ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL31°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 26 Mart 2013 Salı 13:17

İşte özür sürecinin perde arkası

İşte özür sürecinin perde arkası

Başbakan İsrail'in özür dilemesinin perde arkasını ilk kez anlattı: "Telefonda ilk olarak Netanyahu vardı..."


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü parti gurubu konuşmasının ağırlıklı gündem maddeleri çözüm süreci ve İsrail'in Mavi Marmara özrüydü. Başbakan Erdoğan, parti grup toplantısında İsrail'in Türkiye'den nasıl özür dilediğini, Obama ve Netenyahu arasındaki telefon diplomasisinin perde arkasını anlattı.

Başbakan Erdoğan, AK Parti grup toplantısında milletvekillerine hitap etti.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

YAZICIOĞLU'NU ANDI

-4 yıl önce kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi bir kez daha rahmetle anıyorum.

-Türk siyasi hayatının örnek şahsiyetlerinden biri olarak gördüğüm Muhsin kardeşimin yokluğu şu günlerde derin olarak hissediliyor.

YÜKSEK HIZLI TREN HATLARI

-Danimarka ve Hollanda'da ikili ilişkilerimizi ele aldık. İş adamlarımız da sektörel anlamda görüşmeler yaptı.

-Hafta sonu yüksek hızlı trenle Eskişehir'i Konya'ya bağladık. 29 Ekim'de inşallah Eskişehir'i YHT ile İstanbul'a bağlayacağız.  

-Eskişehir'i YHT ile Konya'ya bağlayarak Yunus Emre diyarı ile Mevlana diyarını buluşturduk.

-Eskişehir 2013 Türk dünyası kültür başkenti oldu.

- Grup toplantımızın ardından Kamerun Cumhurbaşkanı ile görüşeceğim. 

- İstanbul'u İzmir'e bağlayacak projenin temel atmasını yapıyoruz. 2 yıl içinde bu köprüyü bitireceğiz.

"ŞARTI DA KABUL ETTİRDİK"

- 22 Mayıs 2010'da Gazze'ye yardım için yola çıkmış Mavi Marmara isimle gemi içindeki sivil insani yardım görevlileriyle yola çıktı. İnsanların içinde 36 ayrı ülkeden insan vardı.

- Mavi Marmara saldırısınını ardından 3 şart ileri sürdük.

-Tazminatı kabul edelim diğerleri kalsın dediler. 

-Biz olmaz dedik.  İsraillilerden özür, tazminat ve Filistin'e uygulanan ambargo kaldırılmasını istedik.  

-Obama İsrail'deyken bize gönderilen ilk metni kabul etmedik.

"OBAMA VE NETENYAHU BENİ TELEFONLA ARADILAR"

- İsrail’den ayrılırken Obama, Netenyahu ile birlikte havaalanından beni telefonla aradılar. Önce Netenyahu’nun sesini aldım. Ben Sayın Obama’nın sesini özlemiştim.

- Önce kendisiyle görüşeyim dedim. Kendisiyle görüştük. Obama’nın şahitliğinde bu görüşmeyi gerçekleştirerek bu işi bitirdik. Sonra ABD hemen açıklamasını yaptı, sonra İsrail açıklamasını yaptı. Hepsi yazılı metinlerde ve telefon kayıtlarımızda.

- Sonra biz açıklamamızı yaptık. Eşeği sağlam kazığa bağlamak lazım. Netenyahu özür diledi. 

-Netanyahu aldı telefonu onla konuştuktan sonra Obama ile tekrar konuştuk. Obama şahitliğinde oldu. 

- İsrail Başbakanı özür diledi, tazminat ödeneceğinin söyledi. 

- İsrail'in atacağı adımlara göre tutumuzu belirleyecek. Elbette bu özür Mavi Marmara şehitlerinini geri getirmeyecek. Ancak şehitlerimizi için bu özrünün son derece önemli olduğunu burada göstermek istiyorum. 

- Böylece Filistinli şehitlerimizinde kanları  da yerde kalmamış oldu. 

- İsrail'in özrünü ülkemizin başarısı olarak ifade ediyorlar. Filistin sorununun çözümü konusunda sorumluluğunu artırıyor.

- Filistinle bağlantımızın ardında Çanakkale ruhu var. Abdülhamit nasıl Filistin'e sahip çıktıysa, aynı anlayışla Filistin'e sahip çıkıyoruz.

- Biz isterdik ki muhalafet yanımızda olsun. Bizi değil türkiye'yi hedef alan saldırıya mert dursun cesur tavır alsın. Gitti saldırganların yanında saf tuttu, var gücüyle saldırdı. Kılıçdaroğlu ne dedi? Biz olsaydık Mavi Marmara'yı göndermezdik dedi.

- Tevrat'ta yer alan biz öldürmeyeceksin ayetini hatırlattığımızda Telvaviv sözcüsü gibi dış politikamızı aşağıladı.

"İSRAİL ÖZÜR DİLEDİ AMA CHP DİLEMEZ"

- Bunların dış politikadan anladıkları susmaktır, boyun eğmektir, el pençe divan durmaktır. Bunların dış politakadan anladıkları.

-Halkına zülmeden lidererle aynı fotoğraf karesine girmektir. Bunlardan mahcubiyet beklemeyin. İsrail özürdiledi ama CHP özür dilemez. Pişmanlık yoktur ama pişkinlik ziyadesiyle vardır. 

TERÖR BARONLARI AĞLASIN

- Anneler ağlamasın da terör baronları istedikleri kadar ağlasınlar. Bakın bu ülkede suni olarak düşman üretiliyor. irtica dediler sanal tehdit ürettiler.

- Bölücülük dediler, sanal tehdit ürettiler, hepsi boş. Törerle mücadele yenine zulüm ürettiler. Toplumu dizayn etmek istediler.

- Sanal tehditleri ortadan kaldırdık, onların kırmızı kitaplarını ortadan kaldırdık. Ne oluyor var mı böyle bir şey toplumda. Yok. Tek bir bahane var. O da terör. Son umutları bu. Gerekçe hükmünü yitirirse umutları suya düşecek. 

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER