ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL21°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Ocak 2013 Cuma 15:25

İmralı'daki görüşmelere STK'lardan destek


Sivil Dayanışma Platformu (SDP) öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda sivil toplum örgütü İmralı'daki görüşmelere destek verdiklerini açıkladı.
     Fatih'teki Berr Hotel'de düzenlenen ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantıda üzerinde anlaşmaya varılan deklarasyon okundu.
     STK'lar adına deklarasyonu açıklayan SDP Başkanı Ayhan Ogan, ''Başlatılan görüşme sürecinin önemli bir adım olduğuna inanıyoruz'' dedi. Ogan, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin de önemli karar alma süreçleriyle yüz yüze olduğunu kaydederek deklarasyonu okudu.
    
     -''Atılacak doğru adımlar Türkiye'yi parlak ufuklara taşıyacaktır''-
    
     Çok sayıda STK ve kanaat önderinin imza attığı deklarasyonda şu ifadeler yer alıyor:
     ''İnsanlık, büyük bir gün dönümünden geçmektedir. Yani bir çağın arifesindeyiz. Küreselleşmeyle beraber, ulus devlet siyasetleri yolunda gitmiyor. Bu siyasete bağlı uluslararası ilişkiler, adalet paylaşımı, insan hakları ve özgürlükler pratiği, mülkiyet dağılımı ve eşitlik anlayışı, büyük bir kriz içinde bulunmaktadır. Bu krizin doğurduğu çatışmalar, savaşlar, tahakkümler, eşitsizliklerin ve kaosların aşılabilmesi için yeni arayışlar ortaya çıkmaktadır. Yeni siyaset biçimleri, yeni değerler ve yeniden yapılanma bütün küremizde hissedilmektedir. Dünyanın yeniden şekillenmeye başladığı bir tarihsel dönemde, ülkemiz açısından da çok önemli değişim ve karar süreçleriyle yüz yüzeyiz. Türkiye tarihsel sorunlarıyla yüzleşiyor, kabuğunu kırmaya çalışıyor, tarihinden ve coğrafyasından kaynaklanan değerinin farkına varıyor ve yeni bir vizyon geliştiriyor. Ülkemiz için her geçen gün yeni fırsatlar doğuyor ama bir yandan da ayağımıza dolanan ve sistemden kaynaklanan yapısal engeller var. Ülkemizin arzulana seviyeye yükselebilmesi, küresel bir aktör olabilmesi ve güç dengelerini kendi lehine çevirebilmesi için yapısal sorunlarını aşması, yüklerinden kurulması ve istikrara kavuşması gerekiyor. Artık bir sıçrama noktasının eşiğinde olduğumuzu ve bu süreçte atılacak doğru adımların Türkiye'yi büyük ve parlak ufuklara taşıyacağını görmeliyiz.
     Türkiye artık büyük düşünerek, sınırları zorlayarak ve yeni stratejiler geliştirerek küresel ve bölgesel yeni siyasetin aktörü olacak, sorumluluğu alacak gündedir.
     Bütün toplumsal kesimlerin birbirlerine güvenebildiği, kendini rahat ve özgür hissedebileceği düzenlemeler yapılması şarttır. Eşitlik, özgürlük ve adalet gibi bütün bireylerin ve toplumsal kesimlerin kabullenebileceği değerler etrafında yeni bir bakış açısı oluşturulmalıdır. Devlet bu yeni gelişmeyi algılayarak bütün kurumlarıyla beraber halkın talepleri doğrultusunda yeni bir yapısal bütünlüğe kavuşmalıdır. İhtiyaç duyulan yeni toplumsal mutabakat ve güven ortamı ancak bu şekilde sağlanabilir. Bu çerçevede başlatılan görüşme sürecinin önemli bir adım olduğuna inanıyoruz. İçeriden ve dışarıdan gelebilecek her türlü provokasyonlara karşın, bu sürecin kararlılıkla yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Milletimizin ne bir can kaybına ne de bir gün kaybına tahammülü vardır. Müslüman milletimizin etnik, mezhep, ideolojik temelli bile ayrıştırmaya tahammülü yoktur. Toplum potansiyelimizin, yeni Türkiye'nin yeni hedeflerine ortak akıl içinde yöneltmenin vakti gelmiştir.''
    
     -Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak-
    
     İHH, Ensar Vakfı, İslami Araştırmalar Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı, İhlas Vakfı, ÖNDER, Suffa Vakfı, Özgür-Der, Anadolu Platformu, İlim Yayma Cemiyeti, Medeniyet Derneği, Med Zehra Vakfı, Uluslararası Hukukçular Birliği, Hukukçular Derneği, Gazeteci ve Yazarlar Vakfı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, Yeni Asya Gazetesi, İlahiyatçılar Taha Hakan Alp, Şerafettin Kalay, Mehmet Emin Yıldırım, Ebubekir Sifil, Ramazan Kayan'ın destek verdiği toplantıda söz alan Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak ise görüşme sürecinde önce zihnen bir arınma yaşanması gerektiğini söyledi.
     Dilipak, herkesin genel isteğinin kanın hemen durması olduğunu anımsatarak, ''Terörü var kılan paradigmanın değişmesini esas alan uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmamız gerekiyor'' dedi. Dilipak, PKK'nı sadece PKK olmadığını ifade ettiği konuşmasında, ''Bu kan hemen durmalı ancak bu kan hemen durmayacak ben size söyleyeyim. PKK, PKK'dan ibaret değildir ve Türkiye'nin yükselmesini istemeyen unsurların bu etiket altında bu benzer eylemleri sürdürebileceğini hesaba katalım. Biz tek başımıza kurtulmayacağız, bu ulusal proje de peşinde değiliz. İslam ümmetinin yeniden ayağa kalkabilmesi için bizim Mali'yi de, Filipinler'i de çok iyi sorgulamamız gerekiyor. Önce kendi içimizde ırkçı, ulusalcı, şoven davranışlardan vazgeçmemiz gerekiyor'' diye onuştu.
     Ortaya konulacak modelin başka coğrafyalara da örnek olması gerektiğini ifade eden Dilipak, sadece İslam dünyasındaki sorunlara değil insanlığın sorunlarına çözüm getirecek bir model oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı. Adalet olmadan barış da olmayacağını söyleyen Dilipak, barış yoksa hiçbir özgürlüğün güven altında olmayacağını anlattı.
    
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER