ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL13°C
Hafif Yağmur
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 18 Şubat 2013 Pazartesi 10:27

Her ay 5 bin kilometre yol gidiyorlar


Manisa Verem Savaş Dispanseri ekipleri, verem (tüberküloz) hastalarının ilaçlarını düzenli kullanması için her ay 5 bin kilometre yol katediyor. Sağlık Bakanlığı'nın Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulaması kapsamında sağlık ekipleri, haftanın beş günü il merkezi, ona bağlı belde ve köylerde 68 hastaya ulaşıyor. Her sabah saat 09.00'da ilaçlarla birlikte yola çıkan ekipler, her hastanın evine kadar gidip ilacını içiriyor ve imza atıyor. İmzalanan bu evrak, ay sonunda Sağlık Bakanlığı'na gönderiliyor. Verem tedavisinde kullanılan ilaçlar hastalara ücretsiz veriliyor.

Doğrudan Gözetimli Tedavi, verem hastalarının bütün tedavi sürecinde ilaçlarının her dozunu bir görevli ya da sorumlu kişinin gözetiminde içmesi ve bu durumun kaydedilmesi esasına dayanan bir tedavi şekli. Her hastaya özel bir tedavi planlaması yapılıyor. Yaşadığı yer, çalışma durumu, sosyal durumu ve benzeri özellikleri dikkate alınarak, ilaç içme yeri ve saati hastayla birlikte planlanıyor. Tedavi uygulayan gözetmen, hastanın bütün tüberküloz ilaçlarını içmesini gözlüyor, içerken de başında durarak emin oluyor. Birinci basamakta tedavi edilen her verem hastası, ayda bir kez Toplum Sağlığı Merkezi Tüberküloz Birimi tarafından kontrol ediliyor. Aylık kontrol için gelen her hastaya, DGT uygulamasıyla ilgili bir problem olup olmadığı soruluyor. Ortaya çıkan problemler, hastayla birlikte değerlendirilip çözümler bulunuyor.

Manisa Verem Savaş Dispanseri Sorumlu Hekimi Dr. Çiğdem Bayboğa, hastaların ilaçlarını kullanması için ev ziyaretlerine üç yıl önce başladıklarını söyledi. İl merkezinde 25, merkeze bağlı belde ve köylerde toplam 68 veremlinin evlerine her gün gittiklerini ve ilaçlarını içirdiklerini bildirdi. Bu hastalar için her ay 5 bin kilometre yol katettiklerini vurgulayan Dr. Bayboğa, böylece tedavilerinin düzenli yapıldığını ifade etti. Bu uygulamadan yatalak, çocuk, yaşlı, evinden çıkamayacak durumda olan, evi çok uzak olan ve tedavisinin evde devam etmesi uygun görülen hastaların faydalandığını aktaran Bayboğa, "Kayıtlı her tüberküloz hastası, mutlaka bir sağlık personelinin gözetiminde ilacını içiyor. Köyde sağlık personeli yoksa hastanın eline ilacı verip kendisinin içmesini istemiyoruz. Bu hastalarımız, bilhassa hafta sonları öğretmen, imam, muhtar veya aileden birinin kontrolünde ilacını içiyor ve imza atıyor. Gözetmen de hastanın ilacı içtiğine dair imza atıyor." dedi.

Uygulama sayesinde Manisa'da gitmedikleri belde ve köy kalmadığını belirten Çiğdem Bayboğa, "Hastalar daha da bilinçli hale geldi. Vereme bakış açısı değişti. 'Benim sağlığımla ilgileniyor, her gün takip ediyorlar.' diye düşünüyorlar. Kendileriyle ilgilendiğimizi görünce tedavileri daha düzenli olmaya başladı. İlaçlarını düzenli kullananlar sağlığına kavuşuyor, iyi oluyor. Ayrıca hastalığın aile içinde bulaşmasının da önüne geçmiş oluyoruz." şeklinde konuştu.

Şehir merkezinde oturan Yahya Akyıldız (77), 1970 yılından beri verem hastası. Verem Savaş Dispanseri ekipleri, Akyıldız'ın dört ilacını sekiz aydır evine götürüyor ve içmesini sağlıyor. Önceden ilacını hastaneye gidip aldığını ve günlerce hastanede yatmak zorunda kaldığını anlatan Akyıldız, "Verem Savaş Dispanseri ekipleri, ilaçlarımı eve getirerek beni büyük bir yükten kurtardı. Allah onlardan razı olsun. Uygulamadan çok memnunum." dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER