ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL19°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Eylül 2013 Pazartesi 15:07

Günde 54 bin ton atık dökülen Van Gölü'nün kıyıları da işgal altında

Günde 54 bin ton atık dökülen Van Gölünün kıyıları da işgal altında


Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölü’ndeki kirlilik her geçen yıl biraz daha korkutur hale geliyor. Göl’de oluşmaya başlayan yosunlaşmanın kirlilik belirtisi olduğunu belirten uzmanlar, uyarılarda bulundu. Van gölünün, en çok belediyeler tarafından kirletildiğini söyleyen Van Çevre Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, belediyelerin Van Gölü'nü adeta katlettiğini belirtti. Kalçık’ın tespitlerine göre, Van Gölü’ne günde 54 bin 176 ton metreküp atık dökülüyor. Kalçık, Van Gölü sahillerini en fazla kanun koyucuların ihlal ettiğini ifade etti.

Doğu’da 1 milyondan fazla insanın havzasında yaşadığı Van Gölü’ndeki kirlilik bir türlü azaltılamadı. Gölün etrafında Van, Muradiye, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Tatvan, Gevaş ve Edremit gibi nüfusu fazla olan yerleşim yerleri bulunuyor. Bu yerleşim yerlerinin katı atıkları doğrudan veya dolaylı olarak göle akıyor.

Van İl Genel Meclisi Çevre Komisyonu Başkanı Ali Kalçık ve ÇEVDER Başkanı Ali Kalçık, İnsan Hakları Derneği, Türk Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği, Van Muhtarlar Derneği ve Gönüllü Çevre Birliği Dostları, Van Gölü’ndeki kıyı ihlallerine dikkat çekmek için tekne turu düzenledi. Kanalizasyon atıkları ile Van Gölü’ne en büyük zararı belediyelerin verdiğini söyleyen Kalçık, kıyı işgaline de dikkat çekerek Van Gölü’nün sahillerini işgal eden kurum ve kuruluşları tek tek gazetecilere gösterdi.

Van Gölü'nün kurtarılması için birçok kez çalışma yürüttüklerini söyleyen Van ÇEV-DER Başkanı Ali Kalçık, son olarak TMMOB, İHD ve ÇEV-DER tarafından 5 Haziran çevre gününde bir rapor hazırladıklarını ve hazırladıkları raporu valilik ve belediyeye verdiklerini belirtti. Kalçık, "Bu konuda hassasiyetlerini istedik. Gerçekten tanımı olmayan bir sorun yaşıyoruz. Bu sorun Van Gölü'nün kirliliği ile ilgilidir. Daha önceki Van Valisi Münir Karaloğlu ‘Van Gölü soframızdır. Gözümüz gibi bakmalıyız’ dediği Van Gölü'nün her gün tonlarca küp kanalizasyon atığı ile kirletildiği ve bunun da bir doyum noktası olacağını, daha önce üniversite tarafından hazırlanan raporlarda var. O raporlara da bakıldığında Van Gölü'ndeki vahşet gözle görülmektedir. Onun için insanların mutlaka ama mutlaka bu vahşete bir çözüm bulması gerekiyor." dedi.

"VAN GÖLÜ’NÜ EN ÇOK BELEDİYELER KİRLETİYOR"

Van Gölü'nün en çok belediyeler tarafından kirletildiğini söyleyen Kalçık, belediyelerin, Van Gölü'nü adeta katlettiğini belirtti. Kalçık, "Örneğin hangi belediyenin Van Gölü'ne ne kadar atık akıttığını şöyle sıralayayım; Van merkezde günde yaklaşık 30 bin 240 metreküp, Erciş Belediyesi 4 bin 320 metreküp, Gevaş Belediyesi bin 728 metreküp, Edremit Belediyesi 2 bin 160 metreküp, Çelebibağı Belediyesi 3 bin 24 metreküp, Tatvan Belediyesi 10 bin 800 metreküp, Ahlat Belediyesi 864 metreküp, Adilcevaz Belediyesi 2 bin 500 metreküp Van Gölü'ne kanalizasyon atığı akıtılmaktadır. Bu nedenle Van Gölü vahşice kirletilmektedir. Yani bu belediyelerin Van Gölü'ne günde 54 bin 176 metreküp kanalizasyon atığı akıtmaktadır. Böylesi vahşi tanımı olmayan bir durum ile karşı karşıyayız. Bu denizin kirlilikten kurtulması için azot ve fosfor artıracak şekilde arıtmaların yapılması gerekiyor. Bu arıtmaların yapılması çok da büyük paralar gerektiren bir şey değil. 150 milyon TL'ye bu sorunların tümü çözülmüş olur." ifadelerini kullandı.

"TAM OLARAK ÇALIŞAN ARITMA TESİSİ YOK"

Van Gölü çevresinde yaklaşık 1 milyon nüfus yaşadığını ve bu insanların atıklarının dolaylı yollarla göle döküldüğünü belirten Kalçık, "1 il ve 8 ilçe merkezinde tam olarak çalışan bir atık arıtan tesis bulunmamaktadır. Yani Van Belediyesi de olmak üzere sağlıklı bir arıtma tesisinin olmadığı sadece dinlendirme havuzları vardır. Geri kalan bütün atıkların hepsi hiçbir ayrıştırma olmadan Van Gölü'ne akıtılmaktadır. Her ekolojik ortamın bir taşıma kapasitesi olduğu gibi Van Gölü'nün de bir kapasitesi vardır. Bu kapasiteye kadar gelecek olan kirlilik yükü gölün doğan ekosistemi içerisinde gelen fazlalık kirlilik olarak kalacak ve göl her gün biraz daha kirlenecek. Van Gölü derinliği, yüksek rakımı ve içerisindeki maddelerden dolayı biraz daha avantajlı durumdadır. Ama bu şekilde kirletilmeye devam edilirse yakın bir zamanda Van Gölü'nü kaybedebiliriz. Van Gölü'nün kirliliği konusunda bir proje var aslında, YYÜ, belediye ve özel idarenin çevre mühendislerinin bir çalışması olmuş, hatta sorunun çözümü noktasında çözüm yolları da var." diye konuştu.

"KIYI KANUNU HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Düzenledikleri geziyle bir rapor daha hazırlanacağını aktaran Kalçık, hazırlanacak rapor 1-5 Ekim arasında Van İl Genel Meclisi'ne sunularak, çözüm önerilerinin konuşulacağını ifade etti. 4’üncü kez Van Gölü kıyısında kıyı şeridi ile ilgili çalışma yürüttüklerini söyleyen Kalçık, şunları ifade etti: “4 yıldan beri böyle çalışmalar yürütüyoruz. Bu yaptığımız çalışmalardan hiçbir sonuç alamadık. Yaptığımız çalışmalarda birçok yerde ihlallerin olduğunu tespit ettik. Birçok yerde de insanları engelleyecek şekilde kıyı şeritleri kapatılmıştır. Kıyı Kanunu biran önce hayata geçmeli ve bu hak ihlalleri ortadan kalkmalıdır. Kıyı Kanunu'nda dalgaların vurduğu yerden 100 metre ötesi tüm canlılara açık olmalıdır. Bu kanunu en çok kanun koyucular ihlal etmiştir. Yani kıyı şeridini en çok resmi kurumlar işgal etmiştir. Birçok kurum hem kıyı şeridini işgal etmiş hem de gelen vatandaşlardan ücret almaktadır. Kıyı şeridini işgal eden bu kurumların tüm kanalizasyon atıkları Van Gölü'ne akıtılıyor. 3 bin 621 kıyı şeridi komple kapatılmıştır. Vatandaşların hiçbir şekilde Van Gölü’nden yararlanma hakkı kalmamıştır." şeklinde konuştu.





















KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER