ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 10 Ekim 2013 Perşembe 11:51

"Maddi durumu yetersiz kişi kurbanını dağıtmak zorunda değil"


Ankara Müftüsü Prof. Dr. Mefail Hızlı, maddi durumu yerinde olanların kurbanın hepsini dağıtabileceğini, maddi durumu yetersiz kişilerin ise kurbanı dağıtmak zorunda olmadığını belirterek, "Yani kurbanı ancak kesebilmişse ve neredeyse yoksul duruma düşecek noktadaysa bu kurbanı olduğu gibi kendi ailesine harcayabilir. Ama bizim geleneğimizde, kurban kesildikten sonra paylaşmazsak tadını alamayız. Kurbanı bizden daha fakir, yoksul olduğunu düşündüğümüz kişilerle veya komşularımızla paylaşmaktan büyük manevi haz alıyoruz" dedi.
Hızlı, AA muhabirine, kurbanlık hayvan seçimi, kurban etinin dağıtımı, vekaletle kurban kesimi konularında açıklamalarda bulundu.
Kurban kesimiyle ilgili bazı kampanyaların olduğu, kredi kartına taksit imkanı sunulduğu belirtilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine Hızlı, şöyle konuştu:
"Aslında böyle bir ibadet için en uygunu sahip olunan parayla peşin satın almak. Ama bazen ekonomik durumların çok müsait olmaması ve kurban kesmeye de çok özenilmesi sebebiyle bu tür bir taksitlendirme uygun görülmüştür. Mümkün olabildiğince kredi kartıyla ve taksitli uygulamalardan kaçınmak daha iyi olmakla bu şekilde kesilmesi de elbette caizdir. Ancak kredi kartıyla kurbanın alınması durumunda ödemelerin zamanında yapılmaması sebebiyle oluşan gecikme faizi riskinden şiddetle kaçınılmalıdır. Kesilen kurban geçerli olmakla birlikte faizli işlemin günahı bu ibadeti gölgeler."
Kimlerin kurban kesebileceği sorusu üzerine Hızlı, Hanefiliğe göre maddi durumu özellikle bayram öncesinde kurban kesmeye elverişli olan, yani temel ihtiyaçlardan ve borçlardan başka 80,18 gram altın ya da bu değerde para veya eşyaya sahip kişinin, kurban kesmesi gerektiğini belirtti.
Bir ailede maddi durumu elverişli olan herkesin kurban kesebileceğine işaret eden Hızlı, "Sadece evin erkeği değil bazen evin hanımı da maddi durumu bahsedilen biçimdeyse, mesela çalışıyorsa, ailesinden miras kalmışsa o da kurban kesmeli. Hatta bu ailenin çocuğu çalışıyor ve bu sayede kendi imkanları zenginlik ölçüsünde artırmışsa o bile kurban kesmelidir. Ailenin sadece bir ferdinin kurban kesmesi anlamına gelmiyor, maddi durumu müsait olan bütün aile bireylerinin buna dahil olmasında ciddi faydalar var" ifadesini kullandı.
Hızlı, bir kişinin birden fazla kurban da kesebileceğini dile getirdi.
-Kurbanlık seçiminde dikkat edilmesi gerekenler
Küçükbaş hayvanların kurban edilebilmeleri için bir yaşını doldurmuş olmaları gerektiğini vurgulayan Hızlı, "Ancak bazı küçükbaş hayvanlar var ki 6-7 aylıktır ama bir yaşındakilerin büyüklüğüne ulaşmışsa onların da kesilmesinde herhangi bir beis yoktur" dedi.
Büyükbaş hayvanların seçimi konusunda da dikkat edilmesi gereken hususların bulunduğuna dikkati çeken Hızlı, "Büyükbaş hayvanların kurban olarak kesilmesinin tercih edilmesi durumunda dini bakımdan bu hayvanların 2 yaşını doldurmuş olmalarına dikkat edilmesi gerekirken, maalesef ülkemizde 1 yaşını geçmiş fakat iyi beslenerek 2 yaşındaymış gibi görünen büyükbaş hayvanların hala kesiliyor olması son derece düşündürücüdür" diye konuştu.
Ankara Müftüsü Hızlı, büyükbaş kurban alımlarında bu konuda daha dikkatli olunması uyarısında bulundu.
-Kurban hangi elle kesilir
Hızlı, kadınların kurban kesmesinde dini bakımdan sorun bulunmadığını belirtti.
"Sol elle kurban kesilebilir mi" sorusunun kendilerine ulaştığını ifade eden Müftü Hızlı, "Kişi hangi eliyle daha rahat, daha kolay kesebiliyorsa o elini kullanmasında hiçbir beis yoktur" diye konuştu.
-Vekaletle kurban
Vekaletle kurban kesimine de değinen Hızlı, aralarında Türkiye Diyanet Vakfının da bulunduğu birçok sivil toplum kuruluşunun, vakıf ve derneğin bu faaliyetleri yürüttüğünü hatırlattı. Müftü Hızlı, şunları kaydetti:
"Aslında böyle bir işe girişen dernek ve vakıfların bir değil en az on kere düşünmeleri gerekiyor. Çünkü büyük bir sorumluluk vekalet yoluyla devredilmektedir. Yurt içinde de yurt dışında da vekaletle kurbanlar kesiliyor. Bunlara ne kadar güvendiğimizi araştırmamız gerekiyor. Kurumların siciline de dikkat edilmesi hepimize düşen görev. Geçtiğimiz yıllarda bazı suistimaller yaşandı, hepimizi üzen birtakım şeyler oldu. Ancak bu konularda geçtiğimiz yıllarda verdiği hizmetlerle böyle bir soru işareti oluşturmayan derneklerimiz, vakıflarımız da çok şükür oldu, muhtemeldir ki bunlar bu yıl da aynı hizmeti veriyorlardır. Onlarla bunun devam ettirilmesinde ciddi faydalar var. Türkiye Diyanet Vakfının ülkemizde ve ülkemizin dışında çok sayıda gelen talepleri değerlendirerek ve sorumluluklarını da yerine getirerek bir hizmet yaptığını, bunun gibi başka birtakım vakıf ve derneklerin de bu hizmetleri sürdürdüğünü biliyoruz."
Hızlı, vekaletle kurban kesimi konusunda yaşanabilecek sorunları ve tartışmaları sonlandırmak amacıyla Ankara'da yeni başlatacakları uygulamayla kurban kesim sürecinin baştan sona kamera kaydına alınacağını bildirdi. Bunun Kurban Hizmetleri Komisyonunca oybirliğiyle kararlaştırıldığını, vekaletle kurban kesimi izni alan organizasyonlardan kesintisiz kamera kaydı isteyeceklerini kaydetti.
-Kurban etinin dağıtımı
"Kurban paylaşıldıkça sevgi ve dostlukları da artırır. Bugün toplumumuzun kaynaşma ve dayanışmaya daha çok ihtiyacı var" diyen Hızlı, şöyle konuştu:
"İhtiyacınız yoksa kesilen kurbanı olduğu gibi hayra verebiliyorsunuz. Bir kişi maddi durumu yetersizse hiç kimseye vermek zorunda da değil. Yani kurbanı ancak kesebilmişse ve neredeyse yoksul duruma düşecek noktadaysa bu kurbanı olduğu gibi kendi ailesine harcayabilir. Ama bizim geleneğimizde, kurban kesildikten sonra paylaşmazsak tadını alamayız. Kurbanı bizden daha fakir, yoksul olduğunu düşündüğümüz kişilerle veya komşularımızla paylaşmaktan büyük manevi haz alıyoruz. Ancak bu konudaki genel uygulama şöyledir: Etin üçte birini bayramda gelen misafir, konuklarla paylaşmak, diğer üçte birini ailenizle tüketmek, son kalan üçte birini ise fakir fukaraya dağıtmak. Bu uygulamanın amacı kurban kesemeyelerin mutlak manada gözetilmesi, onların da bayramı daha iyi hissetmelerinin sağlanmasıdır."
Sadakanın her zaman verilebileceğini, yardımların her zaman yapılabileceğini ifade eden Ankara Müftüsü Hızlı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kurban ibadetinden bahsediyorsak bunun ancak kurban kesilmesiyle mümkün olacağı açıktır. Kurban tutarında ücretin verilmiş ama fiilen kesilmemiş olmasıyla kurban sevabının elde edilmesi mümkün değildir. Bu türde verilen para ancak sadaka hükmündedir, elbette sevaptır ancak kurban yerine asla geçmez. Sadaka her zaman verilebilir, yardım her zaman yapılabilir ancak kurban, kağıt üzerinde kesilmiş muamelesi yapılacak bir ibadet değildir. Yoksullarıyla birlikte bütün bir toplumun aynı heyecana büründüğü, paylaşmanın, vermenin ve kardeşliğin en üst düzeyde hissedildiği bu bayram günlerini asıl şekillendiren hususun bir ibadet olduğu asla unutulmamalıdır."
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER