ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mayıs 2013 Cuma 19:32

"Halkın içinde olduğumu düşünürdüm"


 Akil İnsanlar Heyeti Marmara Grubu üyesi sanatçı Hülya Koçyiğit, "Hep de halkın içinde olduğumu düşünürdüm. Ama bu çalışma, halkı çok daha yakından, derinden anlamama katkıda bulundu." dedi.

Akil İnsanlar Heyeti Marmara Grubu Başkanı Deniz Ülke Arıboğan, Mustafa Armağan, Hayrettin Karaman, Hülya Koçyiğit, Mithat Sancar, Levent Korkut ve Ali Bayramoğlu, Bursa Hilton Otel’de sivil toplum örgütü temsilcileri ile gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

Mithat Sancar; demokrasi dersi sayılabilecek toplantılar yaptıklarını belirterek, her şeyi çözebileceklerine dair inancın gözlendiğini ifade etti. Bunun, sürece destek olup olmadığı sorusunun, bunun değeri karşısında önemsiz kaldığını belirten Sancar, çok farklı görüşten insanların 3 saat boyunca seslerini yükseltmeden, sözlerini bile kesmeden konuştuğunu, bunun demokrasinin toplumsal tabanda yerleşmesinin güzel bir örneği olduğunu kaydetti.

SANCAR: SÜRECİN UZATILMASINA GEREK YOK

Sancar, bir soru üzerine, görev yapacakları sürenin sonuna yaklaştıklarını, gitmedikleri 2-3 il bulunduğunu, oralara da gidip raporlarını yazacaklarını belirtti. Marmara Heyeti olarak, sürenin uzatılacağını sanmadıklarını, arzu da etmediklerini ifade Sancar, sürenin yeterli olduğunu, bu tür çalışmaların sürecinin uzatılması halinde veriminin de işlevinin de törpüleneceğini dile getirdi. Kararın da bir süreç olduğunun altını çizen Sancar, sürenin çok da güzel değerlendirildiğini vurguladı.

Grup Sekreteri Levent Korkut da süreçle ilgili başka sivil aktörlerin katkılarının da olabileceğini belirterek, "Esas olarak bir ihtiyaç analizini yazabilecek durumdayız şu anda. Bu, toplumun ihtiyaç analizi aslında. Çok değerli bir çalışma. Ama bundan sonra buna devam etmenin çok büyük faydası yok. İki ayda bunu toparlayabilecek duruma geldik." diye konuştu.

KOÇYİĞİT: HALKIN İÇİNDE OLDUĞUMU DÜŞÜNÜRDÜM

Hülya Koçyiğit ise kendisinin ülkede nereye gitse hep ilgi gördüğünü, alkışlandığını hatırlatarak, "Hep de halkın içinde olduğumu düşünürdüm. Ama bu çalışma, halkı çok daha yakından, derinden anlamama katkıda bulundu." dedi.

Bu süreçte bir çok insan hikayeleri ile karşılaştığını, gerçekten hakkı verilmemiş, hakkını ararken ne yazık ki işkenceye uğramış, şu ya da bu şekilde ötekileştirilmiş insanların olduğunu vurgulayan Koçyiğit, toplumun giderek bu süreç içerisinde belki bu son 30 yılda ayrıştığını, birbirinden koptuğunu, diyalog kuramadığını tespit ettiklerini dile getirdi.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER