ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL12°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 23 Haziran 2014 Pazartesi 15:45

"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası

"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 10 tutuklu sanıktan 9'u ve avukatları katıldı.


Davanın bir numaralı sanığı Bilgin Özkaynak'ın avukatı Muzaffer Sevgi Sakarya, davanın tek delili olan ve büyük bir komplonun parçası olan dijital verilerin kendilerine ve sanıklara verilmediğini, başından bu yana ele geçirildiği öne sürülen disklerde DNA ve parmak izi incelemesi talep ettiklerini fakat reddedildiğini söyledi.

Sakarya, delillerin İTÜ ve ODTÜ gibi üniversiteler tarafından incelenmesini talep ettiklerini TÜBİTAK'ın raporlarına güvenmediklerini belertti. Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş ise raporun geldiğini bildirdi.

Kızıltaş, raporun 60 sayfa ve 16-17 ek klasörden oluştuğunu, taranması için İzmir Barosu'na verildiğini, isteyen avukatların oradan alabileceğini söyledi.

Avukat Murat Ergün de davanın ek iddianamesinin hem kendi içinde hem de ana iddianame ile çeliştiğini belirterek, "İkinci iddianamenin 141'inci sayfasında "Pandora" veri tabanının şifresinin kırılarak tamamının açıldığı, 143'üncü sayfasında ise 'dosya çözme çalışmaları devam ediyor' denilmektedir" diye konuştu.

Ergün, Anayasa Mahkemesinin 18 Haziran'da içtihat niteliğinde bir karara imza attığını vurguladı.

Ergün, "Özkaynak'ın evinde o hard disk çıkmamıştır. 'Çıktı' diyen, bu iddiasını ispatlamalı. Peki, bu dijital deliller hukuka uygun elde edilmiş diye değerlendirme yapıldı mı? Anayasa Mahkemesi işte tam da bu nedenle Balyoz davasında o kararı vermiştir. Gazeteci Mehmet Baransu Milli Güvenlik Kurulu'nun ek kararını yayımladı, suç ortada, ikrar var ve elini kolunu sallayarak serbest dolaşıyor. Bizimkilerle ilgili delil yok, hepsi inkar ediyor ama 774 gündür tutuklular" dedi.

Avukat Nevzat Güleşen, baronun TÜBİTAK raporunu tarama ve çoğaltma işlemi için her bir avukattan bin 780 lira talep ettiğini, raporu kendilerine verme yükümlülüğünün mahkemede olduğunu CMK'da da sanıkların bu tür masraflar yapmamasının belirtildiğini ifade etti.

Sanık Onur Süer'in avukatı Güleşen, sanık Bilgin Özkaynak'a soru yöneltmek istediğini belirterek, "2012 mayıs ayında tutuklandınız, iddianamede evinizden ele geçirildiği iddia edilen ki bir belgenin oluşturulma tarihi 12 Eylül 2012. O tarihte neredeydiniz" dedi. Özkaynak da, "O tarihte cezaevinde tutukluydum" karşılığını verdi.

Daha sonra, sanıkların ve avukatlarının savunmalarının alınmasına devam edildi.

Bu hafta ve önümüzdeki hafta savunmaların tamamlanması beklenen davada, temmuz ayından itibaren taleplere geçilecek.

Dava

TMK 10'uncu maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 79'u tutuklu 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

İddianamede adı geçen 831 mağdurdan arasında devlet memuru, asker ve MİT mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından "fişlendiği" iddia edilmişti. Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2013 yılı nisan ayında görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olmak üzere tutuklu 69 kişi tahliye edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi kararlaştırılmıştı.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER