ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Hafif Yağmur
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 09 Ekim 2013 Çarşamba 12:19

Kurban Bayramı'nda sağlığınızı kurban etmeyin


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Sivaslı, Kurban Bayramı’nda sağlığın kurban edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "Tatilin uzun olmasıyla birlikte hareket azalacağı ve et tüketim miktarında artış olacağından, bizler için kırmızı alarm da yanıyor." dedi.

Bayramlarda beslenme düzeninde büyük değişiklikler olduğunu belirten Sivaslı, "Kurban telaşı ve ziyaretler nedeniyle öğün saatlerimiz ve öğündeki örüntümüz değişir, hareketlerimiz kısıtlanabilir. Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi artışının da devreye girmesiyle birlikte metabolizma olumsuz etkilenebilmektedir. Sağlıklı beslenmede bizlerin kullandığı dört yapraklı yoncanın bir yaprağı da et grubudur. Bu grup protein, demir, çinko, B vitaminlerinden zengindirler. Aynı zamanda yüksek oranda doymuş yağ ve kolesterol içerirler. Bu yüzden özellikle kilo problemi, yüksek tansiyon, şeker, kalp damar ve mide hastalıkları olanların, et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı’nda daha dikkatli olmaları gerekmektedir." şeklinde konuştu. Vücut için gerekli besin gruplarından herhangi birinden uzak durmanın yanlış olacağını, ete uygulanan pişirme tekniği ve miktarı konusunda önerilerin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak, "Et için en uygun yöntem, nemli ısıda pişirmedir. Etlerin haşlama, ızgara veya fırında az yağlı veya yağ eklenmeden pişirilmesi, sağlık açısından önem teşkil eder. Etin ateşle mesafesini iyi kontrol etmek gerekir. Ateşe yakın pişen etlerde kanserojen maddeler artar. Tüketilen etin miktarı da oldukça önemlidir. Ziyaretlere gittiğimizde de et ikramlarının olabileceğini düşünerek, kendimizi sınırlamaya gitmeliyiz." dedi.

'TATLI KONUŞALIM, FAZLA TATLI YEMEYELİM'

Kurban Bayramı’nda etin sofralarda bol miktarda bulunmasının yanısıra yenen tatlı miktarının da arttığına dikkat çeken Zeynep Sivaslı, şu uyarılarda bulundu: "Sağlık açısından bu durum büyük bir risk oluşturuyor. Tatlı tüketmeyin demek, çok da uyulası bir öneri olmayabilir ancak şerbetli hamur tatlıları yerine, süt ya da meyve tatlılarını tercih edin. İkram edilen çay ve kahveyi, olabildiğince az ve şekersiz tüketin. Her gittiğiniz yerdeki tüm ikramları kabul etmeyin ya da az miktarlarda tüketin, tadımlık tüketim yoluna gidin. Yemenizi kontrol altında tutmazsanız, kilo artışı dışında hazımsızlık, mide yanması, gaz gibi bağırsak şikâyetleriniz de olur. Tüketiminizi dengede tutabilmek adına ziyaretlere çok aç gidilmemelidir."

'TATİL UZUN, HAREKETSİZ KALMAYIN'

Bayram tatilinin uzun olması sebebiyle insanların yoğun giden hayatlarına bir mola vererek nefes alma, dinlenme yolunu seçeceğini ifade eden Sivaslı, beslenmede meydana gelen değişikliklerle doğru orantılı olarak hareketi hayattan çıkarmamak, et ve tatlı yemenin diğer günlere göre artacağı bayramda fiziki faaliyetleri atlamamak gerektiğini, her gün yarım saat yürüyüşün fiziken ve ruhen dinç hissetmeyi sağlayacağını aktardı.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER