veriliyor. Türkiye Cumhuriyeti, belediyelere her yasayla görev veriyor ama son imzayı kendi koyuyor. O zaman yerelleşmiyoruz, bunun için de demokrasimiz gelişmiyor.” şeklinde konuştu. Merkezden gelen projelerin şehrin ihtiyaçlarına ve ihtiyaçların öncelik sıralamasına uymadığını savunan Kocaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir kenti en iyi o kentin belediye başkanı bilir, bilmek zorundadır. Bilmezse belediye başkanı olamaz. O kentte yaşayan, o kente hayatını veren, görevi bitince de 80 yaşında bastonla da olsa hesabı sorulacak adamdır. Belediye başkanı, bu yükle hemşehrisine cevap vermek endişesiyle çalışır. Onun duyduğu sorumluluğu, manevi hazzı ya da yaşadığı işkenceleri kimse duyamaz. Bu bizim bir meziyetimizden değil, belediye başkanlığı görevi meziyetinden kaynaklanıyor.”

Vali Kıraç ise Küçük Menderes’le ilgili çalışmaların tamamlanması için İzmir Kalkınma Ajansı’nın görevlendirilebileceğini belirterek, bu konudaki önerileri beklediklerini söyledi. Efes’in yanısıra Bergama ve Birgi’nin de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girebilmesi için çaba harcadıklarını kaydeden Kıraç, “İzmir’in EXPO 2020 adaylığındaki en büyük güvencesi, bu tarihsel ve kültürel zenginliğimizdir.” dedi.

Başkan Gürün de Tarihi Kentler Birliği’nin kurulmasıyla kültür ve tarih alanında adeta bir kurtuluş savaşı başladığını söyledi. Birliğin o günden bu yana çok ciddi yol aldığını kaydeden Gürün. sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediye başkanları, kurullardan çıkarken kendini talan ve yıkıma giden bir kişi gibi hissediyor. Finans konusunda sıkıntımız var. O zamanki Kültür ve Turizm Bakanı tarafından emlak vergilerinden yüzde 10 koyarak yaratılan finans, yeni Büyükşehir Yasası'yla elimizden alınmak üzere. Bunun önüne geçmek gerekiyor. Bu hesap valilik ve hükümet tarafından denetlenir ama para, mutlaka büyükşehir bünyesine verilmelidir. Merkeze giderse biz el pençe divan bu parayı dilenmeye devam ederiz. Demokrasiye inanıyorsak, yerel yönetimlere mutlaka güvenmeli ve kıskanmadan, bonkörce yetki ve kaynaklarını arttırmalıyız. Kendi kentimizde başta kültür varlıkları olmak üzere her konuda yaptığımız hareketleri, İzmir merkezli bir bölge bütünlüğü içinde uyumla yürütmeliyiz. Her koyun kendi bacağından asılır mantığıyla değil, el ele tutuşmalıyız ve birlikte horon tepmeliyiz.” 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER