ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL23°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Haziran 2013 Pazar 17:45

-Mazlumder 11. Olağan Genel Kurulu


CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Taksim Gezi Parkı'nda başlayarak yayılan olaylara ilişkin "Halkı sadece 5 yılda sandığa giden kişiler olarak kabul ederseniz, tasarruflarınızda, kararlarınızda, uygulamalarınızda sivil toplumu yok sayarsanız öfke patlar. O nedenle dünkü olaylar Cumhuriyet tarihimizde çok önemli bir olay. Bundan bütün siyasetçiler ders çıkarmalıdır, sadece Başbakan değil" dedi.
Mazlumder 11. Olağan Genel Kurul Toplantısı Başkent Öğretmenevi'nde yapıldı.
Divan heyetinin oluşturulmasıyla başlayan toplantıda konuşan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, derneğin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Yılmadan hakikati savunmaya devam edeceklerini belirten Ünsal, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylarda polisin tutumunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini söyledi. Önsal, demokrasinin, sadece "sandık" anlamı taşımadığını aynı zamanda "özgür basın, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının özgürce kullanılması" demek olduğunu vurguladı.
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da mazlumun yanında olan Mazlumder'in, Türkiye'nin bütün alanlarında temsilcisinin olmasının gerektiğini savudu.
Arslan, "76 milyonluk bu ülkede o kadar çok ihlaller, o kadar çok yaşanmış acılar var ki hakikaten bunu dindirecek Mazlumder gibi örgütlere ihtiyaçlar var" ifadelerini kullandı.
Bütün geçiş dönemlerinde, Türkiye'deki gibi çözüm sürecine girilen ülkelerde yaşanmış bazı pratiklerin varlığından söz eden Arslan, şunları kaydetti:
"Buna dikkati çekmek istiyorum: Orada iki devlet pratiği karşımıza çıkıyor. Eski devlet, alışkanlıklarından, uygulamalarından vazgeçmeyen, baskıcı, tek tipçi, toplumu sindirmek üzerine oluşturmuş güvenlikçi politiklarını esas kabul edilmiş bir eski devlet pratiği, bir de bütün bunları aşmak için uğraşan yeni devlet pratiği her zaman olmuştur. Bir taraftan devlet yüz yıllık geçmişi olan bir sorunla yüzleşmeye çalışıyor, iktidar ve onun Başbakanı bir çözüm süreci konusunda büyük bir inisiyatif alıyor, ciddi engellemelere, tepkilere karşı bunu sürdürmeye çalışıyor. Bir taraftan da bakıyorsunuz, insanların çok temel hakkı olan eleştiri hakkı, toplu gösteri hakkı, toplantı hakkı gibi temel hakları aşırı şiddet kullanılarak engellenmek istiyor. Asılında burada bir çelişki var. İşte bu çelişki bu süreçlerin doğal bir sonucu. Onun için bunu karıştırmamak gerekiyor. Çözüm sürecinde samimiyetsizlikle eleştirmek yerine iktidarı, çözüm sürecini desteklemek ancak bu tür yanlış pratiklerden de vazgeçmek noktasında bir tepki koymamız gerekiyor."
Çözüm sürecinin Türkiye için önem taşıdığını vurgulayan Arslan, toplumun konuyla ilgili büyük beklentisinin olduğunu belirtti.
Türkiye'nin hassas bir dönemden geçtiğini ifade eden Arslan, "Polisin, devletin aşırı şiddet kullanarak bu tür talepleri karşılamasına itiraz ediyorum ama bunun arkasında hala, bugün bazı manşetleri de gördüm 'Silivri'ye mesaj göndermeler, Türk baharı' gibi benzetmeler, bir yerlere taşıma girişimlerine karşı da dikkatli olmak gerekiyor" diye konuştu.
-"Bu konuyu en iyi toplum bilimcileri açıklayacak"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Türkiye'de önemli bir dönemden geçildiğini savunarak, Suriye'de yaşananlara değindi.
Matkap, "Hükümetin sayın yetkilileri Reyhanlı olayı konusunda, Reyhanlı'nın vurulmasına neden olan politika tercihlerini bir kenara bırakmış, faillerin peşine düşmüş. Halbuki yapmaları gereken Reyhanlı neden vuruldu?, Nerede hata yaptık? Failleri bulmak savcıların, hakimlerin görevi" dedi.
Taksim Gezi Parkı'ndaki eylemi çevre duyarlılığı ile başladığını ama bir toplumsal olaya dönüştüğünü ileri süren Matkap, şunları kaydetti:
"Çok önemli bir konu. Bu konuyu en iyi olarak toplum bilimcileri açıklayacak. Bana göre, yılların biriktirdiği öfkenin patlaması oldu. Hükümetin bunu dikkatle incelemesi, geçiştirmemesi lazım. Türkiye 76 milyon nüfuslu bir ülke. Hem Avrupa hem Asya ülkesi. Bana göre olay hükümetin demokrasiden giderek kopması. Demokrasinin en temel ilkelerinden biri çoğulculuk biri de katılımcılıktır. Eğer herkesi anlayışla kabul etmez, düşüncesine, kimliğine, inancına saygı göstermezseniz o ülkede demokrasiyi götüremezssiniz. Halkı sadece 5 yılda sandığa giden kişiler olarak kabul ederseniz, tasarruflarınızda, kararlarınızda, uygulamalarınızda sivil toplumu yok sayarsanız öfke patlar. O nedenle dünkü olaylar Cumhuriyet tarihimizde çok önemli olay. Bundan bütün siyasetçiler ders çıkarmalı sadece Başbakan değil."
Derneğin çalışmalarıyla ilgili filmin izletildiği toplantıya bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER