ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL15°C
Az Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Mayıs 2013 Cumartesi 00:28

"İhmal var mı teftişle göreceğiz"


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Şu anda Türkiye'de güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon en etkili dönemini yaşıyor. Hiçbir sorunumuz yok" dedi.

Atalay, Haber Türk televizyonunda yayımlanan Basın Kulübü programında soruları yanıtladı.

"Akşam saatlerinde Hatay'da bir patlama meydana geldi. Adi bir olay olarak haber merkezlerine bilgiler ulaştı. 10 kişinin öldüğü haberi var. Buna ilişkin yeni bilgi var mı-" sorusuna Atalay, şu cevabı verdi:

"Hatay'ın Altınözü ilçesi Tanışma köyünde patlama oldu. Ve maalesef yine 10 kişi hayatını kaybetti köyden. Olay basına yansıdığı gibidir. Jandarma bir ihbar üzerine köyde aramaya, kontrole gidiyor. Orada akaryakıt kaçakçılığı olduğu yönünde bir ihbar alıyor. Köye gidiyor aramaya ve bir binada bidonlar bulunuyor. Tam orada arama yaparken, oranın sahibi olan zat, 'ben burayı size aratmam' diye o bidonlardan birisini deviriyor ve yakıyor. Böylece orada yangın ve patlama meydana geliyor. Maalesef köylülerden orada toplanan, çoğuda akrabası... Kendisi de ağır yaralı zaten. Kendisi bir ambulans uçakla Ankara'ya getirildi zannediyorum şu saatlerde. Arama yapan jandarmalardan da hafif yaralılar var, ağır değil. Böyle bir olay yaşamış olduk. Tabi Hatay'da oluşu, üst üste oluşu birkaç gün önce Reyhanlı'da acı bir olay yaşamıştık."

"Hatay'dan bugün gün içerisinde önemli bir bilgi geldi. Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürü görevden alındı. Diğer taraftan saldırıya karışan 3 kişinin daha yakalandığını haber aldık. Özellikle İlçe Emniyet Müdürü'nün görevden alınmasıyla bilikte Başbakanın ABD'ye gitmeden önce yaptığı bir açıklama geldi aklımıza. 'İstihbarat konusunda bir sıkıntı yok ama Emniyet ve MİT arasında bir kopukluk olabileceği' şeklindeydi bu açıklama. Acaba bugün Reyhanlı'da yaşanan bu görevden alma olayını Başbakanın yaptığı açıklama bağlamında mı değerlendirmeliyiz-" sorusuna Atalay, "Bir anlamda bunun içindedir tabi ama çok öyle hemen irtibatlamamak lazım. Bir soruşturmanın sonucu değil, çünkü daha soruşturma yapılmadı" cevabını verdi.

Böyle olaylarda tedbiren, oradaki soruşturmanın daha iyi yürümesi, olayla ilgili daha etkili çalışmanın yapılabilmesi için bu tür idari tedbirlerin alınabileceğini ifade eden Atalay, Valinin takdiriyle bir tasarrufta bulunulduğunu söyledi.

Olayla ilgili Başbakanlık Teftiş'i görevlendirdiklerini, İçişleri Bakanlığından da teftişlerin katılacağını belirten Atalay, Reyhanlı'daki olay ve öncesiyle ilgili herhangi bir ihmal, aksama, görevini zamanında gerektiği gibi yapmama, istihbarat raporlarıyla ilgili bir sorun var mı bunların araştırılacağını kaydetti.

Buna ön yargılı olarak bakılmaması gerektiğini, idarenin içinde böyle şeylerin olabileceğini ifade eden Atalay, bir yerde spekülatif haberler, basına yansıyan bir şeyler veya endişe varsa mutlaka bir soruşturma yaptırdıklarını dile getirdi.
    
"İhmal var mı teftişle göreceğiz"
    
"Daha önce de İçişleri Bakanlığı görevi yaptınız. Göreviniz sırasında da emniyetle istihbarat arasında bir kopukluk yaşamış mıydınız-" sorusu üzerine Atalay, "Buna benzer, illa iki kurumu ilgilendirmese de olaylarla ilgili mutlaka teftiş görevlendirdiklerini söyledi.

Teftiş görevlendirmenin orada büyük sorunlar olduğu anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Atalay, güvenlik birimlerinin peşinen suçlanmaması, haksız yere yargılanmaması gerektiğini ifade etti.

Atalay, idarenin, bir olayla ilgili "bir şey var mı yok mu" teftişle öğrendiğini belirtti.

"Teftiş çalışması ne kadar sürer" sorusuna Atalay, "Çok sürmez" karşılığını verdi.

Geçmişte İçişleri Bakanlığı ve şu anda Başbakan Yardımcısı olarak güvenlik konularından sorumlu Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun başkanlığını hatırlatan Atalay, günde değişik istihbarat kurumlarından çok fazla bilginin kendilerine ulaştığını, bu bilgileri değerlendirdiklerini kaydetti. Atalay, "İcracılar için bazen bunun hepsi bir araya geldiğinde, yani hemen o gün çok acil harekete geçmeyi gerektirmeyecek bilgi yığını da oluşabilir önünüzde" dedi.

"Bu bilgi yığınından dolayı mı, yani önünüze çok fazla bilgi geldiği için mi patladı acaba-" sorusuna Atalay, "Hayır" cevabını verdi.

Olay günü Hatay'a ilk gidenler arasında olduğunu belirten Atalay, "Orada belli bir istihbari bilgi akışı var. Ama son gelen biraz daha tabi somuta yakın bilgiler. Son akşam zaten geliyor. O çalışmalar içinde her şey tabi önlemek de kolay değildir" diye konuştu.

"MİT ve polisin bu konudaki istihbarat bilgileri paralel mi-" sorusuna Atalay, "Kopukluk görmemek lazım. Kurumlar arasında sorunlar var anlamında bir kopukluk görmemek lazım. Bazen herkes insandır orada ihmaller olabilir. İhmaller var mı yok mu onu da bu teftişle göreceğiz" cevabını verdi.
    
"Koordinasyon en etkili döneminde"
    
"MİT bünyesinde oluşturulan koordinasyon merkezi aslında bu tür sorunların ortadan kalkması için bir işlevsellik arz etmeli. Şu ana kadar o merkez bekleneni veremedi mi- Yoksa oranın işlevsel bir sorunu mu var-" sorusu üzerine Atalay, "Yok, orası da yürüyor. Biz koordinasyonda problem görmüyoruz. Bu koordinasyonu yürüten birisi olarak bunu söylüyorum. Şu anda Türkiye'de güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon en etkili dönemini yaşıyor. Hem bir araya gelip paylaşma hem bilgileri paylaşma olarak. Doğrusu çok iyi bir dönemi yaşıyoruz. Orada hiçbir sorunumuz yok" dedi.

İstihbari bilgilerin birçok olayı önlediğini ancak bunların duyulmadığını belirten Atalay, bir tanesinin önlenememesinin büyük bir olay olarak ortaya çıkabileceğini ve bilançosunun da çok ağır olabileceğini söyledi.

"En etkili dönem yaşanıyor dediniz ama nasıl oluyor da böylesine büyük, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük patlamalarından birisi meydana geliyor-" sorusuna Atalay, "Bu patlatmayla, özellikleriyle ilgili, meydana geldiği bölge ve orada yaşananlar olarak çok farklı bir dönemi yaşıyoruz. Çok farklı bir süreci yaşıyoruz. Ortada yaşadığımız Suriye olayı var" cevabını verdi.
    
"Olay bütün boyutlarıyla aydınlandı"
    
Suriye sınırının Türkiye tarafında yaşayan sınır illerinde yaklaşık 200 bin sığınmacının bulunduğunu belirten Atalay, 100 bini aşkın sığınmacının da şehirlerde yaşadığını kaydetti.

Olayları meydana getirenlerin Suriyeliler olmadığını ifade eden Atalay, bugüne kadar gözaltına alınanların ve tutuklamaya sevk edilenlerin tamamının Türkiye vatandaşı ve Hataylı olduğunu söyledi.

"Suriye istihbaratıyla irtibatlı şeklinde bir ifade kullandınız" denilmesi üzerine Atalay, "Evet, Suriye'ye sık gelip giden, orayla irtibat içinde... Ama hepsi Hataylı vatandaşlardır" karşılığını verdi.

"Hataylı vatandaşlar dediğiniz o grubu açıklayacak mısınız-" sorusuna Atalay, "Tabi onlar açıklanacak. Daha isimleri bile açıklamıyoruz. Bugün önde gelenlerinden birisi yakalandı. Diğerleri de kesin tespit edildi. Bütün bu olayda yer alan, her safhasında aracı taşıyan, satın alan, patlayıcıları yerleştiren ve benzeri aslında olay bütün boyutlarıyla aydınlanmış oldu" cevabını verdi.

Buradaki olayın kurumlar arası koordinasyon eksikliği gibi algılanması gerektiğini vurgulayan Atalay, geçmişte koordinasyonun çok iyi sağlanmadığı dönemlerin olduğunu, ilk İçişleri Bakanı olduğu dönemde bu tür zorlukların bulunduğunu söyledi.

Atalay, son dönemde bütün kurumlarla en üst seviyede koordinasyonu ve etkili işbirliğini en iyi şekilde sağladıklarını ifade etti.
    
"Suriyelilere saldırı olmadı"
    
"Olay bütün yönleriyle aydınlatıldı dediniz. Olay bütün yönleriyle aydınlatıldıysa, bu grup ve irtibatını kamuoyunun bilmesi gerekmiyor mu-" sorusuna Atalay, "Kamuoyunun bilmediği çok şey yok ama bizim bir hassasiyetimiz vardı. Daha güvenlik safhasında, sadece 4 kişi yargı safhasına geçti, tutuklandı. Bugün 4 kişi daha tutuklanmak üzere sevk edildi. Dolayısıyla bizim hassasiyetlerimiz; henüz yakalanmayanlar var birkaç kişi. Değişik roller almış yakalanmayanlar var" cevabını verdi.

İdare, emniyet olarak pek çok noktayı tamamladıklarını ancak yargının da bunu değerlendireceğini belirten Atalay, yakalanması gerekenlerin de yakalanması ve tutuklanmasından sonra ortaya bilgi verilebilecek bir tablonun çıkabileceğini kaydetti.

"Aranan vatandaşlar da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Hatay'da mı-" sorusu üzerine Atalay, "Evet, hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ama Suriye'ye çok sık gelip giden, irtibatları bilinen kişiler" dedi.

"Patlama sırasında MOBESE kameralarının çalışmadığı söylendi, bütün kameralar aktif miymiş-" sorusuna Atalay, "Evet, benim aldığım bilgiler böyle. Araçların gelişi, girişiyle ilgili görüntüler var elimizde" karşılığını verdi.

"Patlama sonrasında bazı Suriye vatandaşlarının linç edilerek öldürüldüğü iddiası var" denilmesi üzerine de Atalay, böyle bir iddianın hiçbir veri olmadan ileri atılmasının yanlış olduğunu söyledi.

Olayın ardından kısa süre içinde bölgeye gittiklerini, çalışmaları yerinde yürüttüklerini belirten Atalay, olay olduktan sonra, yönlendirme sonucu, Suriyelilere yönelik bir tepkinin meydana geldiğini, bazı arabaların taşlandığını ancak, kişilere dönük bir şeyin yaşanmadığını ifade etti.
    
"Esed'e destek için yapılmış olaydır"
    
Bazı gazetelerde "halen kayıp olanların ve ailelerince bulunamayanların" olduğunun yazıldığını belirten Atalay, patlamada çok zarar gördüğü için halen kimliği tespit edilemeyen, adli tıp ile belirlenmesi gereken cesetlerin bulunduğunu söyledi.

Ölü sayısının 51 olduğunu, bir artış yaşanmadığını ifade eden Atalay, Suriyelilere karşı Reyhanlı içinde bir saldırının olmadığını kaydetti.

Reyhanlı'da taziyelere gittiklerini, erken zamanda vardıkları için birilerinin provokasyonunu önlediklerini dile getiren Atalay, "Hükümet, o süreci aslında baştan sona iyi yönetti" dedi.

Patlamanın Reyhanlı gibi Suriyelilere en fazla sahip çıkmış bir yerde yapılmasının bir sebebinin de Suriyeli sığınmacılara karşı tepki getirmek olduğunu kaydeden Atalay, "Bu patlama ve patlamadaki Suriye istihbaratıyla işbirliği, patlayıcılar oradan geliyor büyük oranda. Onların da izleri sürülüyor şu günlerde. Yani Esed'e destektir bu, yani Suriye'nin şu andaki zalim diktatörüne destek vermek için yapılmış büyük bir olaydır bu. Bunun böyle ismini koymak gerekir" diye konuştu.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER