ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 27 Temmuz 2013 Cumartesi 00:11

Kılıçdaroğlu: Diktatör deyince kızıyor ama davranışları onu akla getiriyor


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine 'diktatör' dediği için kızdığını bildiğini söyledi. Ancak Erdoğan'ın yaptığı pek çok söylem ve icraatın diktatörlüğü akla getirdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın yasama ve yargının kendisine ayak bağı olduğundan, yüzde 10 barajını indirmesine kadar bir dizi olayda takındığı tavrı buna dayanak olarak gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Lokali'nde düzenlenen Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) buluşmalarına katıldı. Açılış konuşması yapmak yerine soruları cevaplamayı tercih eden Kılıçdaroğlu, cevaplarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti eleştirmeye devam etti. Hükümetin ekonomide başarılı gibi gösterildiğini ancak durumun böyle olmadığını savundu. Bu tezini; 1950-2002 arasında ortalama büyümenin yüzde 5,1 iken 2002-2013 arasında da yüzde 5 olmasına dayandırdı. Kılıçdaroğlu, dış politikada da başarısız olduğunu ileri sürdüğü AK Parti Hükümetini, "Sıfır sorun diye başladık, sorunsuz olduğumuz komşusuz yok." diyerek eleştirdi.

Bu sırada bir gazetecinin hükümeti hep eleştirdiği, hiç iyi bir şey yapılmamış gibi davrandığı yönündeki soruya karşılık olarak kendisinin ana muhalefet olduğunu ve buna göre davrandığını söyledi. Erdoğan'ı Hitler'e benzettiği oysa diktatör rejimlerde liderin eleştirilemeyeceği yönündeki hatırlatmaya da şöyle karşılık verdi:

"Diktatör dediğimde çok kızdığını biliyorum. Ama yasama ve yargı benim için ayak bağı oluyor dersen ki, bu demokrasilerde olmaz. Bunu diktatörler der dedik. Uludere Ankara'nın derin denizlerinde bogulmayacak dedi, çözülmedi, hangi devlet 34 vatandaşını katleder dedik. Kürtaj dedi, Sağlık Bakanı ilgili kanunları Meclis'e getirdi hemen. Yeni anayasa konuşuluyor, tartışmaya giremeyen tek kurum var, üniversiteler. Bir Başbakan çıkıp şunu söyleyemez; 'Yüzde 10 seçim barajını biz getirmedik'. Kim getirdi? Kenan Evren ve arkadaşları. Yüzde 10 seçim barajını kim savunuyor? Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları. Ne fark var ikisinin arasında? Kenan Evren diktatör değil miydi? Diktatördü, apoletleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan da diktatör, apoletleri yok. Verdigim örneklerde yanlış varsa özür dilerim. Kime diktatör denir diye broşür bastirdik, dağıtacağız. Yurtdışına da göndereceğiz, ingilizceye çevirdik. Oscarlı, Nobel Ödülü almış pek çok aydın, Batı'da hükümeti eleştirdi. Bugün ne söylüyor? 'Sözde sanatçılar' diyor. İnsaf yani. Oscar Ödülü alana siz, 'Sözde sanatçılar' derseniz, kimse kusura bakmasın ama kendinizi değil, Türkiye'yi de rezil etmiş olursunuz. Ben bu kadar sert konuşmayıp da, ne söyleyeyim Allah aşkına, bana söyleyin. Bazen söylediklerine yanıt vermek istemiyorum. Ama sizler soru sorduğunuz için mecburen bu konulara giriyorum. Emin olun, hiç dikkate bile almak istemiyorum. Bana sorarsanız, ona yanıtı psikologların vermesi lazım. Niye ben veriyorum? Sorunumuz da o zaten."

Kılıçdaroğlu'nun gündeme ilişkin diğer sorulara verdiği cevaplar da özetle şöyle:

*Tüpraş baskını: Hesabını vereceksin söyleminden sonra gelen bir uygulama. Buna tek başına muhalefetin itiraz etmesi Erdoğan'ın ekmeğine yağ sürer. Bakın olay siyasi der. TOBB, ATO, İTO'nun itiraz etmesi lazım.

* İran daveti: Koşullar uygun olursa gideceğim.

* Suriye meselesi: Sıfır sorun diye başladık, sorunsuz olduğumuz komşu yok. Hükumet suriye konusunda hazırlanan tuzağa düştü.

* Mısır'da yaşana olaylar: Mursi benim cumhurbaşkanım diyorsan git orada yaşa. Öyle diyeceğine Mısır dahil heryerde demokrasi istiyoruz de, secimler bir an önce yapılsın de.

* Seçim sistemi: Milletvekillerini liderler seçmesi halk seçsin, o zaman lider sultası olmaz. Kuzey Kıbrıs'ın seçim sistemi bile bizden iyi.

* CHP MHP anlaşması: Böyle bir şey yok. Herhangi bir pazarlık yok. Her parti çalışıyor harıl harıl.

* Neden hep, her şeyi eleştiriyorlar: Bu yanlış bir soru. Bizim işimiz muhalefet. Seçmenden hiç şikayet etmedik.

* Ülker'in üçüncü köprü güzergahında arazi alması: Sorun Ülker'in arazi alması değil. Yerin önceden haber verilmesi.

* Medya ve kamu ihaleleri: Medya patronlarının kamu ihalelerine katılımı engellenmeli.

* Ekonomideki dalgalanmalar: Bizim ekonomiyi etkileyen ne şu, ne bu. FED Başkanı bir açıklama yapıyor önce biz dalgalanıyoruz.

* Seçim çalışmaları: Yüzde 33 cinsiyet, yüzde 10 genç kotamız var. Başörtülü aday başvurursa değerlendiririz.

* Başbakan'ın Alevilik ile ilgili açıklamasına karşı: Ben, dört dörtlük insan olmaya çalışıyorum.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER