ÖNE ÇIKANLAR :
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Temmuz 2013 Perşembe 15:23

"Lice için gizlilik kararını şaşkınlıkla karşıladık"

"Lice için gizlilik kararını şaşkınlıkla karşıladık"


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Lice olayının uyuşturucuyla alakası olmadığını savundu. Lice olayına ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nın verdiği gizlilik kararını doğru bulmadığını ifade eden Elçi, "Biz başından beri bu soruşturmanın şeffaf kamu denetimine açık olmasını istiyoruz." dedi. Elçi, ayrıca göstericilerin molotof kokteyli kullanmasını doğru bulmadıklarını dile getirdi.

Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği(İHD), Diyarbakır Tabip Odası, TMMOB Diyarbakır Temsilciliği ve Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası ortaklaşa düzenlediği Lice raporunu kamuoyuna açıkladı. Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Nahit Eren, raporda yapılan protesto gösterilerinin iddia edildiği gibi uyuşturucu operasyonuna karşı olmadığının kalekol olarak tabir edilen yeni yapılan karakolların barış sürecine zarar vereceği kaygısıyla yapılan demokratik bir gösteri olduğu tespit edildiğini söyledi. Eren, karakol inşaatlarının ya son verilmesi gerektiğini ya da çözüm sürecine ilişkin kaygıların giderilmesine kadar ertelenmesi gerektiğini dile getirdi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Şırnak’ta Hakkari’de bölgenin başka yerlerinde karakol yapımının çözüm sürecini olumsuz etkilediğini söyledi. Karakol yapımlarının devam etmesinin yetkililerin niyetleri konusunda bir takım soru işaretleri meydana getirdiğini kaydeden Elçi, "Toplumun ve siyasi yelpazenin bir kesiminde bir tepki var. Bu tepki bir süreden bu yana gösteriliyordu. Dolayısıyla bu ne Lice’ye has bir tepkiydi ne de uyuşturucuya yönelik bir tepkiydi." dedi.

Olayın çok vahim bir durum içerdiğini anlatan Elçi, Lice olayını uyuşturucuyla bağlantı oluşturulmasını kınadıklarını dile getirdi. Lice soruşturmasında gizlilik kararı alınmasını eleştiren Elçi, "Soruşturmanın yürütüldüğü Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından bir kısıtlama kararı konuldu. Bu kısıtlama kararını şaşkınlıkla karşıladık. Doğru bulmuyoruz. Hukuki açıdan doğru bulmuyoruz. Biz başından beri bu soruşturmanın şeffaf kamu denetimine açık olmasını istiyoruz. Bu kadar kamuoyunun tepkisine yol açmış bu kadar toplumda infial uyandırmış ve yaşam hakkının ihlaline ilişkin bir ağır suç olan bu soruşturmanın gerçekten objektif ve tarafsız bir biçimde özellikle ölenlerin yakınlarının katkısına açık bir biçimde sürdürülmesi gerekiyor. Kısıtlama kararını doğru bulmadığımızı hukuken yanlış olduğunu ve şaşkınlıkla izlediğimizi ifade etmek isterim." şeklinde konuştu.

GÖSTERİCİLERİN MOLOTOF KULLANMASI DOĞRU DEĞİLDİ

Bir gazetecinin, "Göstericiler demokratik hakkını kullanıyor diyorsunuz. Peki, böyle demokratik bir gösteride Molotof kullanılmasını nasıl karşılıyorsunuz?" şeklindeki sorusuna Elçi, şöyle cevap verdi: "Molotof kullanımı olabileceği ihtimali ifade edilmiş, tespitler yapılmış. Dolayısıyla biz hem baro olarak hem bu incelemeyi gerçekleştiren STK’lar olarak elbette molotof kullanmayı doğru bulmuyoruz. Böyle bir davranış eylem gerçekleştirilmişse bunu doğru bulmuyoruz. Şüphesiz demokratik bir hakkın kullanımının tümü sadece bir kişinin veya birkaç kişinin doğru olmayan, hukuk dışı müdahalelerinden ibaret değildir. Güvenlik görevlilerin yurttaşların demokratik hakları kullanırken hiçbir engelle karşılaşmamaları bakımından bu haklarını tam olarak yerine getirmeleri için gerekli önlemleri almalılar. Güvenlik görevlileri yeterli araç, gereci hazır etmeleri gerekiyordu. Yeterli önlemleri almaları gerekiyordu. Yeterince kolluk görevlilerini orada hazır bulundurmaları gerekiyordu. Zamanında doğru gerçekten yasa dışı hukuk dışı bir davranışın sergilenmesine mahal vermeyecek bütün tedbirleri almaları gerekiyordu." diye konuştu.

Baro Başkan Yardımcısı Nahit Eren ise "Eski karakol sahası 3 metrelik bir duvarla örülü. Yeni karakol sahasından sonra tel örgü var. Bu tel örgüde 3 metreye yakın. Adeta o yanıcı maddeler sanki karakola atılmış gibi bir algı gelişti. Burada güvenlik güçlerine karşı atılmış bir molotof yok. Sadece boş çadıra. Özellikle atılan yanıcı maddeler yeni karakol sahasına ve çadırlara doğru atılmış. Karakola atılmamış." dedi.

İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi ise "Bir iki kişinin molotof atması o halkı gayri meşru kılmaz. Belki de provokasyon dediğimiz şey belki de tam o dur. Belki de farklı güçler tarafından atılmıştır. Bu halkın özüne zarar vermez. O halkı, protestoyu gayri meşru kılmaz." ifadelerini kullandı.




KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER