ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL9°C
Çok Bulutlu
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 25 Nisan 2013 Perşembe 12:45

"Gelişmekte olan ülkeleri bekleyen tehlike..."


Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun yaşlanma lüksü bulunmadığını, bunun kalkınmayı sekteye uğratacağını belirterek, "Bizim amacımız Türkiye bu kalkınma sürecinde yaşlanmadan gitsin. 2023'e, 2070'lere ulaştığımızda o dinamik yapımızı koruyabilelim" dedi.
     Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Kalkınma Bakanı Yılmaz, "Çocuk Refahı Konferansı"ndan ayrılırken, gazetecilerin sorularını yanıtladılar.
     Mevzuatta "özürlü" yerine "engelli" ifadesinin kullanılmasına yönelik bugün TBMM'de yapılması planlanan düzenlemeye ilişkin soru üzerine Bakan Şahin, terminolojiyi önemsediklerini belirtti. Terminolojinin negatif algıyı pozitife dönüştürebileceğini vurgulayan Şahin, bunun da toplumdaki zihinsel değişimi farklı bir noktaya ulaştırabileceğini söyledi.
     Engellilerin her alanda yaşam kalitelerini artırmak için önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Şahin, "Toplumdaki engelsizlerin, engellilerle bir bütün olabilmesi için onları ikincilleştiren, toplumda 'çürük, özürlü, elverişsiz' denildiği zaman algı çok farklı olabiliyor. O yüzden hepsini 'engelli' diye tanımlıyoruz" diye konuştu.
     Bunun, engellilere yönelik ilk çalışma olduğunu dile getiren Şahin, engellilerin yaşam kalitelerini ve insan hakları konusundaki durumlarını yükseltecek terminolojiyi hayata geçireceklerini söyledi. Şahin, engellilere yönelik her türlü ayrımcılığın yok edildiği tek bir tanım yapacaklarını da belirtti.
     Bakan Yılmaz da engelli kavramıyla, engelleri kaldırmaya yönelik programların artacağını söyledi.
    
     -"Gelişmekte olan ülkeleri bekleyen en önemli tehlike..."-
    
     Bir gazetecinin, kadının iş yaşamına daha fazla katılımına yönelik çalışmada gelinen noktaya ilişkin sorusu üzerine Bakan Yılmaz, bir taraftan nüfusun genç ve dinamik yapısını korumayı diğer taraftan da kadınların yaşamın her alanında daha aktif duruma gelmesini amaçladıklarını söyledi.
     Söz konusu iki hedefi gerçekleştirmek için ilgili bakanlıkların, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan koordinesinde çalıştığını hatırlatan Yılmaz, bu konuda uygun ortamın oluşturulmasının önemine işaret etti. Uygun ortamın bazen maddi desteklerle bazen de yasal düzenlemelerle sağlanabileceğini ifade eden Yılmaz, tüm unsurları bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını kaydetti.
     Türkiye'nin yaşlı ve yoksul bir nüfus olmamasının önemine dikkati çeken Bakan Yılmaz, "Dünyada gelişmekte olan ülkeleri bekleyen en önemli tehlikelerden birisi bu. Zenginseniz yaşlı olma lüksünüz var, yani yaşlı bir nüfusla idare edebilirsiniz, fakat zenginleşemeden yaşlanırsanız, bu kalkınma sürecinizi de ciddi anlamda sekteye uğratır. Dolayısıyla bizim amacımız Türkiye, bu kalkınma sürecinde yaşlanmadan gitsin, 2023'e, 2070'lere ulaştığımızda o dinamik yapımızı koruyabilelim" dedi.
     Bunu başarabilen ülkeler olduğunu belirten Yılmaz, oluşturacakları politikalarla bu hedefe adım adım ilerleyeceklerini söyledi.
     Bakan Şahin ise kadın konusunun duygusal bir mesele olmaktan çıkarak, kalkınma politikalarının temelini oluşturmaya başladığını söyledi. Bu kapsamda politikaların oluşturulmaması durumunda 2023 hedeflerine ulaşmanın zor olacağını belirten Şahin, "Biz, hem analığı güçlü bir şekilde tutacak sosyal politikaları, destek sistemini ortaya koyacağız hem de kadınımızın eğitimden, sağlıktan bütün imkanlardan eşit istifade edip, her alanda aktif şekilde var olmasını sağlayacağız. Evde kalmak istiyorsa onu destekleyecek aynı şekilde çalışma, sosyal, kültürel hayatın içinde olmasını istiyorsa onu destekleyecek, yaşamdan beklentisi, mutluluğu neyse onu besleyecek sosyal destek projeleri alternatifleri üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.
    
     -Çözüm süreci-
    
     Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Bakan Yılmaz, huzur ve güven ortamının Türkiye için önemli olduğunu vurguladı.
     Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ekonomik anlamda çok önemli fırsatlar bulunduğunu söyleyen Yılmaz, terörün ülkeye hem insani hem ekonomik anlamda büyük maliyetlerinin olduğunu kaydetti.
     Terör nedeniyle bölgedeki mevcut kaynakların kullanılamadığını dile getiren Yılmaz, "Terörün olmadığı bir ortamda tüm olumsuzluklar aksine dönüşecek. Daha huzurlu ortam, yeni teşvik politikalarımızla birleştiği zaman inşallah önümüzdeki süreç terörden değil yatırımlardan, büyümeden, refahtan daha fazla bahsettiğimiz bir dönem olacaktır. Artık inşallah terör değil siyaset, fikirler konuşacaktır. Türkiye zaten o aşamaya çoktan gelmiş durumda" dedi.
     Bir başka gazetecinin sorusu üzerine de Cevdet Yılmaz, geniş katılımlı iş adamları heyetiyle yarın İran'a gideceklerini ve çeşitli görüşmeler yapacaklarını bildirdi.
 

KAYNAK:
AA
ETİKETLER:
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER