ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL18°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Mart 2013 Cumartesi 18:25

''Şiddetin sonu ve geleceği yok''


 Sosyalist Enternasyonel Genel Başkanı Yorgo Papandreu, ''Kürt sorunu'' ile ilgili, şiddet içermeyen çözümler, müzakerelerle, karşılıklı görüşmelerle ortaya konulacak çözümlerin peşinde olduklarını belirterek, ''Problemler şiddetsiz bir şekilde çözülmeli. Türkiye'nin Avrupa'ya yönelimi çok önemli. Özellikle Kürt sorunu açısından da çok önemli'' dedi.
     Papandreu, Sosyal Demokrasi Vakfı, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı ve Friedrich Ebert Stiftung tarafından düzenlenen ''Sosyal Demokrasinin Günümüzdeki ve Gelecekteki Yolu'' konferansında katılımcıların sorularını yanıtladı.
     Küresel kapitalizme karşı neler yapılabileceği sorusu üzerine Papandreu, küresel düzeyde daha güçlü bir yönetişime ve daha güçlü liderliğe ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
     Ulusal düzeyde bakıldığında kapitalizmi ''insanileştirmeye'' çalıştıklarını ifade eden Papandreu, daha iyi yaşam standartlarına, daha derin demokrasi ve daha iyi eğitime ulaşmak için çaba sarf ettiklerini anlattı.
     Papandreu, global düzeyde tüm kesimlerin dile getirdiği bazı sorunlar olduğunu aktararak, ''Mesela 'vergi cennetleri'ne çare bulmak gerekiyor. En zenginler vergiden kaçıyor. Bu, büyük gelirleri, insanların gelirlerini alıp götürüyor. Türkiye gibi hızlı büyüyen bir ülkede bunu hissetmiyorsunuz ama zaman içinde giderek eşitsizliğin arttığını göreceksiniz. Bunun siyasete, yaşam standartlarına da etkileri olacak. Bu vergi gelirleri çok önemli. Ülkelerimizin geleceği için çok önemli. Bu üzerinde çalışmamız gereken önemli bir alan'' diye konuştu
     ''Sosyalist Enternasyonel, Türkiye'deki Kürt sorununa nasıl bakıyor-'' sorusu üzerine Papandreu, Sosyalist Enternasyonel'e, farklı Kürt partilerinin üye olduğunu hatırlattı.
     Papandreu, Filistin-İsrail konusunda olduğu gibi Orta Doğu ile sürekli diyalog içerisinde olduklarını belirterek, Suriye ile ilgili de muhalefetle temas halinde olduklarını ve görüşmelerinin sürdüğünü kaydetti.
    
''Etnik arındırılmış ülkeler kuramayız''
    
     Bir grup oluşturarak, açık bir şekilde ''Kürt konusu''nu tartışmaya karar verdiklerini dile getiren Papandreu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''Şiddet içermeyen çözümler, müzakerelerle karşılıklı görüşmelerle ortaya konulacak çözümlerin peşindeyiz. Çünkü hareketimizin temel taşlarından biri, şiddet içermemesidir. Problemler şiddetsiz bir şekilde çözülmeli. PKK'nın geçmişinde Türkiye'de pek çok şiddet eylemi görüldü. Şiddetle bağlantılarını biliyoruz. Detaya girmek istemiyorum. Türkiye'de dünyanın diğer taraflarında olduğu gibi azınlıklar da var. Her yerde olduğu gibi bu, sorunlara neden olabiliyor. Kimsin, kimliğin ne- Türksün ama bir başka kimliğin de var belki. Birkaç yıl önce bu çok daha zordu. Bugün Türkiye'de ikinci kimliğini de söyleyebiliyor insanlar. Sadece Türkiye'de değil, bu Balkanlar'da da böyle. Müslüman azınlıklar var. Belki de son yıllarda, 'bu azınlık grubunun bireysel hakları var' diyen ilk politikacıydım belki. Her azınlık grubunun etrafına sınır çizerek, onları ayrıştırırsak, etnik olarak arındırılmış devletler kurmaya çalışırsak, bu Avrupa düşüncesine aykırı olur. Etnik arındırılmış ülkeler kuramayız. Ortak değerlere inandığımızı söylersek, o zaman sınırları değiştirmeyiz, sınırlara saygı gösteririz. Aynı zamanda da azınlık haklarına, ifade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne saygı gösteririz. Bu Avrupalılaşmaktır. Avrupalılaşan bölgede sınırlar hala devam edebilir ama önemini kaybedecektir.''
     Papandreu, Balkanlar'da son yıllarda etnik arındırma ve savaşlarla ilgili kötü tecrübeler yaşadıklarını anlatarak, Balkanlar'ın barış projesinin bir parçası olmak ve yeni savaşları ortadan kaldırmak için Avrupa değerlerinin doğal parçası olması gerektiğini vurguladı.
     Yorgo Papandreu, ''Kosova ve Arnavutlar arasında, Sırplar arasında bugün barış varsa, bu Avrupa nedeniyle mümkün olmuştur. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında yeni Avrupa emelleri olduğu için birlikte yaşam olabiliyor. Türkiye'nin Avrupa'ya yönelimi çok önemli. Özellikle Kürt sorunu açısından da çok önemli'' diye konuştu.
    
     -''Arap Baharı sürecinde varlığımızı ortaya koyduk''-
    
     Sosyalist Enternasyonel Genel Başkanı Yorgo Papandreu, Sosyalist Enternasyonel'in Arap Baharı'na ve Suriye'deki olaylara sessiz kaldığının belirtilmesi üzerine, Arap Baharı sürecinde varlıklarını ortaya koyduklarını dile getirerek, ''Geçmişte Mübarek ve Binali, Sosyalist Enternasyonel'in üyeleri oldu. Arap Baharı çerçevesinde onları çıkarma kararı aldık. Ama yıllar içinde o partilerle çok da ilişkimiz olmamıştı. Mısır'da ve Tunus'taki bu hareketlerin zaman içinde toplumun değişmesi için ilerleyici bir güç olacağını düşünmüştük, kapılarımızı onlara açmıştık. Onların ilerlemesi ve değişmesine yardımcı olacağımızı düşünerek kapılarımızı açmıştık ama sonuçta onlar otoriter rejimleri kurdular, onları üyelikten çıkardık'' ifadelerini kullandı.
     Papandreu, Arap Baharı'nı tartışmak üzere daha önce de bir araya geldiklerini aktararak, yakın zamanda bir Arap ülkesinde yeniden toplanacaklarını bildirdi.
     Bölgede ortaya çıkan yeni güçleri analiz ettiklerini dile getiren Papandreu, ''Onlara yardım ederek sosyal demokratik partileri nasıl güçlendirebiliriz, bunlara bakıyoruz. O ülkelerdeki Müslüman gruplar sosyal birliği gündemine aldılar. Bunu açıkça görmeliyiz. Arap Baharı sürecinde yeni partiler üye oldu'' dedi.
    
''Şiddetin sonu ve geleceği yok''
    
     Yorgo Papandreu, şiddetin sonu ve geleceğinin olmadığına işaret ederek, ''Tunus'ta da Mısır'da da silahlı mücadele olmadı. Geçiş dönemini şiddete dayanmayan bir şekilde devam ettirirlerse er veya geç demokrasi yolunu bulacaklardır. Suriye'de ne olacağını bilemiyorum. Çünkü orada çok büyük şiddet var. Belki daha fazla mezheplere ayrışma olabilir veya başka ülkelere gidebilir vatandaşlar. Diyalog için çözümü bu şekilde bulmaya çalışmalıyız. Bu, Kürt sorunu olsun, azınlık sorunu olsun geçerli'' diye konuştu.
     Sosyalist Enternasyonal'in silahsızlanma konusundaki çalışmaları sorulan Papandreu, kitle imha silahlarının yayılmasına karşı çalışan bir komite olduğunu belirtti.
     Papandreu, dünyanın değişik yerlerinde başka türlü silahların da olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Küçük ateşli silahlar ABD'de hayatları söndürüyor. Bu silahların satışı pek çok sivil savaşa neden olmuştur, sadece kitle imha silahları değil. Dolayısıyla ABD'de de ateşli silahların vatandaşların kendilerini savunmak için kullanılması tartışılan büyük bir sorun. Silah üretimi büyük bir sanayi haline geldi. Ateşli silahlar, hukuku ve Amerikan demokrasisini hiçe sayarak çalışmalarını sürdürüyor. Konuyla ilgili kurduğumuz komitede özellikle bize üye olmayan ülkelerden dahi büyük işbirliği görüyoruz. Sosyalist liderler, yıllar içinde bu konuda barış sürecinde önemli roller oynadı. Bu çabaların başındayız. Silahlanmayı azaltma yönünde çalışıyoruz. Büyük paralar silaha gidiyor. Silahların üretiminin ve yayılmasının azaltılması, böylece bu paraların başka yerlere tahsis edilmesi çok önemli.''
    

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER