ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL21°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Aralık 2013 Çarşamba 17:55

Hükümet sessizliğini bozdu

Hükümet sessizliğini bozdu

Gözler bu açıklamaya kilitlendi. Hükümetten yolsuzluk ve rüşvet soruşturması ile ilgili ilk açıklama...


Hükümet, yolsuzluk ve rüşvet soruşturması ile ilgili sessizliğini bozdu.

Dünkü operasyon ve sonrasında yaşanan gelişmeler sebebiyle gözler AK Parti'den gelecek açıklamadaydı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hükümet adına beklenen açıklamayı yapmak üzere kameralar karşısına geçti.

İşte Arınç'ın açıklamalarından satır başları;

- 3 Bakanımızın oğlu emniyete götürüldü. Halk bankasının müdürü ve eşi emniyete götürüldü. 51 kişi soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

- Soruşturma kapsamında 3 bakanımızın çocuklarının ismi dile getiriliyor, onun dışında bazı iş adamlarının ismi geçiyor, bazı bürokratların da gözaltında olduğu ifade ediliyor. Soruşturmanın kapsamı, gözaltı süresi ve delilerin tam olarak toplanması için bu soruşturmalara yardım için iki Cumhuriyet savcısı daha görevlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen cumhuriyet savcıları memurları soruşturmaya yönelik görevlendirilmiştir.

- 1 belediye başkanımız vardır bazı bakan arkadaşlarımızın çocukları bürokratlar bazı inşaat firmalarının isimlerinden bahsedilmektedir. Rüşvet, kara para aklaması gibi olaylardan bahsedilmektedir. Rutin işlemdir. Emniyet Genel Müdürlüğü bir açıklama yaptı. Görev yerlerinin değiştirilmesi ile ilgili açıklama yapılmıştır.

- Bu sırada emniyet genel müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı. Basında yer alan emniyet personelinin yerlerinin değiştirilmesiyle ilgili şu açıklama yapılmıştır. "Haklarındaki görevi kötüye kullanma iddialarıyla ilgili yerleri değiştirilmiştir." Bu da basına aksetmişti.

- Üçüncü bir açıklama HSYK tarafından yapıldı. Burada da Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevleri anlatılıyor. Yani terörle mücadele kanunun 10’ncu maddesine bakanlar hariç, yetki ve görevlerinin tespitine ilişkin, o yer cumhuriyet başsavcısına ait olup kurumumuzun bir yetkisi bulunmamaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da savcıların görevlerinin başında olduğu, gözaltı sürelerinin dolmadan ifadelerinin alınması için iki savcının daha görevlendirildiğini söylüyorlar.

- Son açıklama Ankara Valiliği'nden yapılmış. Validen izin almışlar isim vermemişler başlıklı haberlerinin yalan olduğunu ifade ediyor. Bu haberlerin başka illerden gelen polis amir ve memurlarının il valileriyle görüşmeleri mümkün değildir deniyor. Çıkan haberlerin yalan ve maksatlı olduğunu ifade ediyorlar.

- Buna bir adli operasyon, yargı süreci başladığını da ifade etmeliyim. Bu konuda hükümetimizin görüşü 11 yıldan bu yana değişmemiştir. Partimiz henüz kurulma aşamasındayken, biz siyasetin yozlaştığı bir noktadaydık. Siyasetçilerin yolsuzluklarla ilişkileri konuşuluyor ve başarılı sayılmıyordu.

YOLSUZLUKTAN YANA TAVIR ALMAMIZ BEKLENMESİN

- Bu 3Y yolsuzluklar, yasaklardı. Bizi güvenle destekleyen halkımız bizi desteklemiş ve onaylamıştır. Geldiğimizden bu yana mafya ve çete örgütleri yargının önüne çıkarılmıştır. Pek çoğu dağıtılmıştır. Resmi kayıtlarda sayısının 55 olduğunu biliyoruz.

-Elbette kararları hakimler savcılar vermektedir. Yakalanmalar gözaltılar yargı süreci içinde değerlendirilmektedir. Bizim görevimiz nedir? Geçmişte olmayan tek şeydir. Siyasi irademiz güçlüdür. Yolsuzuk yapanların kökünü kazımak üzere dimdik ayakta durmuştur.

"HÜKÜMET YARGI SÜRECİNİN ARKASINDADIR"

- Bugüne kadar yapılanları şerefle anlatan hükümetimizin yolsuzluktan yana tavır almasını hiç kimse beklemesin. Bunu şu sözlerimle tamamlayayım, eğer bir rüşvet kara para aklama söz konusu ise bunu yargı en iyi şekilde aydınlatmalıdır. Başka olaylarda yargının yanında yer tutan hükümetimiz, bu konda da da yargı sürecinin her zaman arkasında duracaktır.

- İsimler kim olursa olsun, o kişilere ne kadar yakın olursa olsun, geçmişte veya bugün hükümetimizle ne kadar iyi ilişkilerde bulunduğu farkedilsin, bizim nazarımızda herkes nötrdür. Yargı sürecinin vereceği karara her zaman saygılı olacağız. Engelleyecek bir çabanın içinde olmayacağız. Yargı bilmeli ki, her konuda desteği yargımızın arkasında olacaktır.

MUHALEFETE İNSAFLI OLUN MESAJI

- Hükümet üyelerinin isimlerinin geçtiği, yakın ilişkide olduğu gibi iddialar bizi ilgilendirmiyor. Bu iddiaların gerçekliği kısa zamanda ortaya çıkarılmalıdır. Bu konuda muhalefete bir cümle söylemek istiyorum. Elbette hükümeti eleştirmek, yıpratılmasını istemek, önümüzdeki mahalli seçimlere kırık bir şekilde gitmesini istemek, bu olay sebebiyle tersine döndürmek isteyebilirler. Muhalefetin meşru hakları vardır. Bu olay bugüne kadar cereyan etmiş pek çok olayda olduğu gibi dikkatle takip edilmelidir. Ama peşin hükümle karar vermek, masumiyet ilkesini bertaraf etmek, henüz ispatlanmış hiçbir şey yokken, basına ve internet medyasına servisle vakit geçiriliyorken, peşin hüküm vermesinler.

- Bu yolsuzluk iddiasının süratla araştırmasını isteyebilirler, hükümetin tavır almasını isteyebilirler. Ama ne bakanlarla, ne de kişilerle ilgili peşin hükümle suçlama noktasına gitmek, hükümeti sorumlu tutmak doğru bir davranış olamaz. İnsaflı olsunlar.

ADLİ YARGILAMAYI ETKİLEMEK SUÇTUR

Biz hükümet olarak daha dosyada neler olduğunu bilmiyoruz. Bize bunları getirin deme imkanından da mahrumuz. Onlara konulan altyazılar, iş adamların, sanatçıları suçlayacak bir psikolojik savaşın içine sokmak hukuki değildir. Adli yargıyı etkilemek de suçtur.

Bize düşen sabırla ama bir an önce de yargının elindeki delillerle, adil yargılama süreci sonunda da burada ne var, kim neyle suçlanıyor, deliller yeterli midir bu konuda bir karar verilmesidir.

Bir soruşturma süreci var. Gizlidir ama bu sürece uyulmuyor. Ne muhalefet ne basın ne de siyasetçiler uyuyorlar. Lütfen insanları karalamayın. Bir insan kesin hükümle mahkum oluncaya kadar masum sayılır. Bu hukuk herkes içindir. Adalet herkes için yol göstericidir. Bizim beklediğimiz yargı sürecinin şeffaf süratle gerçekleştirilmesidir.

İÇİŞLERİ BAKANI'MIZIN OĞLUYLA İLGİLİ İŞARET VERMİŞLERDİ

Bu olayların bugün gerçekleşiyor olması ne anlama geliyor? Siyasi bir maksat olabilir mi? Müsaade ederseniz bu meseleye bakma hakkımız var. Çünkü üç dört gün öncesinden, dört beş ay öncesine kadar bu tür suçlamalarla bazı insanların karşı karşıya gelecekleri yazılıyordu. Emniyetten insanlar, güler mi ağlar mı, barış mı derken, İçişleri Bakanımızın oğluyla ilgili işaretleri vermişler.

BAZILARININ, BU KADAR ALÇALABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİŞTİK

Artık her şey bitti, savaşacağız. Herkes için kötü olacak. Şunlar bunlar tutuklanacaklardan, kasetler, fotoğraflar servise konacak tehditlerini biz de duyuyoruz. Bu kadar alçalabileceğini bazılarının, gerçekten düşünmemiştik. Saflığımıza verin.

BİRBİRİNDEN FARKLI İSİMLERİN BİR ARAYA GETİRİLMESİNİN AMACI NE OLABİLİR?

Bir tarafta meşhur bir sanatçıyla evli olan bir iş adamı diyelim, TOKİ’yle ilgili arazilerin şirketlere peşkeş çekildiği iddialar var, haksız kazanç temin ettikleri var. Birbirinden farklı isimlerin bir araya getirilmesinin amacı ne olabilir? Böyle bir şey görülmüş değil. 14 aylık bir dinlemeyle bu işin şimdi sonuçlandığı söyleniyorsa, aslında 6 ay önce dinlemenin kesildiği bugünün beklendiğini de duyduk.

BU İŞİN PLANLAYICISINI, AZ ÇOK BİLİYORUZ

Bu işin planlayıcısını, ne amaçla yaptıklarını az çok biliyoruz. Belki zamanı geldiğinde açıklayabileceğiz. Bu kadar kişi aynı yerde olmamışlar, niçin birini bir ay önce, iki ay önce, sabahın beşinde evlerine baskınlar yaparak bu işleri başlatıyorsunuz?

İÇİŞLERİ BAKANININ, OĞLUNUN GÖZALTINA ALINDIĞINI BASINDAN DUYMASI ACI BİR ŞEY

İkincisi nedir, bu işi yapanlar diyelim ki emniyetteki şube müdürleridir. Bir üstüne haber vermesi istenir. Arkadaşlar şube müdürünün başlattığı operasyondan başındaki müdürün, İstanbul Emniyet Müdürünün, Ankara Emniyet Müdür habersizdir. Haber verselerdi önlem alırlardı diyebilirsiniz. Arkadaşlar bir görev ifade ediliyor. En azından bir operasyon yapılacak. İsimleri gizli tutabilirsiniz. Bir içişleri bakanının, oğlunun gözaltına alındığını basından duyması kadar acı bir şey olabilir mi?

DEVLET İÇİNDE KÜMELENMİŞ ÖRGÜT SÖZ KONUSU İSE ORTAYA ÇIKARMAK BOYNUMUZUN BORCU OLSUN

Bu operasyon niçin bu zamanda bu eksikliklerle yapılıyor? Bazılarının daha olabileceği tehditler olarak savruluyor. Düşünün hükümeti yıpratmak için. Bizim en çok başarıyla gerçekleştirdiğimiz yolsuzluklarla ilgili kamuoyunun gözünden düşürmek için olduğunu biliyoruz. Bu işi yapanları bulacağız. Devlet içinde kümelenmiş bir örgüt söz konusu ise bunları ortaya çıkarmak boynumuzun borcu olsun.

SORU CEVAP

Halkbank Genel Müdürü de bunların içinde. Bazı siyasi çalışmaların olabileeğini söylediniz. Zaten bir kabine revizyonu bekleniyordu, yakın zamanda kabine revizyonu bekleyebilir miyiz?

Son rakamlarla verdiğim konuyu Adalet Bakanlığımızdan aldık. Orada 52 kişi, sadece birisi eşi serbest bırakılmış. Onun dışında 51 kişinin sorgulamasının yapılacağının bilgisini aldık. Kabine revizyonu. 15 günü geçti Bakanlar Kurulu yapmadığımız için. Son toplantıdan sonra aday olacak bakanlarımız olursa ayrılacak mı, devam edecek mi? YSK bakanların istifasına gerek yok dedi. Biz de istifa etmeleri gerekir demiştik. Ben sayın başbakanımızla o gün konuşmuştum. Kendisi de ocak ayından itibaren aday olarak çalışacaklarını, bakanlıktan ayrılacaklarını söyledi. Belki aralık sonu diye konuşmuş olabilirim. Şimdi ne düşünecek, nasıl karar verecek başbakanımızdan öğreneceğiz.

Bazı şube müdürlerinin görevden alındığını söylediniz. İsmi geçen bazı bakanların görevden alınması yada istifa etmesi gerekir mi? Görevden alınan 5 Şube Müdürü var. Görevi kötüye kullanmaktan dolayı görevden alındıklarını belirttiniz. Mali şube, terör ve asayiş şube müdürlerinin görevden alınma sebepleri nedir? Siz hükümet olarak herhangi bir müdahalede bulunulmayacağıı söylediniz. Gerek ek savcıların görevlendirilmesi, görevden alınmaların bir müdahale gibi algılanıyor?

Doğrusu hayret ediyorum. Kişiliğinize saygım olmasa farklı düşüneceğim. Yani emniyetle özel görevli arkadaş gibi soruyorsunuz. Siz Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamasını okudum. Gerek görmüştür. O mu gitti, bu mu gitti. Buna cevap vermek noktasında değilim. İkincisi bakanlar ne yapacak diye soruyorsunuz. Yakında görürsünüz. Bu konuyla ilgili kararı Başbakan verecek.

Turan Çolakkadı, yani bu işin en üstünde olan insan diyor ki, ama üç ayrı mesele var, memur olanlar da var, ona göre yargılama yapılıp yapılmaması konusunda iki tane savcı daha görevlendirildi diyor.

Bu operasyonun hükümeti yıpratmak için olduğunu belirttiniz. Devlet içerisinde bir örgütten bahsettiniz. Varsa. Bununla ilgili bir operasyon mu var? Soruşturmanın emniyet müdürlerinin, savcının adli kolluk görevlileri görevden alınarak zayıflatıldığını düşünüyor musunuz? Soruşturmanın görevden alınmalar nedeniyle zayıflatıldığını düşünüyor musunuz?

MİT’te, Emniyet Genel Müdürlüğü de bu konularda çalışma yaparlar. Biz emniyetçilerin, bunu alıp oraya onu alıp buraya getirmek değil. Buna benzer operasyonları değil, yani maksadın araştırılması için bir yapı varsa bunu ortaya çıkarmaktır. Bir ilin emniyet müdürü yapılacak işten haberdar değilse, özellikle bu yollar kesilmişse bu ne amaçla yapılmıştır? Bu yola niçin gidilmiştir diye araştırma yapılmasına ihtiyaç var.

Soruşturmanın 14 ay sürdüğü, bu süre zarfında başbakanın dahi usulsüz olarak dinlendiği iddiası var. Siz bir zirveye katıldınız. Buna ilişkin somut bir olgu var mıdır?

Bir zirve yapmış da değiliz. Bir taraftan muhalefet basın kamuoyu bir açıklama bekliyor. İlgili bakanları başbakanımız davet etti. Duyumlarımız ve elimizdeki bilgileri değerlendirdik. Yasa dışı dinlemeler araştırılacaktır. Başbakanın kendi ofisindeki ve evindeki böceklerle ilgili daha evvel açıklama yapmıştı.

Çocukları sebebiyle soruşturmada ismi geçen bakanlar, istifa taleplerini ilettiler mi?

Toplantıda bu konuda ne konuşulduğunu söylemem. Ama yapılacak bir işlem varsa, biz sayın bakanlarımızı seviyoruz. Masum olduklarına inanıyoruz. Bir suça karışmışlarsa, çocukları konusunda onların da bir dahli varsa onları koruyacağımız anlamına gelmez. Ama siyaseten bize müsaade diyebilirler, başbakanımızın böyle bir talebi olabilir. Ne yapacaklarını yakın zamanda görürüz.

Bir banka genel müdürünün evnde, ve bakan çocuğunun evinde çıkan para miktarını ölçülü buluyor musunuz? Açıkladığınız kesimden bir cemaati anlayabilir miyiz?

Beş kere beş 25 elde var Ayten. Bu kadar laf söyledikten sonra siz cemaat mi var derseniz, cemaatle karşı karşıya getirecek bir anlam yüklemek doğru değildir. Cemaat temiz olduğunu, hizmetler yaptığını, başındaki insan söz konusu ise ona olan sevgimizin ne kadar büyük olduğunu her yerde söylemiş bir insanız. Eğer bir alçaklık söz konusu ise onlara hamletmek doğru olmaz. Bu sözlerimle cemaati hedef aldığım anlaşılamaz.

Emniyetin yaptığı açıklamanın iki boyutu var. Oradaki inceliğe bir daha dikkatinizi çekeyim. Birileri emniyette birilerinin tasfiye edildiğinden ısrarla bahsediyorlardı. Onlar başka yerlere atıldılar, bu operasyonu kendi üzerlerine alıp hükümeti hedef tahtasına alanlar vardı.

Para kutularından bahsediliyor?

Sizin bunu internette gördük herhalde değil mi? Sosyal medyada, ben henüz onun gerçeklik noktasını bilmiyorum. Savcı bey elindekileri bana göster imkanım yoksa, nasıl oluyorda bunlar internette yayınlanabiliyor? bu çirkin bir şey ayıp bir şey. Yayınlanması gerçekten suç olan bir konuda benim görüşümü almayın. Ben onun henüz gerçekliğinden bile emin değilim.

Para kutularından bahsediliyor. Polis kamera görüntülerin kaydedildiği yayınlandığı ifade ediliyor. Kamu bankası genel müdürünün evinde para çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiç aklıma gelecek bir şey değil. herhalde bankada toplanan mevduatı evine götürmüyordur. Aklıma Sinan Aygün geliyor. Orda da bir üç trilyon civarında bir para bulunmuştu. Kendisine iade edildi. Sayın Aygün bu konuda aklanmış sayılabilir. Burada da bir para makinası bilmem ne mizansen midir, parayı çok seviyor da sürekli sayım mı gerçekleştiriyor, şu yargı ne yapacaksa yapsın da biz de bu görüntülerin gerçek olduğunu anlayalım.

***

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti kurmayları parti genel merkezinde programda olmayan bir toplantı yaptı. Toplantıya sabah saatlerinde makamında bulunan Zafer Çağlayan da katıldı.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin 'Herkes görevinin başında' dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün akşam ''Ben olsam istifa edebilirdim'' demişti.

KAYNAK:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER