ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 26 Aralık 2012 Çarşamba 14:28

Şizofrenleri endişelendiren gelişme


Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türkiye Şizofreni Dernekleri Federasyonu, medyada yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün şizofreni hastalarının polis kontrolünde tutulması için başlattığı uygulamanın kabul edilemez olduğunu söyledi. Yapılan ortak açıklamada, "Bu uygulamanın başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olmak üzere konuyla ilgili tüm ulusal mevzuata ve başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi olmak üzere tüm uluslararası hukuka aykırı olduğunu kamuoyuna duyurmayı görev biliyoruz." denildi.

Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türkiye Şizofreni Dernekleri Federasyonu, 18 Aralık 2012 tarihinde medyada yer alan 'Şizofreni hastalarına polis takibi: Emniyet Genel Müdürlüğü, şizofreni hastalarının polis kontrolünde tutulması için çalışma başlattı' başlıklı haberle ilgili ortak yazılı bir açıklama yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 6 ay önce de hastanelerden ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri’nden şizofreni hastaları ile alkol ve madde bağımlılarının kimlik ve adreslerini istediği belirtilen açıklamada, "Bu girişim Türkiye Psikiyatri Derneği’nin öncülüğü ve hasta yakını derneklerinin katkısı ile yetkilerle yapılan görüşmeler sonucunda engellendi.İnsan hakları ve yurttaşlık haklarını çiğneyerek, yasal ve etik yanlışlıklar yaparak, hiç bir ruh sağlığı çalışanının da polisin istediği kimlik ve adresleri vermesi beklenemez. Tüm zihinsel engelli ve psikiyatrik tanı almış bireylerin özel yaşamları da “herkesinki” kadar kutsaldır ve dokunulamaz." ifadelerine yer verildi.

Şizofreni ve şiddet arasındaki ilişkinin araştırıldığı çalışmalar gözden geçirildiğinde, şiddet riskini arttıran etkenin şizofreni hastası olup olmamak değil, madde ve alkol bağımlılığı olduğunun gözlendiği vurgulanan açıklama da şu ifadelere yer verildi: "Herhangi birimizin bir şizofreni hastası tarafından öldürülme riski 14.3 milyonda bir olasılıkta. Herhangi birimizin trafik kazasından ölme riskinin yüzde 39 olduğu, töre cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin akıl almaz sayılara ulaştığı Türkiye’de şizofreni hastalarını “potansiyel suçlular” gibi değerlendirmenin ne büyük bir haksızlık olduğu açıkça görülmektedir. Şizofreni hastalarının şiddete yatkın olduğu biçimindeki bir ifadenin manşet yapılarak sunulması, yanlış ve haksız bir biçimde kamuoyunu yanıltarak, şizofreniyle ilgili damgalama, dışlama ve ayrımcılığın yerleşmesine ön ayak olacaktır. Şizofreniyi saldırganlıkla eş sayan önyargıların doğurduğu damgalama ve ayrımcılık ise hastanın tedaviye başvurmasını geciktiren bir etkendir."

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER