ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Aralık 2012 Salı 17:08

'ODTÜ olaylar'ına tepki sürüyor


Göktürk-2'nin uzaya fırlatılması töreninde yaşanan öğrenci olaylarına üniversite ve öğrenci konseylerinin tepkileri sürüyor.
    
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, yaptığı yazılı açıklamada, ODTÜ'de yaşanan olaylarda, yaşananlar kadar, öğrenci ile devlet ve üniversitelerin kadrolarının birbiri ile kavgalıymış gibi gösterilme çabasının endişe verici olduğunu belirtti.
    
Akademisyenler olarak üniversitelerin bu tür olaylarla değil, başarılarıyla anılmasını istediklerini ifade eden Yüksek, şunları kaydetti:
    
''Gençlerimiz o kadar güzel işler yapıyorlar ki inanın bunu hak ediyorlar. Ayrıca protestolara neden olan GÖKTÜRK-2 uydusunda en fazla emeği olan ODTÜ'lülerdir. Biz, gençler otursunlar sadece derslerine çalışsınlar demiyoruz. Tabii ki yaşamın her alanında olacaklar, olmalılar. Aşık olacaklar, spor yapacaklar, hobileri olacak, siyasetin de içinde olacaklar, ideolojileri dahilinde mücadelelerini de edecekler, hoşlarına gitmeyen kararları protesto da edecekler. Ama bunu molotofkokteyli ile taş ve sopayla yapıp, çevrelerine zarar vermeyecekler. Görüşlerini demokratik yollardan ifade edecekler. Gidip muhataplarıyla uygun pozisyonlarda görüşebilir, mail atabilirler, twit atabilirler. Bakın bu açıklamalarımızın ardından twitter hesabıma twit yağıyor. Destek mesajları kadar tepki mesajları da var... Yeter ki kendilerini demokratik yollarla ifade etsinler. Twit atsınlar, taş, molotof ya da yumurta atmasınlar.''
    
     ''Utanç timsali olarak belleklere yerleştiler''
    
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban, yazılı açıklamasında, ODTÜ'deki ''çirkin olayları'' çıkartanların, kendilerini izleyen diğer öğrenciler için birer utanç timsali olarak belleklere yerleştiğini belirterek, ''ortaya konulan çirkinlikten büyük üzüntü duyduğunu'' bildirdi.
    
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen Göktürk-2 uydusunu uzaya gönderme töreni sırasında ODTÜ yerleşkesinde meydana gelen olayların, her vatansever gibi kendisini de ziyadesiyle üzdüğünü vurgulayan Ban, şunları kaydetti:
    
''O gün orada sergilenen tam anlamıyla ideolojik bağnazlıktır, millet karşıtlığıdır, devlet karşıtlığıdır, bilim karşıtlığıdır, Atatürk'ün ortaya koyduğu vizyona düşmanlıktır.
    
ODTÜ yerleşkesindeki çirkin olayları öğrenci hüviyetini taşıyanların çıkartmış olması da büyük talihsizliktir. Üniversite öğrencisi, milyonlarca kardeşine emsal olma sorumluluğunu taşımak durumunda olan kişidir. ODTÜ'deki çirkin olayları çıkartanlar, maalesef kendilerini izleyen diğer öğrenciler için birer utanç timsali olarak belleklere yerleşmişlerdir.
    
Bir bilimadamı, bir akademisyen, çok sayıda öğrenci yetiştirmiş ve yetiştirmekte olan bir hoca olarak, dahası, öğrenmenin yaşının ve mevkisinin olmayacağını bilen bir öğrenci olarak, ODTÜ yerleşkesinde ortaya konulan çirkinlikten büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. Göktürk-2 uydusunu beğenmeyenlerin yapmaları gereken daha iyisini ortaya koymak için çaba göstermektir. Göktürk-2'yi beğenmeyenlerin tavrı, terör estirmek değil, Göktürk-3'ü yapmak için kolları sıvamak olmalıdır. ODTÜ yerleşkesindeki olayları çıkartanların yaptıkları ise şüphesiz tam manasıyla yobazlıktır.''
    
     ''Silah değil, kalem tutacak ellere sahip gençler olmak gerek''

    
Bursa Teknik Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Fatime Zehra Köse, yaptığı yazılı açıklamada, ODTÜ'deki çirkin eylem ve saldırıları, aynı zamanda bunları fütursuzca destekleyen akademisyenleri ve bazı yöneticileri şiddetle kınadıklarını bildirdi.
    
Ülke çapında uzay teknolojisi alanında atılan büyük adımın, bir grup öğrencinin maksatlı davranışlarından dolayı gölgelendiğine işaret edilen Köse, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
    
''Taş ve sopa fırlatmak, devlet büyüklerine, ülkemizin polisine saldırı ve hakaretlerde bulunmak, bir hak savunma biçimi değildir. Bu olayların yaşanmasına neden olan ve yaşanan olayları yasal çerçeve sınırlarına taşımak isteyen, meşrulaştırmaya çalışan kesim, kamuoyunun dikkatinin, orada gerçekleştirilmeye çalışan bir yeniliğin aksine bu tür çirkin bir davranışa yönelmesine neden olmuştur.''
    
Türkiye Cumhuriyeti'nin lider ülkeler arasına girdiği dönemde, tüm üniversite gençliğinin daha akılcı, daha bilimsel tutum ve davranışlarla kendilerini göstermesi gerektiğini ifade eden Köse, herhangi fikir beyan etmeden, belli ve yararlı amaç taşımadan yapılan ve yapılacak eylemlerin, Türkiye Cumhuriyeti'nde öğrenim gören hiçbir üniversiteliye yakışmayacağını bildirdi.
    
Köse, açıklamasında, ''Bizler, yaşadığımız topraklara yaraşır şekilde taş-sopa değil uydu fırlatacak, silah değil, kalem tutacak ellere sahip gençler olmak gerektiği kanısındayız. Öğrencilerin haklı davalarında her zaman yanlarında olduğumuzu belirtiyor, üniversitelerin ilim yuvaları olduğunu hatırlatıyoruz'' ifadelerine yer verdi.
    
     Üniversiteler şiddet değil, ilim yuvası olarak kalmalı
    
Ankara Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Çağatay Zincirlioğlu, açıklamasında, ODTÜ'deki olayların ardından gündemini ''Eylem mi- Polis şiddeti mi'' sorusunun meşgul ettiğini belirterek, öğrencilerin en meşru haklarının, haklarını savunmak, düşünmek ve sorgulamak olduğunu ifade etti.
    
Haklar savunulurken, başkasının haklarının gasp edilmesi ve şiddet içermemesi gerektiğine dikkat çeken Zincirlioğlu, şöyle devam etti:
    
''Bir öğrenci lastik yakıyor ise üniversitenin içerisinde şiddet olaylarına yol açıyor ise bu eylem meşru mudur- Bir öğrencinin çantasında kitap, defter, kalem olacak iken niçin çantalarda taş veya sopa vardır, bu nasıl bir düşünce özgürlüğüdür. Türkiye'nin kendi uydusunun olması yıllar önce hayal denilen bir projeydi. Bugün ise o hayal gerçek oluyor. Göktürk-2 uydusu ile dünyada kendi uydusunu üreten sayılı ülkelerden biri oluyoruz. Bunun sevincini yaşayacağımız bir günde bu olay böyle geri planda kalmamalı. Böyle tarihi bir gün şiddet eylemleri ile gölgelenmemeli.
    
Öğrencinin en tabii hakkı sesini duyurmaktır. Bu asla da engellenemez. Ama öğrenciler olarak sesimizi duyuruyorken silahımız taş veya sopa değil, bilgimiz, aklımız, kalemimiz olmalı. Üniversiteler şiddet değil ilim yuvası olarak kalmalı. Beni en çok üzen ise ODTÜ yönetiminin bu olayı destekleyen tavrı olmuştur. Ne zamandır üniversiteler bilimin, teknolojinin karşısında olup da düşünce özgürlüğü adı altında yapılan şiddet eylemlerinin yanında olmuştur.''
    
     ''Uzay teknolojisinde atılan adım, maksatlı davranışlarla gölgelendi''

    
Mersin Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Harun Uzun da açıklamasında,üniversitelerin öğrenciler var olduğu müddetçe mevcudiyetini koruyacağını belirterek, öğrencilerin hakkını yasal çerçevede savunmasında sonuna kadar destek sağlayacaklarını ifade etti.
    
Uzay teknolojisi alanında atılan büyük adımın, bir grup öğrencinin maksatlı davranışlarından dolayı gölgelendiğine işaret eden Uzun, şunları kaydetti:
   
  ''Bir grup öğrencinin sergilediği yanlış davranışlar nedeniyle tüm üniversitenin ve üniversite gençliğinin ismi yanlış şekilde anılmamalıdır. Üniversiteler, biz gençlerin akılcı fikirler üreteceği ve bu yolla sorunlara çözüm bulacağı kuruluşlardır. Bizler, yaşadığımız topraklara yaraşır şekilde taş değil, uydu fırlatmayı; silah değil, kalem tutmayı hedef ilan etmiş öğrenciler olarak arkadaşlarımızın haklı davalarında her zaman yanlarında olduğumuzu belirtiyor, üniversitelerin ilim yuvaları olduğunu hatırlatıyoruz.''
    

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER