ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 05 Mart 2013 Salı 21:44

Ruhi Abat savunma yapmaya devam etti


Malatya'daki Zirve Yayınevi davasının 58. duruşmasında savunma yapmaya devam eden tutuklu sanıklardan İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi araştırma görevlisi Ruhi Abat, dava kapsamında maddi delillerle desteklenerek iddianamede yöneltilen suçlamaları, mantık hatası olduğu iddiasıyla reddetti.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklarla avukatları ve müdahil avukatlar ile öldürülen Alman uyruklu Tilmann Echart Geske'nin eşi Susanne Geske katılırken olayı gerçekleştiren gençlerden Emre Günaydın katılmadı. Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa, duruşma salonuna göz attıktan sonra tutuklu sanıklardan Varol Bülent Aral'ın bulunmadığını fark etti. Aral'ın nerde olduğunu soran Kısa'ya jandarma görevlileri 'Aral'ın diz kapağında ağrı olduğu gerekçesiyle mahkum kapısı yerine adliyenin ön kapısından içeri alınma' talebini iletti. Talebin gazetecilere görüntü vererek şov yapmak amaçlı olduğu değerlendirildi. Aral'ın mahkum girişinden gelebileceği belirtildi. Mahkeme başladıktan kısa bir süre sonra Aral, koridordaki asansör kullanılarak yukarı çıkartıldı ve mahkeme salonuna getirildi.

Duruşmada 800 sayfalık savunmasını okumaya devam eden Abat, iddianamedeki kendisiyle ilgili azmettiricilik suçlamalarını reddetti. Maddi delilleri mantık yürüterek çürütmeye çalışan Abat, TUSHAD'ı iddianameyle duyduğunu, üyelik iddiasını reddettiğini belirtti. "Misyonerlik konusunda çevre illerde (Malatya'nın dışında) araştırma yaptığım yalandır" diyen Abat, bir süre sonra Malatya ve Adıyaman'ı kapsayan ve başka akademisyenlerle birlikte altında imzasının bulunduğu misyonerlik raporunu onayladı.

İddianamede, Zirve Yayınevi cinayetleri öncesi misyonerlik çalışmalarında kendisine akademik sonlandırma görevi verildiği iddia edilen Abat, çok sayıda konferansa katıldığının yalan olduğunu ancak iki panele katıldığını söyledi. Malatya Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ülger'den emir almadığını öne süren Abat, istihbarat ödeneğinden para da almadığını savundu. Misyonerlik çalışmaları için papaz iken Müslüman olan diğer sanık İlker Çınar ile görüşmenin kendi talebiyle gerçekleştiğini anlatan Abat, Mehmet Ülger'in talimatıyla bu görüşmeleri yapmadığını öne sürdü.

İddianamede Zirve Yayınevi cinayetlerinin gizlilik ilkesi çerçevesinde hareket eden bir örgüt tarafından azmettirildiğine yer verilirken sanık Ruhi Abat, iddianamede ast üst ilişkilerinden bazı gelişmelere mantık hataları bulunduğunu iddia etti. 

KAYNAK:
CİHAN
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER