ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL28°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Aralık 2012 Pazartesi 15:28

Kışanak'tan Arınç'a yanıt

Kışanaktan Arınça yanıt

Bülent Arınç'ın BDP'li vekili kastederek söylediği 'Onun yerinde olsam dağa çıkardım' sözlerine BDP'den cevap.


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın isim vermeden 'Ben de onun yerinde olsam dağa çıkardım' dediği BDP Milletvekili Gültan Kışanak, Arınç’a Mardin’den cevap verdi. Kışanak, ”Sayın Bülent Arınç’ın bugün empati yapma ihtiyacı duyması önemli, ama keşke beddua etmeden de empati yapmayı aklına getirseydi.” dedi.

BDP Mardin İl Teşkilatı'nı ziyaret eden Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, burada konuyla ilgili açıklama yaptı.

Bülent Arınç'ın böyle bir empati ihtiyacı duymasının çok önemli olduğunu vurgulayan Kışanak, şunları söyledi: "Sayın Bülent Arınç’ın bugün empati yapma ihtiyacı duyması önemli ama keşke beddua etmeden de empati yapmayı aklına getirseydi. Belki benim açımdan adı şanı belli, hikâyesi bellidir. Yaşadıkları belli. Böyle bir süreçte böyle bir yaşanmışlıkla empati yapmak daha kolaydır. Ancak şunu bilmek gerekir ki şu anda bizim hikayesini bilmediğimiz, adını bilmediğimiz binlerce insan aynı travmatik süreçleri yaşadılar. Önemli olan bu adını sanını bilmediğimiz, hikayesini bilmediğimiz binlerce insanında derdi ile dertlenmek onlarda anlamaya çalışmak ve onlarla empati yapmaktır.”

 "EMPATİ KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE KATKI YAPAR"

 Cezaevindeki insanlarla yüzleşmenin ve bir empati duygusu içerisinde olmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Kışanak, şöyle devam etti: "1990’lı yıllarda yaşananlarda ayrıca bir empati yapmak gerekir. Bir gece yarısı köyü jandarmalarla basılıp evinden ayakkabısını bile giymeye fırsat bulmadan canını kurtarmaya çalışan beş milyon insan evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Köyü yakıldı. Bununla da empati yapmak lazım. Kürt çocukları her sabah okula gidip 'varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye ant içiyor. Bununla da empati yapmak lazım. Kameralar karşısında kolu kırılan Kürt çocuklarıyla da empati yapmak lazım. Sosyal medyaya düşen haberlerden duyuyorum. Bu Kürt çocuğu gerillaya gitmiş, bu çocuk. Onunla da empati yapmak lazım. Cezaevindeki 10 bin politik tutsaklarla da empati yapmak lazım. Açıkça iradesini ortaya koyarak gidip oyunu kullanıp temsilcisini seçen ama bugün temsilcileri cezaevinde olan 3 milyon oy vermiş Kürt ile de empati yapmak lazım. Bunlar önemli gerçekten. Bütünlük bakılırsa, bütünlülükle yaklaşılırsa, empatinin Kürt sorununu çözmede önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Tek tek hikâyeler tabiî ki çarpıcı olabilir. Tabiî ki üzerine haber yapılabilir. Ama bu tek tek hikayelerin ötesinde bilmediğimiz binlerce hikaye var. Önemli olan bu binlerce insanın derdine derman olacak bir çözüm politikası içerisinde olmaktır. Bunu sağlamak gerekir.”

ARINÇ NE DEMİŞTİ?

"Ankara'nın Nabzı" programında konuşan Arınç, Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'in, Dink'in cenazesindeki "Bir çocuktan, bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamamız gerekiyor" sözlerini anımsatarak, şöyle konuşmuştu:

"İşte Abdullah Öcalan da aynen öyle, belki bir karanlığın kurbanı olarak bu yollara götürülmüş, MİT'in parmağı da olabilecek şekilde, başkalarının da desteklemesi suretiyle şimdi İmralı'da. Ama bir çocukluğu var. Türkiye'de yaşayıp da idam sehpasına gidenlerin, Hüseyin İnanlar ile Yusuf Aslanlar ile pek çoğuyla tarihte yolu kesişmiş bir insan olarak söylüyorum, Kürtlüğü inkâr ederseniz, var diyenlere de cezaevi yoluna gösterirseniz bu işin çözümü olmaz.

Bir Bdp'li kadın vekile çok kızıyordum, çok beddua ediyordum. Halen milletvekili bu insan ama onunla ilgili bir hatırayı dinledim, artık kızmıyorum. Çünkü 17 yaşındaki bir genç kızken Diyarbakır Cezaevi'nde o kadar ahlaksızca işkenceye maruz kalmış ki o kadar kendisini zorlamışlar ki ben de aklıma gelse dağa çıkardım. Çünkü Diyarbakır'dan cezaevinden çıkanların yarısından fazlası dağa gitti."

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER