ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL16°C
Parçalı Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 28 Ocak 2017 Cumartesi 23:04

"İki ülke yeni bir savaş uçağı geliştirme projesi üzerinde çalışacak"

"İki ülke yeni bir savaş uçağı geliştirme projesi üzerinde çalışacak"

Başbakan Yıldırım, Milli Muharip Uçak Projesi'ni geliştirmeye yönelik Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandığını bildirdi.


Başbakan Binali Yıldırım ve İngiltere Başbakanı Theresa May, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 

Toplantıda konuşan Yıldırım, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren İngiltere Başbakanı May ve heyetini Ankara'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

May ile ikili ilişkileri etraflıca görüşme ve konuşma fırsatı bulduklarını ifade eden Yıldırım, başta güvenlik olmak üzere ekonomi alanında mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesi konusunda, kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiklerini, bu konularda her iki tarafın da ortak iradenin mevcut olduğunu teyit ettiğini belirtti.

'İki ülke yeni bir savaş uçağı geliştirme projesi üzerinde çalışacak'

Başbakan Yıldırım, savunma sanayisi alanında iş birliğininin daha ileriye taşınması için Milli Muharip Uçak Projesi'ni geliştirmeye yönelik Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAI) ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandığını bildirdi.

Sözleşmeyle her iki firmanın karşılıklı olarak yeni bir tip savaş uçağı geliştirme projesi üzerinde çalışacaklarını belirten Yıldırım, teknoloji, bilgi alışverişi, karşılıklı insan kaynak ve kapasitesinin artırılması konularında da ortak gayret göstereceklerini belirtti. 

Milli Muharip Uçak Geliştirme Projesi'nin (TF-X) Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Birleşik Krallık hükümetinin desteklediği önemli bir proje olduğunu aktaran Yıldırım, projenin, savunma alanında her iki ülkenin gücünü daha ileriye taşıyacağına dikkati çekti.

'Sivil havacılık idareleri birlikte çalışacaklar'

Terörün günümüzde en önemli tehditlerden biri olduğunu dile getiren Yıldırım, "Terörün günümüzde önemli tehditlerden birisi olduğunu göz önüne aldığımızda havaalanlarının güvenliği, havaalanlarına gelen giden yolcuların terörle bağlantısının olup olmadığı veya terörist ataklara karşı gerekli emniyet tedbirlerinin eksiksiz alındığının teyit edilmesi amacıyla karşılıklı havaalanlarının güvenliği konusunda her iki ülkenin sivil havacılık idareleri birlikte çalışacaklar. 2017 yılı boyunca birtakım tatbikatları gerçekleştirecekler." diye konuştu.

Yıldırım, böylece Türkiye'den İngiltere'ye giden, İngiltere'den Türkiye'ye gelen yolcuların, daha güvenli seyahat etme imkanına kavuşacağını açıkladı.

'FETÖ ile ilgili gereğinin yapılmasını talep ettik'

Başbakan Yıldırım, "15 Temmuz darbe girişiminin asıl aktörü konumunda olan Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün bütün dünyada olduğu gibi İngiltere'de de bilinen faaliyetleri var. Bu faaliyetler konusunda kendisine bilgi aktarma fırsatımız oldu. Bu suç örgütünün uzantılarına hukukun içerisinde gereğinin yapılmasını da Sayın Başbakan'dan talep ettik." diye konuştu.

'Kıbrıs'ta çözüm her iki toplumun beklentilerini karşılamalı'

Kıbrıs konusunda da görüş alışverişinde bulunduklarını aktaran Yıldırım, bugünlerde Kıbrıs'ta bir çözüm arayışının bütün hızıyla devam ettiğini vurguladı. 

Başbakan Yıldırım, "Bizim de arzumuz, Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılmasıdır. Tabii çözüm her iki toplumun beklentilerini karşılamalı, adil olmalı, iki kesimliliğe dayanmalı ve kalıcı olmalıdır. Bu konuda garantör devletlerden Birleşik Krallık ve Türkiye olarak en fazla memnun olacak bizleriz." ifadesini kullandı.

Yıldırım, Kıbrıs'ta yaşayan insanların güvenliğinin garanti altına alınması, geçmişte yaşanan olayların tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bunun da yolu, var olan güvenlik ve garantilerin devam etmesinden geçiyor. Bu görüşlerimizi paylaşma fırsatı bulduk. Bölgede, Suriye'de, Irak'ta otorite boşluğundan kaynaklı terör faaliyetlerine karşı iş birliğini, ilgili diğer bütün ülkelerle beraber daha da artırılması ve bu karışıklıklardan dolayı orada, ölümlere son verilmesi, ayrıca mülteciler konusunun sadece birkaç ülkenin meselesi değil bütün insanlığın sorunu olduğu bilincinden hareketle Türkiye'nin bu konuda aldığı sorumluluğa bütün ülkelerin güçleri oranında ortak olmasının gerekli olduğunu da ifade ettik, bu görüşlerimizi de paylaştık."

'Serbest ticaret anlaşması imzalanması için ilgili karşılıklı çalışma yapılacak'

Toplantıda konuşan Yıldırım, İngiltere'nin AB'den bir referandumla çıkma kararı aldığını hatırlatarak, "Bu kararın gereğinin yerine getirilmesi Sayın Başbakan'ın önündeki en önemli konulardan biri. Dolayısıyla bu yeni duruma göre, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin de Avrupa Birliği'nden bağımsız olarak nasıl geliştirileceği yönünde de bir çalışma başlatılmasına karar verdik. Bu çalışma çıkış süreciyle eş zamanlı yürüyecek. Çıkış tamamen gerçekleştiğinde de İngiltere ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması için ilgili bakanlar karşılıklı çalışmalarını sürdürecekler." diye konuştu.

Türkiye'deki firmaların da İngiltere'de yatırımları bulunduğuna işaret eden Yıldırım, "Bunların sayısını daha da artırmayı arzu ediyoruz. Gerçi kısa vadede 20 milyar dolar karşılıklı ticaret hedefi koyduk ama zaten 16 milyarı bulmuş durumda. Eminim ki kısa sürede bu hedefi büyütme ihtiyacı doğacak. Bunun için de biraz daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

'Birleşik Krallık, Türkiye'ye olan desteğini anında gösterdi'

İngiltere Başbakanı May'in, görüşmelerde, hükümete yönelik desteğini bir kez daha dile getirdiğini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu destek, birinci olarak 15 Temmuz'da ülkemizde yaşadığımız hain darbe girişimi ve bu darbe girişiminin hemen arkasından Birleşik Krallık'ın açık bir şekilde Türkiye'de demokrasiden, milli iradeden yana ortaya koyduğu net tavırdır. Gerek büyükelçi gerekse Birleşik Krallık hükümeti, üst düzey yetkilileri bu konuda dayanışmasını, Türkiye'ye olan desteğini anında göstermiş ve bu surette Türk halkının doğrusu sevgisini, desteğini kazanmıştır. Bunun için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum."

Türkiye'nin DEAŞ, PKK, YPG ve DHKP-C başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadele ettiğine dikkati çeken Yıldırım, "Bir sürü terör örgütü var, bir gün biri çıkıyor sonra onu yok ediyorsunuz, başka bir kısaltma isimle bir başkası daha çıkıyor. Dolayısıyla ne kadar kılık, isim değiştirirse değiştirsinler icraatları, yaptıkları alçaklık değişmiyor." diye konuştu.

Yıldırım, görüşmede, terörle mücadeleyi anlatma fırsatı bulduklarını, bu konuda da Suriye başta olmak üzere Irak'ta ve bölgede, DEAŞ başta olmaz üzere her türlü terör örgütüne karşı daha fazla iş birliği yapılması gerektiği konusunda tam bir mutabakat sağladıklarını bildirdi.

'Ellerini taşın altına koysunlar'

Bölgedeki Fırat Kalkanı Operasyonu ile 2 bin metrekarelik alanın DEAŞ'tan temizlendiğini anımsatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'deki göçmenlerin bir kısmı, 40 bin- 45 bin kadarı tekrar döndüler, köylerine, evlerine yerleştiler. Tekrar hayata tutunmaya başladılar. Bunun aslında bütün Suriye'de, bütün Irak'ta olması lazım. Bunu nasıl sağlayacağız? Bir kere DEAŞ'ı oradan tamamen yok edeceğiz. YPG'yi, PYD'yi bunlar PKK ile aynıdır, isimleri farklı olabilir ama bu terör örgütlerini bölgeden temizleyeceğiz. Burada Suriye'de siyasi çözüm, kalıcı barış sağlanacak. DEAŞ'tan Irak temizlenince oralarda da huzur gelecek ve böylece insanlar evlerine dönecekler.

Bölgesel sorunları çözmek oradaki sorunlardan kaçanlara kapıları kapatmakla olmuyor. Neticede uluslararası camianın, BM'nin, bütün ülkelerin daha fazla gayret gösterip sorunlar büyümeden çözüm üretmeleri esas olandır. Bu konuda biz uluslararası camiadan, dostlarımızdan şunu bekliyoruz, Türkiye'nin yükünün hafiflemesi için daha fazla ellerini taşın altına koysunlar. Takdir etmelerini takdir ediyoruz ama yetmez, yük almalarını da bekliyoruz."

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER