ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Nisan 2013 Perşembe 00:16

Sivil toplum kuruluşlarından barış için "İslam" vurgusu


Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubu Başkanı Can Paker, "Barış sürecinin sonu, demokratikleşmenin ve insan haklarına yönelmenin başlangıcı olacak" dedi.

Paker, grup üyeleri Abdurrahman Kurt, Sibel Eraslan, Ayhan Ogan, Mahmut Arslan ve Zübeyde Teker'in de katılımıyla Topkapı Eresin Otel'de, Doğu Anadolu bölgesindeki il ve ilçelerin İstanbul'da bulunan hemşehri dernekleri yönetim kurullarıyla bir araya geldi. Grup, dernek yöneticilerinin çözüm süreci hakkındaki görüş ve önerilerini dinledi.

Toplantıda konuşan Paker, hazırlayacakları raporda, Doğu Anadolu'daki korucu silahlarının dile getirileceğini belirterek, korucuların da yaşadıkları sıkıntıların gerekli mercilere iletileceğini anlattı.

Paker, yeni anayasa sürecine de değinerek, "Barış sürecinin sonu, demokratikleşmenin ve insan haklarına yönelmenin başlangıcı olacak. Dolayısıyla anayasayla ilgili her şey ondan sonra başlar. Şunu da aklımızdan çıkarmayalım, gelecek anayasa artık son, hiçbir şekilde değişmeyecek ve bitti anayasası olmayacak. Anayasa da toplumla beraber değişir, diğer yasalara göre biraz daha geç değişir ama değişir" diye konuştu.

Bugüne kadar yapılan anayasaların devleti vatandaşa karşı koruduğunu kaydeden Paker, hukukun temelinin, bireyin devlete karşı korunması olduğunu anlattı.

Kürt sorununun kendine has tarihsel bileşenleri olduğunu ifade eden Paker, insan hakları konusundaki sorunların çözümü yolunda atılacak adımların, Kürt sorununu da büyük ölçüde ortadan kaldıracağını söyledi.
    
"Seçilmişlerin dönemi"
    
Paker, barışta yeni bir döneme girildiğini, devletin büyük ölçüde değiştiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan itibaren atanmışların siyasete karar verdiği bir ülkeydi. Seçilmişler, siyasi partiler, sadece ekonomiye karar verdiler. Siyasete ise hep askerler ve onların etrafındaki bürokratlar yön verdi. İlk defa, son yıllarda ve hepimizin bildiği şekilde artık askeri vesayetin çok azaldığı ve seçilmişlerin atanmışlardan daha fazla siyasi yetkisi olduğu bir döneme girdik. Bu barış sürecinde ilk defa seçilmişlerin sözünün geçtiği, atanmışların daha suskun olduğu bir döneme gireceğiz."

Paker, barış süreci sonrası için de şu öngörülerde bulundu:

"Madem egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yani bizimdir, barış sürecinden sonra başlayacak demokratikleşme sürecinde artık başkalarına değil kendimize güveneceğiz. Sesimizi yükselteceğiz, istediğimizi söyleyeceğiz, toplantı yapacağız, gerekirse yürüyüşümüzü yapacağız. Neyse ama artık bize bağlı. Ankara'dakiler ne yapacak diye beklersek yanılırız."
    
Sivil toplum kuruluşlarından barış için "İslam" vurgusu
    
Toplantıya katılan Doğu Anadolu bölgesindeki il ve ilçelerin İstanbul'da bulunan hemşehri dernekleri yönetim kurulu üyeleri, Türkiye'de barışın sağlanması için İslam paydasında buluşulması çağrısı yaptı.

Malatyalı İş Adamları Derneği Başkanı Yunus Akdaş, Akil İnsanlar Heyeti'ne bağlı grupların protestolara aldırmadan çalışmalarını devam ettirmesi gerektiğini vurgulayarak, "Herkes sizi ve davranış biçiminizi alkışlıyor. Barıştan kime zarar gelir-" dedi.

Akdaş, cuma namazlarında okunan hutbelerin çözüm sürecinin önemli bir parçası olduğunu anlatarak, "Hutbelerde barışı anlatsınlar. Kırsal kesime öğretmenlere çok iş düşüyor. Köyün öğretmeni ve imamı oranın kanaat önderidir" ifadesini kullandı.

Van Gölü ve Çevresi Derneği Başkanı Yusuf Tuncil de bölge insanı olarak barışa susamış olduklarını belirterek, "İnsan hakları ve barışın olmadığı bir bölgenin insanıyız" diye konuştu.

Tuncil, bölgedeki silahlanmaya dikkati çekmek istediğini anlatarak, "Silah sosyal bir hastalıktır, 7 bin Kürt genci silahlı ve dağlarda, 75 bin de korucu var. Devlet bunun önüne geçmeli" değerlendirmesinde bulundu.

Doğu ve Güneydoğu Sanayici ve İş adamları Derneği Genel Sekreteri Kıyasettin Telli ise Akil İnsanlar Heyeti'nin gerekli olduğunu belirterek, dernek merkezinin bulunduğu Arnavutköy'de bu heyete benzer bir yapı oluşturdukları bilgisini verdi.

Telli, sivil toplum kuruluşlarının önce kendi bölgelerinde bu tür gruplar kurması gerektiğini, bu çalışmaların Akil İnsanlar Heyeti'nin çalışma ortamını rahatlatacağını söyledi.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER