ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 21 Mayıs 2013 Salı 15:50

"STK'lar daha aktif hale gelecek"

"STKlar daha aktif hale gelecek"


Akil İnsanlar Akdeniz Bölgesi Heyeti üyelerinden Muhsin Kızılkaya, çözüm sürecinde toplumun açık ve şeffaf hali geldiğini söyledi. Kızılkaya, "Bundan sonra millete rağmen devlet artık hiçbir gizli kapaklı iş yapamaz." dedi.

Akil İnsanlar Akdeniz Heyeti üyelerinin Antalya’daki ikinci durağı valilik oldu. Ziyaretlerinden birinde bir şehit annesinin yanlarına gelerek “Bu iş dört ay önce başlasaydı oğlum ölmeyecekti.” dediğini aktaran Lale Mansur, “Niye şimdi, ne oldu da şimdi?” gibi sorular yönelttiğini kaydederek, “Ben de şunu soruyorum: Niye 20-25 yıl önce değil. Şu an askerde olan bir anneye sorsanız, daha mutlu şekilde bekliyor. Bundan bir ay önce, bir şehit annesi ‘Keşke bu iş dört ya önce başlasaydı da oğlum ölmeseydi’ dedi. Bunlar çok çok önemli. Biz niye daha önce bu işi yapmadık.” dedi. Engel olmaya kalkanların, bu insanları dinlemelerini istemediğini savunan Mansur, şöyle devam etti: “Herkes bütün düşündüklerini açıkça söyleyor. Bunu milletvekillerine söyleyebilmeleri çok zor. Kimlikleri ortada. Biz de ad yazılmıyor, sadece söyledikleri yazılıyor. Damgalanmıyorlar. Basın olmamasının nedeni bu, rahatlıkla konuşabilmeleri için. Sonuçta yazılacak rapor hükümete verileceği gibi bütün partilere ve basına da verilecek. ” Bugüne kadar yemedikleri hakaret kalmadığını anlatan Mansur, “Kişilik olarak mazoşist olmak gerekiyormuş.” ifadelerini kullandı.

Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, akil insanların ‘kutsal bir görev yaptığını’ söylerken, heyet başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, kendilerine “Ne enjekte ediyorsunuz?” diye sorulduğunu, ancak heyet üyelerini hepsinin farklı düşünce ve görüşlerden insanlar olduğunu aktardı. Buna karşın bu ülkede kanın durması, demokrasinin kalitesinin yükselmesi noktasında birleştiklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, gittikleri yerlerde insanları dinleyerek beklenti, talep, önerilirini devletin ilgili birimlerine aktarmaktan başka bir iş yapmadıklarını söyledi. Türkiye’nin daha önce denemediği bir yolu denediğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, katkı verebilecek herkesi bu işe destek olmaya çağırdı.

STK’LAR DAHA ÖNEMLİ HALE GELECEK

Kadir İnanır, bundan sonra ülke sorunlarını tartışırken sivil toplumun daha öne çıkacağını ve önemli hale geleceğine olan inancını ifade ederken, Nihal Bengisu Karaca ise herkesin ve bir diğeri hakkında empati kurması halinde işlerin daha kolaylaşacağını ifade etti. Antalya gibi avantajlı bir şehrin de kendisi gibi avantajlı olmayan bir başka şehre karşı empati kurmasının önemli olduğuna işaret eden Karaca, “Bugün yapacağımız ziyaretlerde Antalyalıların gelip bize dolaysızca kendilerine fikirlerini söylemelerine engel olmaya çalışanların kışkırtmalarına kapılmaksızın, bize gelip dolayısıyla fikirlerini söyleyeceklerine inanıyorum. İnşallah umudumuz yolda kalmaz. Antalya çözüm sürecine ilişkin umutlarını, isteklerini, kaygılarını bizimle paylaşır.” diye konuştu.

‘BU İŞİN ŞEFFAF OLMASI EZBERİMİZİ BOZDU’

Muhsin Kızılkaya, toplumun açık ve şeffaf hale geldiğine değinerek, “Bundan sonra millete rağmen devlet artık hiçbir gizli kapaklı iş yapamaz. Devlet millete rağmen bazı gizli kapaklı işler yaptı. Onların hepsi silindi. Bundan sonra da gizli kapaklı iş yapanların hepsi Silivri’ye gider. Bu işin bu kadar şeffaf olması bizim ezberimizi bozdu. Biz devleti her zaman gizli kapaklı iş yapan olarak görüyoruz. Şimdi yavaş yavaş alışacağız. Açık toplum, demokratik toplum, meselelerin tartışılarak çalıştığı bir toplum. Bu alışkanlığı edindiğimiz zaman bütün bu kafamızda oluşturduğumuz barikatları aşacağız ve o zaman rahatlayacağız. Ben çok umutluyum.” şeklinde konuştu. Kızılkaya, kendilerini protesto etmek isteyenleri ise şiddete başvurmadıkları sürece demokratik hak çerçevesinde kabul edeceğini belirterek, “Ancak içinde fikir olsun.” dedi.


Hüseyin Yayman, ne ikna ne de nasihat heyeti olmadıklarını gittikleri her yerde söylediklerini dile getirerek, “İlk defa devlet vatandaşın ayağına kadar gidiyor ve bir süreç hakkında onun kanaatini soruyor. Gerçekten bu cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa olan bir şey ve bir paradigma değişikliği.” Yayman, Türkiye’nin probleminin etnik ya da siyasal bir sorun olmaktan öte demokrasi eksikliği olarak görülebileceğini, bu eksikliğin giderilmesi halinde sorunların kendiliğinden çözüleceğini dile getirdi.

Yapılan işin katılımcı demokrasi kültürü açısında önemli olduğunu vurgulayan Öztürk Türkdoğan da, “Devlet politikalarını eleştiren bütün gruplar burada bir şekilde bizi vesile ederek kenid ifade ediyor. Bu bile ilginç bir gösterge.” dedi.




KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER