ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Hafif Yağmur
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 15 Nisan 2014 Salı 15:02

"Şarlatan sözüne devam edeceğiz"

"Şarlatan sözüne devam edeceğiz"

MHP Lideri Bahçeli, grup toplantısında Sarrafla ilgili konuştu:


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şarlatan' diye hitap ettiği Rıza Sarraf'ın kendisini dava açtığın gazeteciler tarafından hatırlatılması üzerine, “O hayırlı bir iştir. Şarlatan sözüne devam edeceğiz. Eğer bir yargı başlarsa 17 Aralık'a kadar iner o yargı. Engellenmekte olan yargıyı böylece başlatmış oluruz" diye cevapladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şarlatan' diye hitap ettiği Rıza Sarraf'ın kendisini dava açtığın gazeteciler tarafından hatırlatılması üzerine, “O hayırlı bir iştir. Şarlatan sözüne devam edeceğiz. Eğer bir yargı başlarsa 17 Aralık'a kadar iner o yargı. Engellenmekte olan yargıyı böylece başlatmış oluruz" diye cevapladı.

Kışanak'ın sözlerine cevap: Bu bir saçmalıktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'deki Grup toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bahçeli, gazetecilerin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak'ın 'Petrolden pay istiyoruz' sözüne, "Buna cevap vermek bile lüzumsuzdur. Bu bir saçmalıktır. Bugüne kadar elde ettiklerini inkar etmemeleri gerekir" dedi.

"Kendi güvenliğimizi kendimiz sağlarız"

Geçtiğimiz hafta TBMM'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırının ardından bugün güvenlik önlemlerinin alındığının ve önlemleri nasıl bulduğunun hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Bunun çok abartıldığı kanaatindeyim. Milliyetçi Hareket Partisi'nin güvenlik sorunu yoktur. Kendi güvenliğimizi kendimiz sağlarız her zaman. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin değerli mensuplarını, personelini de aşırı derecede yormanın da bir manası yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde güvenlik zafiyeti var demek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütününde bir zafiyet var demektir. Böyle şey düşünülemez" dedi.

"Şarlatan sözüne devam edeceğiz"

Bir gazeteci, Rıza Sarraf'ın kendisine 'şarlatan' dediği için dava açtığın ve bugünkü konuşmasında da aynı kelimeyi kullandığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, “O hayırlı bir iştir. Şarlatan sözüne devam edeceğiz. Eğer bir yargı başlarsa 17 Aralık'a kadar iner o yargı. Engellenmekte olan yargıyı böylece başlatmış oluruz" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin 17 Aralık'tan beri yargıyla kavga ettiğini savundu.

Başbakan Erdoğan'ın kanunsuzlukla mücadele edenleri "paralel örgüt" kategorisine soktuğunu söyleyen Bahçeli, "Başbakan oğlunu, damadını, yakınlarını, bakanlarını, bürokratlarını ve oluşturulan para havuzlarına yüzde veren yandaş işadamlarını adaletten kaçırmak için millet iradesini keyfince çarpıtmıştır. Nitekim Başbakan milli iradeyi çalmış ve çarçur etmiştir. Başbakan hukuku karantinaya almış, adaleti nefessiz bırakmış, kendisinden ilham alan rüşvetçileri, hırsızları, dolandırıcıları ve şarlatanları güvenceye bağlamıştır" diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi'nin, HSYK'nın yapısında değişiklik içeren yasayı kısmen iptal ettiğini anımsatan Bahçeli, yüksek mahkemenin, HSYK'nın Adalet Bakanlığı'na bağlanmasını engellediğini, Adalet Bakanı'nın, benzerlerine üçüncü dünya ülkelerinde rastlanacak yetkilerini tırpanladığını ifade etti.

"İşine gelmeyince taşlamaya başladı"

Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın "twitter" ve HSYK Kanunu ile ilgili kararlarından sonra Anayasa Mahkemesi'ne yönelik eleştirilerinin dozajını artırdığını ve yüksek mahkemeyi uluslararası şirketlerin çıkarlarını milli çıkardan üstün tutmakla suçladığını belirtti.

Mahkemenin kararlarının Erdoğan tarafından eleştirilmesinden sonra AK Partililer'in de yüksek mahkemeyi hedefine aldığını dile getiren Bahçeli, "Anlaşılan Başbakan ve karanlık adamlarının yeni hedefinde Anayasa Mahkemesi ve Başkanı vardır. Düşünmeden edemiyoruz, acaba Anayasa Mahkemesi'ne saldırmanın Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle bir alakası var mıdır?" diye konuştu.

Bahçeli, Erdoğan'ın Anayasa Mahkemesi kararlarını milli bulmamasının tartışılması gerektiğini vurgulayarak, "Sormak lazımdır ki Başbakan millilikten ne anlamaktadır? Milli olmayı ve milli tavrı kim kaybetmiştir de Başbakan bulmuştur? Millilik konusunda kendini yetiştirebilmek amacıyla kitaplar yutsa, yaptıklarından dolayı tövbeler etse, hayatı boyunca özel dersler alsa Başbakan'dan milli bir şahsiyet çıkmaz, bu dikiş devasa yamayı kapatmaz, millilik bu isme kesinlikle yakışmaz" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın 12 Eylül 2010 referandumundan önce Anayasa Mahkemesi'nin gelişmiş ülkelerdeki gibi yapılandırıldığını ve evrensel standartlara kavuşturulduğu yönünde açıklamalar yaptığını anlatan Bahçeli, şunları söyledi:
"Ey samimiyet sınavından sıfırın altına düşmüş Sayın Erdoğan, biz senin hangi sözüne inanalım, hangi sözüne itibar edelim, hangi sözünü ciddiye alalım? 

"İstihbarat devletine sürüklüyor"

Bahçeli, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ve MİT'e olağanüstü yetkiler veren kanun teklifinin tepeden tırnağa mahsurlu olduğunu savundu.

Başbakan Erdoğan'ın, kuracağı MİT rejimiyle Türkiye'yi baştan ayağa kontrol edeceğini, dinleyeceğini ve herkesi fişleyeceğini öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

"1970'li yılların Ziverbey ve Erenköy Köşkü'nü aratmayacak mekanların yeniden ihdas ve inşası çok yakındır. Başbakan ülkemizi adım adım istihbarat devletine sürüklemektedir. Kendisini korumak ve bugüne kadar MİT eliyle işlenmiş suçları temizleyerek emniyete almak amacıyla tedbir geliştirmektedir. Başbakan gerçek manada, Oslo'dan İmralı'ya, sınırlarımızdaki terör gruplarına yardımdan milli hedeflerimizin aleyhine olan dış politika tercihlerine kadar tüm yasa dışı, ahlak dışı, meşruiyet dışı ilişkileri maskelemek için MİT Kanunundaki muhtemel düzenlemeleri fırsat görmektedir.
Teklifin tüm sakıncalarının yanında MİT'e terör örgütleriyle görüşme ve temas kurma yetkisi verilecektir. Yani PKK ve İmralı canisiyle yapılan pazarlıklar yasal güvenceye kavuşturulacaktır. Teklif yasalaşırsa İmralı canisinin en temel dayatmalarından birisi de onaylanmış olacaktır. İhanet görüşmelerinin Meclis eliyle yasal zemine çekilmesi Türkiye Cumhuriyeti'ne, milletin beka ve güvenliğine karşı acımasız bir saldırı ve husumettir. Bunu sıradan görmek, hafife almak mümkün değildir"

Teklifin, MİT'e yönelik TBMM'de denetim komisyonu kurulmasını öngördüğünü de anlatan Bahçeli, "Muamma tam anlamıyla netleşmeden TBMM'de MİT'e özel denetim komisyonu kurulma çalışma ve niyetini gizli kapaklı işlere kamuflaj giydirme teşebbüsü olarak yorumlayacağımızı bildirmek isterim" dedi.

Ermeni karar tasarısına tepki

Devlet Bahçeli, ABD'li gazeteci Seymour Hersh'ün, "hükümetin, ABD'yi Suriye'de savaşa sokmak ve Esad'ın devrilmesini hızlandırmak için bir operasyon tasarladığını, üstelik El Nusra terör örgütüne kimyasal silah sağladığını" yazdığını anımsatarak, "Biz AKP'ye elbette muhalifiz, elbette demokratik itirazlarımızı hiç yüksünmeden, kaçınmadan, gevşemeden yaparız, yapıyoruz. Ancak hiçbir şekilde, hükümetin, komşu bir ülkede binlerce masum sivilin öldürülmesi caniliğine kimyasal silahlarla ön ayak olduğuna, teşvik ettiğine, ortam sağladığına, destek verdiğine inanmayız, inanamayız" diye konuştu.
 

AA/DHA

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER