ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Eylül 2013 Çarşamba 21:46

Sivas Kongresi'nin 94. yıl dönümü


Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Çözüm süreci milletin talebi. Biz milletin talebini takip ettik. Milletin talebinin karşısında kim durursa ezilir" dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Sivas Kongresi'nin 94. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenin ardından Sivas'ta yayın yapan iki telvizyon kanalının ortak canlı yayınına katıldı.
Yılmaz, programda, Suriye'deki olaylara Türkiye'nin müdahalesinin olup olmayacağı yönündeki soru üzerine, Esed'in adil ve şeffaf olmayan bir seçimle başkanlığa seçildiğini, halkın talepleri üzerine tankla topla gittiğini ifade etti.
Yılmaz, "Bizim inancımızda kadına, çocuğa, yaşlılara, ibadet edenlere dokunulmaz. Füze, uçak, kimyasal silah kullanırsan sende artık ölçü kalkmış demektir, izan yok demektir. Bugün Beşar Esad'da gördüğümüz husus budur. Kendi halkına acımayan, kendi halkını adete böcek gibi gören..." dedi.
Kimyasal silahların kullanılmasının uluslararası sözleşmelerle yasaklandığını hatırlatan Yılmaz, Esed'in uluslararası sözleşmelerin kendisini bağlamadığı yönünde düşünceye hakim olduğunu belirterek, "Yani bir şekilde bazı devletlerin bir desteğini almış, bu destekle kendisinin her şeyi yapabileceğini düşünen bir insan. O halde sorumlu olan uluslararası toplumun bireyleri buna artık yeter demeli" diye konuştu.
Destek sağlayan devletlerin, uluslararası sözleşmelerin ihlal edildiğini açık sesle söylemesi halinde Esed'in görevden çekilebileceğini savunan Yılmaz, demokratik değişimin Suriye'ye gelmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Hiç şüpheniz olmasın, bu cezalandırılacaktır ama bu cezalandırma Esad rejiminin değişmesine neden olur mu? Onu da uluslararası toplumun düşünmesi lazım. Şu 2 yıl içerisinde 100 binden fazla insanı öldürenin, 1-2 yıl daha tutup da 100 bin kişiyi öldürmesini mi bekleyeceğiz? Demokratik dönüşümü hızlandırabilmek için uluslararası baskıyı artırmak lazım. Baskı artarsa Suriye'de demokratik dönüşüm en kısa zamanda our. Biz uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak, Türkiye'den bu konuda bir destek talep edildiğinde hazır olduğumuzu beyan ettik. Umut ederiz ki bu değişim en kısa zamanda gerçekleşir."
Çözüm sürecine de değinen Yılmaz, sorunun konuşularak ancak dışarının da maşası olunmadan çözülebileceğini aktardı.
Demokratik taleplerin dinlemesinden korkulmaması gerektiğini, bu taleplerde Türk milletini rahatsız edecek herhangi bir durum olmadığını kaydeden Yılmaz, çözüm süreciyle birlikte sokaklara güven ve huzur geldiğini, milleti rahatsız eden hususların da aşılacağını belirtti.
Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"30 yıldır gidilmeyen dağlara gidiliyor artık. Milletimiz sokakta, güven var, huzur getirdik. Bundan büyük imkan, bundan güzel çözüm süreci olur mu? Bölücü örgütün sembollerini, renklerini veya liderlerinin resimlerini belli bir süre tutuyorlar, sokakta resim çekiyorlar, görüntü alıyorlar, propaganda olarak millete sunuyorlar 'Biz burdayız' diyerekten. Bunların da harici hususlar olduğunu, bir anlık olan hususların toplumun veya o coğrafyadaki genel tutum olmadığını, biraz sabredersek bunları da aşacağımızı düşünüyoruz. Biz şunu söyledik; bu çözüm süreci milletin talebi. Biz milletin talebini takip ettik. Milletin talebinin karşısında kim durursa ezilir. Kim karşı çıkarsa kaybeder, millet ondan desteğini çeker. Çünkü milletin evladı değerlidir, milletin kutsalları değerlidir. Bunlara önem vermek lazım. İnşallah iyi bir yönde gidiyoruz. Milletimizin duası ve desteği bizimle olsun. Bu süreç kolay değil, zor bir süreç. Milletimizin desteğinin, birliğinin ve duasının artarak devam etmesi lazım. Niyetimiz hayır, akibeyitimiz de hayır olur diye düşünüyoruz. Geldiğimiz süreçte milletimizin kaybettiği birşey yok. Ateş düşmedi hiçbir eve, ne teröristin, ne Güneydoğudakinin ne Hakkari'dekinin ne Edirne'dekinin ne de Sivas'takinin. Bundan büyük huzur olur mu?"

 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER