ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL27°C
Sisli
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 08 Şubat 2013 Cuma 12:48

Sigara, ve cep telefonu kulağa zarar veriyor


Sigara, gürültü, cep telefonu ve stresli yaşam, kulakta işitmeyi sağlayan hücrelere zarar veriyor ve belli bir yaştan sonra şiddetli kulak çınlaması ile işitme kaybı rahatsızlıkları olarak ortaya çıkıyor. Uzmanlar, insan vücudundaki en hassas ve ince damarlarının kulakta olduğunu dile getirerek, sigara ile damarların elastik özelliğini kaybetmesi, gürültü ile iç kulaktaki sıvı ortamının bozulması, cep telefonundan çıkan radyasyonların da hücreleri ciddi anlamda etkilediğine dikkat çekiyor. İç kulakta hücrelerin ölümlerine ve sinirlerin zarar görmesine neden olduğu ifade ediliyor.

Kayseri Özel Tekden Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Kemal Tekden, kentlerde artan gürültü kirliliği ve teknolojik gelişmelerle birlikte özellikle gençlerin müzik dinlemek için kullandıkları cihazların uzun süreçte işitme kaybı oluşturduğunu ifade etti. Kulaklık aracılıyla ya da günlük yaşam içerisinde yüksek sesle müzik dinleyen, sigara tiryakileri, yoğun bir şekilde cep telefonu ile müzik dinleyen, işi gereği düğün salonlarında, işyerlerinde yüksek sese maruz kalan ve stresli bir yaşam süren insanların bir çoğunda 30 yaş sonrası şiddetli kulak çınlaması ağrısı oluştuğunu ifade etti.

"30 YAŞ SONRASINDA SORUN YAŞANIYOR"

Dr. Kemal Tekden, 30 yaş üstü kulak çınlaması ve işitme kaybı ile başvuran hasta sayılarında ciddi bir artış gözlemlediklerini dile getirdi. Bu şikayeti genellemenin doğru olmayacağı gibi toplumda artan en önemli şikayetlerden birisi olarak değerlendirildiğini aktardı. İşitme kaybının birçok sebebi olduğunu ifade eden Tekden, özellikle gençleri uyarıyor. Sürekli ve direk kulağa bağlantılı yüksek müzik dinleyen gençlerle, çeşitli ortamlarda yüksek müzik ve sese maruz kalanlar, gençlikte döneminde olmasa da 30 yaş sonrasında kulakta oluşan hasarlar nedeniyle sorun yaşadıklarını dile getirdi. Bu yaşta oluşan şikayetlerin devamında insanlarda sağırlık oluştuğu, daha çok şiddetli kulak çınlamaları rahatsızlıklarının ortaya çıktığını aktarıyor. Tedavi için gelen birçok hastanın, dayanılmaz acı nedeniyle "Doktor bey, kulak sinirini kesin ve bu ağrıdan kurtulayım." sözleriyle karşı kaşrıya kaldıklarını anlattı.

Cep telefonların zararlarının yüksek olmadığının bilindiği, işitmeye zarar vermediği gibi söylemlerin ağırlıkta olduğunu dile getiren Dr. Kemal Tekden, "Ama telefonlar radyasyon yayıyor. Sonuçta uçakta cep telefonlarının kapatılması isteniyor. Verebileceği zarar boyutu belli olduğu için bu yapılıyor. Bilindiği için bu tedbir alınıyor. Ama bunun beyninizde ne kadar hasar verdiği belli değil. Ama zarar verdiği kesin." dedi.

"ARILARIN BİLE DÜNYADA SAYILARININ AZALDIĞI SÖYLENİYOR"

Dr. Kemal Tekden, herşeye karşın tedbirler alınmasının iyi olacağını aktararak, yatarken cep telefonunun yatak odasında bulunmaması ve hatta bulunması gerekiyorsa da belli bir mesafede, uzaklıkta tutulması konusunda uyarıda bulundu. Cep telefonu görüşmelerinin kablolu kulaklıkla yapılmasının oluşabilecek zararı da en aza indireceğine ifade etti. Tekden, direk kulağa yanaştırmanın kalbe, beyine ve hücrelere zarar verdiğinin bilindiğini anlatarak, "Arıların bile dünyada sayılarının azaldığı söyleniyor. Radyoaktif dalgalardan dolayı yönlerini şaşıran arıların öldüğü ve sayılarının gün geçtikçe de azaldığı yapılan araştırmalarla ortaya konuluyor. Ki eğer arıların sayısı azalırsa bu dünyanın felaketidir." diye konuştu.

Blutooth kulaklıklarında zararı olduğunu ifade eden Dr. Kemal Tekden, bu kulaklıklarında radyasyon yaydığını ve cep telefonunu kulağa yaklaştırarak konuşma sırasında oluşturduğu zarara yakın etkisi olacağını hatırlattı. Bu cihazların kısa vadeli zararını görmedikleri için insanların kolayca uzaklaşamadıklarını dile getirdi.

"SİGARA AKCİĞERİ TIKARSA, DAMARDA YAPI BOZUKLUKLARI OLUŞTURUYOR"

Hasta sayılarındaki artış ve şikayet konuları ile ilgili olarak da Dr. Kemal Tekden, şu bilgileri verdi: "Sigara içen bir insanın vücudunun genç mi yaşlımı olduğunu hesaplarken takvim yaşına göre yapılmaz. Damarlarının elastik oluşumu dikkate alınarak söylenir. Damarlar ne kadar elastikse o kadar gençtir. Sigara akciğeri tıkarsa, ki damara gerek bile kalmıyor o zaman. Damarda yapı bozuklukları oluşturuyor. Elastik olan bir hortumu bükerseniz bir şey olmaz. Elastik olmayan hortumu büktüğünü de ise kırılır, çatlar. İnsanların damarları da o şekli alabiliyor. Elastik bir damar o hale gelebiliyor. Katılaşıyor ve yapısı bozuluyor. Hastalıklar ortaya çıkıyor. Vücudun en ince damarları kulakta. Çok hassastır. En ince damarda tıkanma daralmalar oluşturuyor. İç kulakta hücreler ve sinirlerin ölümüne neden oluyor."

Yüksek sesin ve radyoaktif dalgaların direk işitme sistemindeki hücrelere zarar verdiğini anımsatan Tekden, "İç kulaktaki sıvı ortamını bozuyor. Oradaki tüycükleri de zarar veriyor. Bize gelen hastalardan müzisyenler, sürekli salonlarda müzik icra eden ya da orada kalanlar var. Bir şekilde kulaklıkla yüksek ses dinleyen insanlar, uzun süre cep telefonu ile görüşme yaptığını söyleyen hastalarımız var. Ama kulakla ilgili sıkıntıların yüzde 100’ünün bu nedenle olduğunu söylemekte mümkün değil. Örneğin yıllarca zurna çalan bir hastam, çınlamadan dolayı ciddi rahatsız. Tedavisi de mümkün değil. Kullanılan ilaçlar sadece rahatlatma adınadır." şeklinde konuştu.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER