ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL22°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 11 Mayıs 2013 Cumartesi 09:52

Suriyeli mülteci Türkiye'de ticarete atıldı

Suriyeli mülteci Türkiyede ticarete atıldı


Mart 2011’den beri devam eden Suriye'deki iç savaş, 70 bin kişinin canına mal olurken komşu ülkelere sığınan mülteci sayısı 1 milyonu aştı. Türkiye’ye gelen Suriyelilerin sayısı ise 400 bini geçti. Bunların 200 bini mülteci kamplarında, 200 bini de çeşitli illerde barınıyor. Çoğunluğu kamplarda zor şartlar altında hayatını devam ettirirken bazıları da yanında getirdiği parayla ticarete atıldı. Beşşar Esed’in zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Mazen Almazlum (37), İzmir’in en işlek caddesinde pastane açtı. Şam Gülü adını verdiği pastanede, bir akrabasıyla meşhur Şam tatlılarını hazırlayarak müşterilerine sunan Almazlum, yaklaşık üç hafta önce açtığı pastaneye ilgiden oldukça memnun. Mülteci kamplarına gitmek yerine kendi işini kurmak istediğini ifade eden Almazlum, Türkiye’de ticaret yapmaktan da çok memnun olduğunu söylüyor. İzmir’e gelmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini belirterek, “Geçimimi temin etmek için yanımda 25 bin dolar getirmiştim. Boş boş durmaktansa iş yapmayı düşündüm. Uzun süre ne yapabileceğime dair kafa yordum. Düşündük taşındık, en güzeli bir pastane açmaya karar verdik. Suriye tatlılarını imal edip satıyoruz. Müşteriler yoğun ilgi gösteriyor. Türkler, Suriye tatlılarını çok seviyor. Hele içi fıstık dolu burmaya bayılıyor.” diye konuşuyor.

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Mazen Almazlum, yanında geçimini temin etmek için getirdiği parayı sermaye yaparak iş sahibi oldu. İşyerini açmak için zorluk çekmediğini belirten Almazlum, bu konuda yetkililerden büyük kolaylık gördüğünü söylüyor. Savaş öncesi Şam’da tekstil ve medikal ürünler pazarlamasıyla meşgul olduğunu anlatarak, “Şam’da 70 kişinin çalıştığı tekstil atölyem vardı. Arap ülkelerine, Dubai’ye ihracat yapıyorduk. Tekstilin yanısıra medikal ürün pazarlaması yapan bir şirketim daha vardı. Savaştan önce İzmir’den medikal ürünler alıyordum. İç karışıklıkta mallarımın çoğu gitti, atölyem savaşta yıkıldı. Perakende satış yaptığım dükkanım ise yerinde duruyor. Daha önce İzmir'le ticaret yaptığım ve akrabalarım olduğu için buraya gelmeyi tercih ettim.” diyor.

Mazen Almazlum, Suriye’den kaçış hikayesini ise şöyle anlatıyor: “Şam’dan Beyrut’a, oradan İstanbul’a geçtim. Ardından akrabalarımın da yaşadığı İzmir’e geldim. Kaçışımız meşakkatli oldu. Oturduğumuz yerde olaylar azdı ama çevre muhitlerde şiddetli çatışmalar oluyordu. Belli bir süre sonra çatışmalar artınca eşim ve üç çocuğumla yollara düştük. Bomba ve füze sesleri altında Şam’dan Lübnan’a geçtik. Bu yolculuğumuz iki gün sürdü. Bu sırada sık sık Esed askerleri tarafından arandık. Üzerimizde silah olmayınca çıkışımıza izin verdiler. Sonra da İstanbul üzerinden İzmir’deki akrabalarımızın yanına geldik. Kardeşlerimin birisi Lübnan’da, diğeri ise halen Şam’da.”

Türkiye’nin Suriyeli mültecilere çok iyi davrandığını belirten Almazlum, “İzmir’e geleli 11 ay oldu. Hiçbir kötü muameleyle karşılaşmadım. Bize aynı yerli vatandaşlar gibi davranıyorlar, hattâ sokakta yol tarifi bile soranlar oluyor.” diyor. Vatan hasretini işyerinin duvarına astığı fotoğraflarla gidermeye çalışırken bir gün savaşın biteceği ve memleketine döneceğinden de umutlu: “Şu anda Şam’a dönmek mümkün değil ama savaş bittikten sonra memleketimize dönmeyi düşünüyoruz. Bunun için de Esed’in bir an önce gitmesini bekliyoruz.”








KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER