ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Ocak 2014 Cumartesi 17:03

"Mehmet Akif İnan Memur-Sen ve Büyük Türkiye Paneli"


Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "O cemaatimizle ilgili söylüyorum, Türkçe Olimpiyatları'dır, okullarıdır, yurt dışına gittiğimizde hemen hemen hepimizin ziyaret edip kendi okulumuz gibi gördüğümüz şeyler bunlar önemlidir. Hükümetlere oy vermek ya da vermemek, hükümetlere yetiştirdiği adamları önermek bunlar gayet normal ama devlet içerisinde pozisyon almak hiçbir cemaatin işi değildir" dedi.
Memur-Sen, sendikanın kurucu genel başkanı Mehmet Akif İnan'ı, vefatının 14. yılında "Mehmet Akif İnan Memur-Sen ve Büyük Türkiye Paneli"yle andı.
Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen panelde konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, İnan'ın şairlik, sendikacılık ve fikir adamlığı özellikleri taşıdığını bu nedenle bir panellle anmak istediklerini belirtti.
Akif İnan'ın misyonunu "adam yetiştirmek, yerli düşüncenin adamı olmak ama dünyayı iyi okumak" şeklinde tanımlayan Gündoğdu, "Akif abinin adanmış ve dava adamı olacak bir gençlik idealini 70'li yıllarda görüyoruz. O yıllarda verdiği konferansların içeriğine baktığımızda, bu ülkeyi idare edecek, adanmışlığı ön plana çıkacak gençlere ihtiyacının olduğunu söylüyor. Hem sivil toplumda hem siyasette Akif abinin o gün yetiştirdiği, o gün konferanslarını dinleyen gençlerin bugün öncülük yaptığını görüyoruz" diye konuştu.
Memur-Sen olarak toplu sözleşme hakkı, kamuda başörtüsü, din eğitimi ve sosyal hayata ilişkin konularda yürüttükleri çalışmalar ve verdikleri mücadelelere de değinen Gündoğdu, şöyle konuştu:
"Memur-Sen'in, Akif İnan'dan devraldığı mirasta sendikacılığın birinci şartı diyalog. Buna bağlı olarak hatır sendikacılığıdır ama diyalog ve hatırın yeterli olmadığı yerde tavır sendikacılığı olmazsa olmazımızdır. Ülkemizin son günlerde yaşadığı sıcak gündemde de ister istemez üyelerimizin bizden beklediği ve Türkiye'ye, insana ve dünyaya dair konularda görüş belirtme zarureti, sıcak gündemde de sözümüzü söylememizi beraberinde getirdi. Ben sıcak tartışmanın Hakan Fidan olayı kısmına, o kadar geriye gitmeyeceğim ama dershane tartışması, Akif İnan abimizin ilk sendikası Eğitim-Bir Sen'in doğrudan konusuydu. Öteden beri dershaneleri hiç savunmadık çünkü kayıt dışıdır ama 'dershaneler kapatılmalıdır' cümlesi söylenince 'dershaneler kapatılmamalıdır, kapanmalıdır' dedik çünkü dershane sebep değil sonuçtur."
-"Yağcılık' maddesini de eklemek lazım"
Son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Gündoğdu, Türkiye'nin ortak kazanımlarını hedef alan ve bundan rahatsızlık duyan dış güçler ve içeride onların destekçilerinin hep olduğunu ve olacağını kaydetti.
İktidarın yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk olarak tanımlanan "3 Y" ile mücadele ettiğini belirten Gündoğan, "Buna biz Memur-Sen olarak dördüncü bir Y daha ekliyoruz. 'Yağcılık' maddesini de eklemek lazım. Bilhassa bürokraside bu oldukça yaygın. Bu dört Y ile sonuna kadar mücadele edilmeli, yetimin malına göz diken kim olursa olsun sonuna kadar üzerine gidilmeli. Aynı doğrultuda parallel devlet iddiasıyla ilgili de ne varsa üzerine gidilmeli ama toplum mühendisliğiyle, işte bir meşhur siyasetçiye yapılan toplum mühendisliği gibi kirletmeyi geçim kaynağı edinenlerin oyunlarına karşılık uyanık olunmalı" ifadelerini kullandı.
Siyaset kurumunun seçimle iş başına geldiğini ve gideceğini belirten Gündoğdu, şöyle devam etti:
"Cemaatlerin de işi adam yetiştirmek, islami hizmetler yapmaktır. O cemaatimizle ilgili söylüyorum, Türkçe Olimpiyatları'dır, okullarıdır, yurt dışına gittiğimizde hemen hemen hepimizin ziyaret edip kendi okulumuz gibi gördüğümüz şeyler bunlar önemlidir. Hükümetlere oy vermek ya da vermemek, hükümetlere yetiştirdiği adamları önermek bunlar gayet normal ama devlet içerisinde pozisyon almak hiçbir cemaatin işi değildir. Böyle bir yaklaşım olamaz. Burada, bu cemaatin asli görevlerine, islami hizmet alanına dönmesi lazım çünkü bu devlet tanımı açısından, devletin, milletin devleti olması açısından çok sağlıklı bir tablo olarak karşımızda durmuyor.
Siyasetçi kendi işini yapmalı, devleti yönetenler topluma vaad ettiği vaatlerinin ısrarla arkasında durmalı, tamamamızın duyarlı olduğu yolsuzluk gibi konuların üzerine daha ağırlıklı bir şekilde gidilmeli ama yolsuzlukların sütre olarak kullanıldığı uluslararası bir projenin aleti olanlara da dur demek bu milletin topyekün, dünya görüşü ne olursa olsun, tamamının asli görevidir. Burada siyaset kurumudur, meclistir önemli olan hangi görüşten siyasi parti iktidar olursa olsun, devletin idaresi bellidir. Bu konuda da kurumların dikkatli olma zorunluluğu vardır."
Memur-Sen ailesi olarak yüzde 58 "eveti" oluşturan kesimlerin, "hayırcılara" bayram ettirecek pozisyonlardan uzak durması gerektiğini dile getiren Gündoğdu, görüşlerinin net olduğunu ancak taraf olmaları gerektiği zaman da referandumdaki "evet"lerine yeniden sahip çıkacaklarının ve büyük Türkiye idealini yeniden kuşanacaklarının altını çizdi.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER