ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 27 Temmuz 2013 Cumartesi 23:52

Güler: Çözüm sürecini içine sindiremeyenler Türkiye’nin önünde ayak bağı oluyor


İşçileri Bakanı Muammer Güler, "Çözüm sürecini içine sindiremeyenler Türkiye’nin önünde her zaman bir ayak bağının bulunmasını, gelişmesinin ve kalkınmasının önünde mutlaka setler olmasını isteyenler vardır.” dedi.

Ak parti Mardin İl teşkilatı tarafından Erdoba Elagans otelinde verilen iftar yemeğine katlan İçişleri Bakanı Muammer Güler, iftara katılan davetlilere çözüm süreci Suriye’deki olaylar ve Mısır’da darbecilerin düzenlediği katliamı değerlendirdi.

Çözüm sürecini baltalamak için her türlü oyunu ortaya kayan karanlık güçlere karşı mücadele verdiklerini belirten işçileri Bakanı Muammer Güler, "Bu sürecin bir tarafındayız diyerek bir yandan demokratik hak taleplerini öne süren ama bir yandan da terörün argümanlarını tehdidin ve şiddetin bütün argümanlarını kullanmaya çalışanlarda var. Herkesi sorumluluğa davet ediyoruz. Bu süreç kendi dar ajandalarına mahkum etmek isteyenlerin süreci değildir. Böylesine bir davranış tarih önünde bölge insanın önünde büyük bir vebal altında kalacaklardır.” diye konuştu.

Geçmişten beri kalkınmamızda ayak bağı olan ve bölge insanını çok yakından ilgilendiren terör sorununu çözmek içinde büyük bir gayretin içinde olduklarını ifade eden Bakan Güler, şöyle konuştu: ”Biz bu sürecin riskli ve zorlu olduğunu biliyoruz. Ama hükümetimiz devletimiz ve halkımız bu süreçte samimi bir şekilde ve sorumluluk bilinci ile hareket ediyor. Bölge insanı barışın kardeşliğin huzur ortamının ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bunu da dalga dalga ülkenin her tarafına yansıtıyor. Elbette bu çözüm sürecini içine sindiremeyenler Türkiye’nin önünde her zaman bir ayak bağının bulunmasını, gelişmesinin ve kalkınmasının önünde mutlaka setler olmasını isteyenler var.”

Süriye’de yaşanan olaylara da değinen Bakan Güler, konuşmasına şöyle devam etti: ”Toprak bütünlüğü olan bir Suriye’den yanayız. Suriye’de halkın demokratik iradesini yansıtan bir yönetimden yanayız. Suriye’deki çatışmalardan kaçan kardeşlerimize tüm Türkiye olarak kucak açtık. Onları bu zor zamanlarında yalnız bırakmadık ve tabi ki yalnız bırakmayacağız. Bu bizim insanı İslami görevimizdir. Suriye’deki çatışma ortamını kendileri açısından tek taraflı bir oldubittiye dönüştürmek isteyenler eli kanlı rejimle ortaklık yapmış olurlar. Bu tür bir yaklaşım her şeyden önce Suriye’de yaşayan insanlara en büyük kötülüktür. Zaman zaman sınır güvenliğimizi tehdit eden çatışmalarda yaşanmaktadır. Türkiye olarak biz sınır güvenliğimizi tehdit edebilecek gelişmelere karşı her türlü tedbirleri almaktayız.“

Konuşmasında Mısır’da yaşanan katliamı kınayan Bakan Güler, ”Mısır’da demokratik seçimle iktidar olan bir yönetim askeri darbeyle indirilmeye çalışıyor. Bu kardeş ülkede maalesef çok üzücü olaylar yaşandı, yaşanmaya da maalesef devam ediliyor. Mısır’da yaşanan katliamı burada huzurlarınızda tekrar lanetliyorum.” dedi

Bakan Güler, ”Bu mübarek günde meydana gelen çatışmalarda hayatını kaybeden o insanlarında mutlaka dünyanın bu insanlara ses vermesini kulak tıkamamasını da buradan bekliyoruz. Mısırlı kardeşlerimizin maruz kaldığı bu insanlık dışı saldırılar gerçekten de vahimdir. Mısırda yaşanan katliamlardan darbeye karşı ilkeli bir duruş sergileyemeyen herkes sorumludur. Bugünlerde birlik ve berberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Küçük düşünceler kısır ajandalar peşinde koşmayı değil ortak gelecek ve ortak değerler üzerine inşa edilecek büyük bir Türkiye’yi hedefliyoruz.” İfadelerini kullandı

Gezi Parkı olayları da değerlendiren Bakan Güler, ”Mesele Gezi Parkı meselesi değil kardeşim, mesele çevre meselesi değil’ diyenlerin amaçlarının ne olduğunu bütün Türk milleti yakılan otobüslerde yaralanan polislerde dağıtılan kamu mallarında ve millet iradesinin kuşatılması için gösterilen gayretler ile açıkça ortaya koydu. Evet, bizde anlıyoruz mesele çevre meselesi değil. Mesele çepe çevre bir kuşatma meselesi. Meseleyi biz çözmesini bileceğiz. Zor oyunu bozar. O zorda sandıkta milletin iradesini dayatarak ortaya koyduğu zordur. Ne varsa millette vardır. Milletin istemediği bir şey olmaz. Bizde milletimizin başını öne eğdirecek bölge insanını mahcup edecek hiçbir yaklaşımın hiçbir hareketin içinde olmayız.” dedi.

Güler, “TBMM kapanmadan önce torba yasa ile ilgili çok önemli adımlar atıldığını, korucuların emeklilik haklarının, şehit aileleri ve gazilere getirilen yeni düzenlemeler ve köy ile muhtarlarla ilgili maaşlarının ve mali haklarına ilişki sorunların giderildiğini ifade ederek “Ak Parti hükümeti son 11 yıldır cumhuriyet tarihinin en reformist hükümeti olarak Türk tarihine adını yazdırdı. Geçmişte hayal bile edilinemeyecek, düşünülemeyecek önemli gelişmeler hükümetimiz tarafından gerçekleştirildi. Biz bunun adına sessiz devrim diyoruz. Bu sessiz devrimi gerçekleştiren de millet iradesidir. Birliğimiz beraberliğimiz hepimizin menfaatinedir. Hangi etnik kökenden olursa olsun bakın bu soframızı Metropolit Saliba Özmen de paylaştı. Düşüncelerimiz dini anlayışlarımız farklı olabilir. Binlerce yıldır bu topraklarda her etnik mensubu insan bir arada kardeşçe kendi inancını yaşayabildi. Herkes kendi dili ile konuşabildi meramını anlatabildi. Burada 8 çocuklu bir PTT memurunun oğlu olarak şu anda size İçişleri Bakanı olarak hitap etmenin onurunu yaşıyorum. Bu onur Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşlarına sağladığı imkan ve fırsat eşitliğinin herkesin her yere gelebileceğinin işaretidir. Yeter ki aramıza nifak girmesin.” diye konuştu.

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER