ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Kuvvetli Sağanak
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 17 Mayıs 2013 Cuma 14:57

'Gençler arasındaki yaygın inanışa göre az içilen alkol zararlı değil'

Gençler arasındaki yaygın inanışa göre az içilen alkol zararlı değil


Dünya Alkol Politikaları Gençlik Federasyonu Birliği Başkanı Jan Peloza, Avrupa ülkelerinde alkol kullanma yaşının 12'ye kadar düştüğünü belirterek, "Alkol tüm dünya çapında yasaklanmalı. Gençler arasında yaygın bir inanışa göre az içilen alkol zararlı değil. Esasında içilen alkolün her bir damlasının vücuda çeşitli zararlar verdiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Gençleri alkolden korumayı hedefliyorsak sağdan soldan, her yerden alkol ile ilgili reklam bombardımanları kaldırılmalı." dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Yeşilay, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Alkol Politikaları Gençlik Federasyonu Birliği tarafından düzenlenen Alkol Politika Örnekleri Temalı İstişare Toplantısı Ördekli Kültür Merkezi’nde yapıldı. Dünya Alkol Politikaları Gençlik Federasyonu Birliği Başkanı Jan Peloza, "Gençlik organizasyonlarının bir araya gelmesiyle ulaşan bir kurumuz. Alkolün zararlı etkilerinin ortadan kaldırılması için çalışma yürütüyoruz. Gençlerin eğitilmesi için de çalışma yapıyoruz. Alkolle alakalı en büyük sorun alkolün zararlı bile olduğunun fakında olmamaları. Gençler arasında yaygın inanışına göre, az içilen alkolün zararlı olmadığı konuşuluyor ama içilen her bir damlası bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki insan sağlığına büyük zararlar veriyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde durum çok kötü alkol kullanım yaşı 12’ye kadar düştü. Türkiye’de durum biraz daha iyiye doğru gidiyor." diye konuştu.

Yeni alkol düzenlemesine yönelik de değerlendirmelerde bulunan Peloza, "Alkol kullanımının azaltılması için alkol reklamının yasaklanması, vergilerinin artırılması ve bulunabilirliğinin kısıtlanması gerekiyor. Bunlar birçok ülkede bu tür uygulamalar alkol kullanımını azalttı. Kesinlikle Türkiye’de değil tüm dünyada yasaklanmalı. Alkol reklamlarının bombardımanından kaçınmak gerekiyor. Alkolle alakalı en büyük sorun gençlerin alkolün zararlı olduğunun farkında bile olmaması. Gençler arasında yaygın bir inanışa göre az içilen alkol zararlı değil. Esasında içilen alkolün her bir damlasının vücuda çeşitli zararlar verdiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Özellikle Avrupa ülkelerinde durum çok kötü. Alkol kullanımı 12 yaşına kadar düştü. Dünya Sağlık Örgütü’nün son raporlarına göre Türkiye’de durum daha iyi.” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü Ulusal Tütün Kontrol Program Sorumlusu Dr. Toker Ergüder de alkol kullanımını dünyanın önemli halk sağlığı problemlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Dünya Sağlık Örgütü’nün kendine bağlı üyelerin isteği ile 2010-2020 yıllarını kapsayan Alkolle Mücadele Eylem Planını hazırladığını kaydetti. Tüm ülkelere alkolle mücadele için tavsiyelerde bulunduklarını ifade eden Dr. Töker Ergüder şunları kaydetti: “Türkiye’de Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’nde bulunuyor. Bu yüzden bu eylem planını uygulamaya soktu. Alkol her yıl yüz binlerce kişinin ölümüne ve hastalıklara neden olan bir sağlık problemi. Şuan Türkiye’de alkol kullanımı diğer Avrupa ülkelerine göre nispeten düşük. Bu çok sevindirici. Alınacak önlemlerle de önümüzdeki yıllarda Türkiye’de alkol kullanımı yükselmez. Alkol endüstrisinin yaptığı reklamlarla alkol kullanma oranı daha da düşük yaşlara inmeye başladı. Şuan Türkiye’de mühim bir halk sağlığı problemi olmamasına rağmen önemli olan bu sorun yaşanmadan gerekli önlemleri almak. Türkiye hükümeti de gerekli önlemleri almaya başladı. Problem olduktan sonra önlem almanın pek bir anlamı yok.”

Yeşilay Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman ise dernek olarak Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Alkol Politikaları Birliği ile birlikte çalışmalar yürütmeye başladıklarını dile getirerek, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti öncülüğünde Mart ayında Türkiye Alkol Politikaları Platformu olarak Küresel Alkol Politikaları sempozyumu yapıldı. Türk kamuoyuna bazı tavsiyeler getirildi. Bunlar Dünya Sağlık Örgütü tarafından gündeme getirilen kamusal ve çocukların bulunduğu alanlarda alkol tüketiminin yasaklanması. Alkol fiyatlarının sürekli olarak arttırılması. Alkol reklam ve sponsorluğunun büyük ölçüde kısıtlanması gibi ülkemizde sert görülen önlemlerdi. Bunlar hiçbir otoritenin kendi kafasından çıkarttığı şeyler değil. Bu dünyanın bugün halk sağlığı alanında geldiği seviye ve aldığı mesafenin sonucudur.Tüm dünya alkolün zararlarını keşfettiği için böyle bir mücadele içinde. Ülkemiz çok alışkın olmasa da bu mücadeleye entegre olacak. Yakın gelecekte tütün mücadelesinde olduğu gibi çocuklarımızı, gençlerimizi alkolün zararlarında uzak tutacak tüm yasal düzenlemeler gerçekleşmiş olacak. Yasaklanması, alkol almak isteyen insana ‘hayır alamazsın’ demek değil. Bireysel bir yasak getiremeyiz. Meclisin gündemindeki tedbirler halk sağlığı tedbirleridir. Bu uygulamalar tüm dünyada uygulanıyor, Türkiye’de de uygulanmalıdır" dedi. 

KAYNAK:
CİHAN
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER