ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL6°C
Kar Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 19 Kasım 2012 Pazartesi 14:03

Gelenekten Geleceğe Avrasya'nın İslam Ufku


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Batı ve Doğu kültürlerinin özelliklerini taşıyan Avrasya coğrafyasının, küreselleşen dünyamızda giderek daha merkezi bir konum kazandığını belirterek, ''Bizler ortak bir coğrafyayı paylaşan halklar olmanın ötesinde, aynı zamanda, ortak bir tarihi geçmişe, ortak dini referanslara ve duygulara da sahip bulunuyoruz. Bu avantajlardan, geleceğe dönük ortak bir barış ve refah vizyonu oluşturmak amacıyla faydalanabiliriz. Bunun için de her şeyden önce, Avrasya'daki uyuşmazlıkların ve çatışmaların çözümü doğrultusunda bir anlayış ve işbirliği zemininin tesis edilmesi gerekiyor'' dedi.

Erdoğan, ''Gelenekten Geleceğe Avrasya'nın İslam Ufku'' ana temasıyla Hilton Oteli'nde düzenlenen 8. Avrasya İslam Şurası'nın açılışında yaptığı konuşmada, bundan 17 yıl önce Avrasya İslam Şurası ilk kez toplandığında, Avrasya coğrafyasındaki halkların on yıllar süren baskıcı rejimlerin hakimiyetinden yeni kurtulduklarını; bu halkların uzun yıllar boyunca din ve vicdan hürriyetlerini kullanmalarını engelleyen sistemin sona erdiğini kaydetti.

Uzun bir dönem boyunca uygulanan yıldırma ve sindirme politikaları sebebiyle din hizmetleri ve din eğitiminde ciddi sorunlar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

''Bugün ise aradan geçen süre zarfında, Avrasya İslam Şurası'nın da önemli katkılarıyla, bu sorunların önemli bir kısmının aşıldığını görüyoruz. Avrasya İslam Şurası, Balkanlardaki Türk ve Müslüman topluluklardan, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki akrabalarımıza, Kafkasya'dan Rusya Federasyonu'ndaki, o bölgedeki din kardeşlerimize kadar, bu devasa coğrafyada yaşayanların önemli bir istişare platformu haline geldi.''

Erdoğan, bu yılki şuranın da, din adamı ve düşünürlerin katılımıyla yapılacak tartışmalar sayesinde, bu coğrafyadaki sorunlara ışık tutacağını, çözümlere kapı aralayacağını ümit ettiğini belirtti.

''Türkiye, çatışmaların barışçıl yollardan çözümü için yoğun çaba sarf ediyor''

Dünyada siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda iç içe geçmiş bir değişim süreci yaşandığına değinen Erdoğan, demokratik ideallerin gerçek anlamda evrensel düzeyde sahiplenildiği, halkın meşru talep ve beklentileri hilafına yönetim anlayışının geride bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirtti.

Erdoğan, jeopolitik ve stratejik dengeleri alt üst eden bu süreçte, kritik coğrafyaların kavşak noktasındaki Avrasya bölgesinin öneminin, her zamankinden fazla artığına işaret ederek, şöyle devam etti:

''Batı ve Doğu kültürlerinin özelliklerini taşıyan bu coğrafya, küreselleşen dünyamızda giderek daha merkezi bir konum kazanıyor. Gerçekten de bu bölgede, enerjiden ulaşıma, ticaretten güvenlik ve siyasi diyaloğa kadar sayısız alanda karşımızda önemli işbirliği imkanları bulunuyor. Hepsinden önemlisi, aynı hissiyatı paylaşan, yürekleri aynı özlem ve hasretle yanan insanlar olarak, beşeri boyutta önemli bir avantaja sahibiz.

Zira, bizler ortak bir coğrafyayı paylaşan halklar olmanın ötesinde, aynı zamanda, ortak bir tarihi geçmişe, ortak dini referanslara ve duygulara da sahip bulunuyoruz. Bu avantajlardan, geleceğe dönük ortak bir barış ve refah vizyonu oluşturmak amacıyla faydalanabiliriz. Bunun için de her şeyden önce, Avrasya'daki uyuşmazlıkların ve çatışmaların çözümü doğrultusunda bir anlayış ve işbirliği zemininin tesis edilmesi gerekiyor.

Çünkü bu sorunlar, bölgenin gelişimine engel teşkil ediyor, refah ortamının ortaya çıkmasına mani oluyor. İşte Türkiye olarak biz, bu anlayışla, çatışmaların barışçıl yollardan çözümü için Avrasya bölgesinde yoğun çaba sarf ediyoruz.''

Gerek Balkanlar'da, gerek Kafkaslar ve Orta Asya'da, arabuluculuk faaliyetleri dahil, anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözümü için Türkiye'nin sayısız girişime öncülük ettiğini kaydeden Erdoğan, yakın zamanda Kafkasya bölgesindeki sorunların işbirliği ve diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması, bölgesel işbirliğinin geliştirilmesi hedefiyle başlatılan ''Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu'' girişiminin, bunun örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Erdoğan, Balkanlar'da kalıcı barış ve istikrar ortamına katkıda bulunmak amacıyla, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan'ın katılımıyla sürdürülen iki ayrı üçlü işbirliği süreci bulunduğunu; Afganistan ve Pakistan'la birlikte, bölgede barış ve istikrara katkı için başlatılan üçlü işbirliği mekanizmasının da bu yöndeki çabalara güzel bir örnek teşkil ettiğini belirtti.

Sancak'taki dini ve toplumsal bölünmüşlüğün giderilmesine ve bölgenin kalkınmasına yönelik gayretlerin de aynı irade ve kararlılığın ürünü olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Avrasya'nın önde gelen Müslüman din adamları olarak sizlerin de, bulunduğunuz bölgelerdeki ihtilafların çözümüne yönelik olumlu katkılarınızı esirgemediğinizi biliyor ve bu çabalarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Bu yöndeki çabalarımızı sürdürmeli, bölgemizde barışı ve refahı kalıcı hale getirmeliyiz'' diye konuştu.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER