ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Sisli
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Kasım 2012 Pazar 17:53

Kadınlar silah poligonunda

Kadınlar silah poligonunda


Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde şiddet gören kadınlara meşru müdafaa haklarını kullanabilmeleri için silah kullanma eğitimine vermeye başladıklarını söyledi. Bulan, derneğe sığınan 10 kadına ilk olarak silah eğitimi vermek üzere tabanca atış poligonuna götürdüklerini dile getirdi.

Hayrettin Bulan, kadın cinayetlerinin bir türlü önlenememesi üzerine şiddet gören kadınlara meşru müdafaa haklarını kullanabilmeleri için silah kullanma eğitimine başladıklarını anlattı. Proje kapsamında ilk silah eğitimini vermek üzere derneğe sığınan şiddet mağduru kadınlarla silah poligonunda basın açıklaması yapan Bulan, Kadına Şiddete Karşı Kadın Kalkanı Projesi'ni hayata geçirdiklerini ve kadınların kendilerini koruma tekniklerini öğrenebilecekleri ilk kursu başlattıklarını söyledi.

Kadınlara silah eğitimi verme konusunda ‘Biz bu konuda yüzde 100 haklıyız.’ diyen Bulan “Burada kadınlara ‘Gidin size daha önce zarar veren kişileri bulup öldürün’ demiyoruz. Potansiyel katil evine geldiğinde bu kadın silah kullanmayı öğrenirse kendisini savunabilir, en azından zaman kazanabilir. Bunu dememiz Türkiye için bir devrimdir.” dedi.

"BÖYLE BİR ÇALIŞMA YAPMAYA MECBUR KALDIK"

Bulan, kadına şiddetin önüne geçmek için yeni kanun çıkmasına rağmen hala Cumhuriyet savcılıklarına ve polise kadınların ‘ben tehdit ediliyorum, öldürüleceğim’ diye başvurular geldiğini dile getiriyor. Buna rağmen kadınların katledilmesinin bir türlü önüne geçilemediğini söyleyen Hayrettin Bulan, “Şefkat-Der olarak son yasanın beklentimizi karşılamaması üzerine maalesef böyle bir çalışma yapmaya mecbur kaldık. Türk Ceza Kanunu’nun 26, 27, 28, 29. maddelerinde nefsi müdafaa ile ilgili meşru savunma hakkı olarak açıklamalar var. Bir kişi, eğer başka birinin hayatına kastediyorsa, hayatına kastedilen kişi kendi canını korumak için meşru savunma hakkına sahiptir. Biz, Şefkat-Der olarak 20 yıldır bu alanda çalışma yapıyoruz ve maalesef beklentilerimizin hukuki olarak karşılanamaması üzerine bu aşamaya geldik.” dedi.

Kanuna rağmen halen devam eden kadın cinayetleri üzerine harekete geçtiklerini anlatan Şefkat-Der Genel Başkanı Bulan, “Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde silah eğitiminin de olduğu kurslarımızı başlatacağımızı duyurmuştuk. Bu projede kapsamında yalnızca silah kullanmayı değil, savunma ve dövüş sporlarını, biber gazı kullanmayı da kadınlara açacağımız kurslarda öğreteceğiz. Oluşturduğumuz sınıflara da şiddet şehitleri Bergen, Ayşe Paşalı’nın isimlerini kod ismi olarak vereceğiz.” açıklamasında bulundu.

"BÜTÜN KADINLAR KURSLARA KATILABİLİR"

Şiddet gören, risk altında olan kadınlara verilecek kurslara bütün kadınların katılabileceğini ve kursların ücretsiz olacağını duyuran Dernek Başkanı, “Şiddet kalkanı projesi içerisinde hukuku, adli hak arama yolları, bunun yanında öfke kontrolü, biber gazı kullanımı, panik butonu kullanımı, potansiyel katil veya şiddet uygulayıcılarının tuzaklarına karşı nasıl önlemler alınabileceği hakkında derslerle birlikte atış poligonunda silah eğitimi dersi var. Bu anlamlı gün münasebetiyle poligona geldik.” şeklinde konuştu.

"BURADA ASLINDA ÇOK DRAMATİK BİR SAHNE VAR"

Atış yapacak kadınların çoğunun ilk kez silah eline alacağını aktaran Hayrettin Bulan, çoğunun ellerine daha oyuncak silah bile almadığına dikkat çekti. Bulan, “Burada aynı zamanda çok dramatik bir sahne var. Eline oyuncak silah almamış bir kadın ne oldu da silah kullanmayı öğrenme aşamasına geldi? Ne oldu da atış poligonlarında silah kullanmayı öğrenip yasanın bana tanımış olduğu ruhsatlı silahımı alayım deme aşamasına geldi?” diyerek yetkililere seslendi.

Eğitimdeki amaçlarını anlatan Bulan, “İlk amacımız devlet yetkililerinin çıkardığı ilgili yasaların en iyi şekilde uygulanması ve cezalardaki caydırıcılığın artırılması. Şiddet uygulayanların ve tehdit edenlerin tutuklu yargılanmasını istiyoruz. Cezaevine girmiş şiddet uygulayanların cezaevinden çıktıktan sonra da kadının yaşadığı şehrin dışında adeta sürgün hayatı diyebileceğimiz bir hayat yaşaması. İkincisi, mahkemelerin tahrik indirimlerini kaldırmaları talebinde bulunuyoruz. Hakimlerimiz, bu insanlara ‘Anlaşamıyorsanız boşanın’ demeli. Üçüncü mesajımız da potansiyel katil ve şiddet uygulayanlara bu huylarından vazgeçmeleri çağrısında bulunuyoruz. ‘Benim sonum ne olacak’ diyen kadınlara bir umut olması, hayatta kalması için kendisini meşru savunma hakkı kapsamında kendini koruyabileceklerini öğretmek istiyoruz.” dedi.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER