ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 04 Mayıs 2013 Cumartesi 00:04

"Hukuk içerisinde çözüyoruz, çözeceğiz"


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm süreciyle ilgili, "Kılıçdaroğlu ne derse desin, Bahçeli ne kadar bağırırsa bağırsın bu çıktığımız yoldan inşallah netice alıncaya kadar dönmeyeceğiz" dedi.

Arınç, CNN Türk televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kadar başarılı bir hükümetin geldiği noktayı terörü bitirme noktasında da göstermeye yemin ettiğini belirten Arınç, 4 ay içinde kimsenin aklından geçmeyecek bir noktaya gelindiğini söyledi.

Bir soru üzerine, süreci özetleyen Arınç, Öcalan'ın sözlerinin nasıl karşılandığının önemli olduğunu belirterek, "Niyet hayır akıbet hayır diye yola çıktık. Olmadık hakaretler ve tehditler alıyoruz ama her şeye rağmen bunu başarmayı ümit ediyoruz" diye konuştu.

Arınç, gelinen noktada Öcalan'ın talimatının olumlu karşılandığını ancak Karayılan'ın kendi iç politikaları sebebiyle Öcalan'dan farklı konuşmaya çalıştığını, hükümetin götürmek istediği süreci farklı mecralara doğru sürüklemek istediğini ifade etti.

Bunların hiçbirisinin hükümetin düşündüğü ve kabul ettiği şeyler olmadığını vurgulayan Arınç, "Bize düşen kendi düz çizgimizi takip ederek sadece bu ülkeden silahlarıyla beraber çıkmaları değil gittikleri yerde de silahı bırakmaları ve bu örgütün şiddetten, silahtan, eylemden arındırılmış hale gelmesi. Siz bana bunun tarihini soruyorsunuz. Bunun tarihi verecek noktada değilim" açıklamasında bulundu.
    
"Hukuk içerisinde çözüyoruz, çözeceğiz"
    
Süreçte gelinen noktanın hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine Arınç, Öcalan'ın Nevruz'daki sözlerinin Kandil tarafından kabul edildiğini, örgütün 8 Mayıs'tan itibaren ülkeyi terk edeceğini anımsattı.

Arınç, "Silahlı unsur dediğine göre silahlarıyla gidecekler. Nasıl gidecekler o bize ait bir konu. Biz onu kendi yetkilerimiz, sorumluluklarımız içerisinde hükümet olarak şüphesiz yine hukuk içerisinde kalmak suretiyle onu çözüyoruz, çözeceğiz. 8 Mayıs'tan sonraki çıkışlar gerçekten vadedildiği gibi mi olacak veya olmayacak onu ancak bu merhaleyi katettikten sonra görebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

Parlamentodan geçmesi zor talepler olduğunun belirtilmesi üzerine Arınç, "Ama düşünün silahlı geri çekilmenin bile bir kanunla olmasını istemişlerdi. Hatta o olmazsa çıkmayız diyorlardı. O yok ama çıkıyorlar veya çıkacaklar. Yani hükümet süreci yönetirken kendi doğrularıyla hareket ediyor ve olması gerekeni yapıyor. O istediği kadar orada ne söylerse söylesin. Söyledikleri mantıklı mı mantıksız mı bizi ilgilendirmez. İstihbarat örgütümüz o sözlerin ne anlama geldiğini söyler biz ona göre çalışmamızı yaparız. Bir defa şu silahlı unsurların Türkiye topraklarını terk etmesi önemli bir merhaledir. Bunun bitişini beklememiz lazım" ifadelerini kullandı.

"Eylemciler eyleme karışmış olanlar, karışmamış olanlar topluma tekrar nasıl kazandırılır orada da hukuk işleyecek. Eylem yaptıkları bilinen, öldürme, patlama olaylarının failleri için buyur gel başımızın üstünde yerin var diyecek halimiz yok" diyen Arınç, "Etkin pişmanlık zaten var. Onun dışında bizim kendi kayıtlarımızda iddianamelerle fail olarak bildiğimiz insanların Türkiye'ye gelmesi halinde yargılanması şüphesiz söz konusu olacak" açıklamasında bulundu.

Arınç, lider noktasında olanların Türkiye'ye gelmeyecek şekilde nereye, hangi ülkeye gideceklerinin ayrı bir çalışma konusu olduğunu belirtti.

"Karayılan'ın başka ülkelere gitmesi silah bıraktıktan sonra" denilmesi üzerine Arınç, "Elbette onu söylüyorum. Topluma kazandırma noktası varsa veya çok arzu ettikleri şekilde siyaset yapma iddiaları varsa siyaset yapan insanlardan memnun oluruz zaten 40 yıldır söylediğimiz o değil mi şiddet olmasın, silah olmasın" diye konuştu.

İfade özgürlüğüne inandıklarını ve bütün düşüncelerin siyasetle ortaya konulması gerektiğini belirten Arınç, BDP'li veya diğer siyasetçilerin en aykırı konuları rahatlıkla konuşabildiğini söyledi.

Arınç, "Siyaset yoluyla bunu talep edeceklerse, 'buyurun parlamento orada, gidin milletin önüne aldığınız oy kadar gelin parlamentoda konuşun' denebilir ama cinayet işlemişlerse, eylemleri görülmüş ve bilinmiş ve bununla ilgili bir yargı süreci varsa bu yargı sürecinin dışına çıkmak şu anda mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Bülent Arınç, herkesin siyaset yapma hakkı olduğunu vurguladı.
    
Tutuklu milletvekilleri

"Birkaç defa onları özledim diyerek yine kamuoyunun sizden bekleyeceği anlayışı, kapsayıcılığı gösterdiniz. Şu anda cezaevinde duruyorlar. Şimdi önümüzde bir örnek var. Sayın Tayyip Erdoğan'ın demokratik yolunun açılmasında Baykal'ın katkısı var. CHP'nin katkısı var. Tutuklu milletvekilleri konusunda bir jest yapmak size düşmüyor mu" sorusuna Arınç, "yaptık" karşılığını verdi.

Kişiye özel bir kanun çıkarılmadan genel hükümler çerçevesinde bu konunun çözülebileceğini belirten Arınç, 3. yargı paketinde önemli düzenlemeler getirildiğini ama yargının buna uymadığını ifade etti.

Arınç, CHP'nin ısrarla konuyu hükümetin meselesi olarak görmesini eleştirdi.

Sadece dokunulmazlıkların yeniden belki dikkate alınmasıyla konunun çözülebileceği düşüncesini dile getiren Arınç, "Buna hazır mıyız" denilmesi üzerine, "Biz hazırız da anayasa komisyonunun bu meseleyi çözmesi lazım" dedi.

Hükümet olarak "şu anayasa değişiklikleri yapılırsa iyi olur" dedikleri 6-7 madde olduğunu ancak bu konuların yeni anayasa yapılırken dikkate alınmasını öngördüklerini ifade eden Arınç, bunun gerçekleşmediğini, dokunulmazlıkta da böyle düşündüklerini kaydetti.

Arınç, "Milletvekillerinin önceden, sonradan işlediği suçlar, tutuklanıp tutuklanmama konusunu içerisine alacak basit bir dokunulmazlık tarifinin burada yapılması çok zor değil. Bu konuda partiler rahatlıkla anlaşabilirler ama onların talepleri de tek başına gelsin diye ben duymadım. Herkes anayasa içerisinde bu mesele çözülecek diye bekliyor" şeklinde konuştu.

Arınç, konunun 4 partinin de bir araya gelerek bir an evvel çözmesi, tarifi yapması gerektiğini söyledi.

Yeni anayasadan ayrı olarak dokunulmazlık konusunda değişikliğe açık olup olmadıkları yönündeki soruya Arınç, "Ben şahsi görüşümle bir neticeye gidemem ama dokunulmazlığın yeniden tarif edilmesi ve sınırlandırılmasını Meclis başkanlığım zamanından beri söylüyorum" dedi.

Arınç, şahsi fikrini paylaştığını belirterek, "Bütün bunları yine gruplarla bir araya gelmek suretiyle sadece bu maddeye yönelik değişiklik yapalım mı derlerse oturup konuşuruz" ifadesini kullandı.

Bülent Arınç, "Başbakanımız buna tamamen kapalı değil ama hukuken bu mesele nasıl çözülecek bunun teklifini bekledi aylarca. Biz böyle bir teklifi CHP'den de MHP'den de almadık. Ama sizin ortaya koyduğunuz mesele yeni bir konudur. Bu konuda bir mutabakat oluşursa bir talep olursa biz her konuda her zaman bu işleri görüşmeye hazırız" değerlendirmesinde bulundu.
    
"Türkiye'nin önemini gösteriyor"
    
Yurt dışına çıkacak teröristlerin silah bırakmalarına yönelik soru üzerine Arınç, sürece ilişkin bütün çalışmaların dikkatle ve özenle yapıldığını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin ziyaretlerinin önemli olduğunu belirten Arınç, Türkiye'nin talepleriyle ilgili olumsuz tavır takınmamasını da başarı olarak gördüğünü söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın ABD'de en üst düzeyde karşılanacağını, ABD Başkanı Barrack Obama'nın özel misafiri olarak kabul edileceğini dile getiren Arınç, bu ziyaretteki görüşmenin tam gün olacağını kaydetti. Arınç, bunun Türkiye'nin önemini yansıttığını vurguladı.

"Şüphesiz bu işlerde ABD'nin de etkin dış politikası mutlaka rol oynayacaktır" diyen Arınç, ABD'nin dış politikasında Türkiye ile hareket etmesinin Irak ile de yakından ilgili olduğunu söyledi.

Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin ülkesini parçalamaya götürdüğünü ifade eden Arınç, "Dolayısıyla Maliki üzerindeki etkisi hem Irak'ı kurtarmaya yeter. Hem de Türkiye ile Irak ilişkilerini daha güçlendirir" dedi.

ABD'nin Suriye konusundaki tavrının önemine işaret eden Arınç, İsrail-Türkiye ilişkilerindeki normalleşmenin de bölge barışı üzerinde olumlu etkileri olacağını düşündüğünü aktardı.

Arınç, İran'ın Suriye'ye desteğinin ise Türkiye ile ilişkileri "limoni" hale getirdiğini ifade etti.

Türkiye'nin her ülkenin toprak bütünlüğünden yana olduğunun altını çizen Arınç, "Dış politikada şüphesiz Avrupa ülkeleri de çok önemli. Almanya'sından Fransa'sına kadar. Onların tavırları son çözüm süreciyle olumlu yöne evrildi. Bu bir başarıdır bence" dedi.

Arınç, AB konusundaki gelişmelerin de ümit verici olduğunu söyledi.

Bugün iki sevinilecek olay yaşandığını belirten Arınç, bunlardan birinin yeni havaalanı inşaatının 22 milyar avroluk rekor bir ihale olduğunu kaydetti.

Bugün 50 yıl sonrasını gören bir iş çevresi olduğunu ifade eden Arınç, ekonominin iyi olmasının Türkiye'nin itibarını farklı noktalara taşıdığını dile getirdi.
    
"Biz vatansever insanlarız"
    
"Kandil terör örgütünün silahlı yönetim merkezi olarak devam edecekse tehdit sürecek demek değil midir" şeklindeki soru üzerine Arınç, süreçte hükümete güvenilmesini istedi.

Arınç, "Biz vatansever insanlarız, ülkesini, milletini seven insanlarız. Biz teröre düşmanız. Terör örgütünün başındaki insanlarla da kavgamız var. Hepimiz suikastlerden, tehditlerden geliyoruz. Biz bu ülkenin hayrına olmayacak hiçbir şey yapmayız. Bize yüzde 50 seçmen güveniyorsa biz o seçmenin oy vermese bile bu hükümet 11 yıldır çok güzel şeyler yaptı diye takdir eden insanların desteğini arkamıza aldık. Elde var bir. İkincisi 75 milyonun şu anda yüzde 68'i de, 58'ler bitti, yüzde 68'i de bundan başka çaremiz yok, çözüm sürecine ümit bağladık diyorlar. Elimizde bu var. Bize güvenin kardeşim. Bize güvenin ama bize de yol gösterin. Bize doğru eleştiriler getirin, bizi sorularınızla teşvik edin. Yolumuzdan döndüremeyeceğiniz çok açık. Kılıçdaroğlu ne derse desin, Bahçeli ne kadar bağırırsa bağırsın bu çıktığımız yoldan inşallah netice alıncaya kadar dönmeyeceğiz."

Türkiye'de 4 aydır can yakan bir eylem olmadığının altını çizen Arınç, şehit ailelerinin, gazilerin teröristlerin cezalandırılmasını istediğini ayrıca bu işe çözüm bulunmasını istediklerini anlattı.

İlk isteği yerine getirdiklerini belirten Arınç, şimdi ikincisini yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Arınç, 2011'de bin 200, geçen yıl da bin 300 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek, "Rakam vermekle mutlu olmuyorum ama bir gerçeği ifade etmek istiyorum" dedi.

"Verdiğiniz rakamlar PKK'nın niye bunu kabul etmek zorunda kaldığının izahıdır" denilmesi üzerine Arınç, "Çok doğru" karşılığını verdi.

Terörle mücadeledeki başarıya karşın terörün bitmediğini belirten Arınç, "Çözüm süreci dediğimiz şeyde başarı olursa artık bundan sonra eylem olmayacak demektir" dedi.

Arınç, "Allah'ın izniyle güzel sonuçlar göreceğiz, 4 aylık sonuçlara baksınlar, gelecek için umutlu olsunlar. Ülke için en hayırlısını inşallah başaracağız" ifadesini kullandı.

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER