ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL8°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 22 Mart 2017 Çarşamba 14:50

"FETÖ imamı eczacıdan darbeye direnmeyin talimatı"

"FETÖ imamı eczacıdan darbeye direnmeyin talimatı"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, şüpheli eczacı Habib Ertürk'ün şüpheli polis amirine, askerin yönetime el koyduğunu ifade ederek, "ölümlere sebebiyet verilmemesi, askere silah sıkılmaması, tanklara karşı koyulmaması ve çatışmaya girilmemesi" talimatını verdiği, şüpheli polislerin de askerlere direnmediği gibi darbecilerin güzergahındaki yolları açtıkları belirtildi.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, şüpheli eczacı Habib Ertürk'ün, şüpheli polis amirine, askerin yönetime el koyduğunu ifade ederek, "ölümlere sebebiyet verilmemesi, askere silah sıkılmaması, tanklara karşı koyulmaması ve çatışmaya girilmemesi'' talimatını verdiği, şüpheli polislerin de askerlere direnmediği gibi darbecilerin güzergahındaki yolları açtıkları ifade edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, FETÖ'nün yapısı, örgüte dair deliller ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bilgiler yer alıyor. İddianamede, olay tarihinde Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amir Yardımcısı Çağlar Aydın ve Güvenlik Büro Amiri Murat Bağrık ile eczacılık yapan Habib Ertürk şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şüpheliler Aydın ve Bağrık'ın kendi sorumluluk bölgelerinde akşam 22.00 sıralarında darbe girişiminin başladığı belirtilen iddianamede, bu kapsamda askeri unsurların sokağa çıkması akabinde terör örgütü içerisinde Çağlar Aydın'dan sorumlu, üstü konumundaki ve onun düzenli olarak takibi ile örgütsel toplantılarını yapan, eczacılık mesleğini icra eden şüpheli Ertürk'ün, şüpheli Aydın'a kriptografik haberleşme programı yoluyla "sıkıyönetim ilan edildiği, askerin yönetime el koyduğunu" ifade ederek, "ölümlere sebebiyet verilmemesi, askere silah sıkılmaması, tanklara karşı koyulmaması ve çatışmaya girilmemesi " yönünde mesaj gönderdiği aktarıldı.

Bu mesaj üzerine şüpheli polisin tedbir alan astı konumundaki kolluk görevlilerine "silahların askere teslim edilmesi ve çatışmaya girilmemesi" yönünde telkinde bulunduğu belirtilen iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın ana yolların askeri tank ve araçlara kapatılması anonsu ve emrinin aksine şüpheli polislerin sorumluluk bölgelerindeki Söğütlüçeşme Caddesi'nde ilerleyen saatlerde yolu kapatan metrobüs şoförüne ve yine Uzunçayır bölgesinden Göztepe'ye doğru E-5 yolu üzerinde yolu kapatan kamyonlara yolu açmaları yönünde talimat verdikleri aktarıldı.

Yine şüpheli polislerin, Kadıköy rıhtım bölgesi Haldun Taner Sahnesi önünde tedbir alan polis memurları S.K ve N.D'ye "Askerin tankı tüfeği var, bunlarla mı baş edeceğiz, çoluğunuz çocuğunuz var, silah isterlerse direnmeyin." şeklinde telkinde bulundukları kaydedilen iddianamede, ilerleyen saatlerde ana yolların askeri tank ve araçlara kapatılması talimatı kapsamında, Söğütlüçeşme mevkisinde şoförler M.Y ve M.D vasıtasıyla iki metrobüsü askeri unsur geçmeyecek şekilde çekerek yolu kapatan polis memuru S.T'ye metrobüsleri çektirmesi konusunda talimat verdikleri, bu konuda kendileriyle tartışan adı geçen polis memurunu darbettikleri, (darp olayıyla ilgili ayrıca bir soruşturma yürütülüyor) olay yerinden ayrılırken de orada bulunan kitleye hitaben, tedbir alan polis memurlarını kastederek küfür ettikleri ve yolun trafiğe açık tutulması yönünde söylemlerde bulundukları belirtildi.

İddianamede, şüpheli polislerin, Medeniyet Üniversitesi civarında aynı şekilde tedbir alan polis memuru Ç.Y'ye de aynı şekilde talimat verip yolu açtırdıkları, bu şekilde Ankara yönü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametine giden yolların belirli bir süre açılmasını sağladıkları ve darbeci askerlerin geçişine imkan tanıdıkları ifade edildi.

- "Yolu açarak, sivillerin ölmesine neden oldular"

İddianamede, şüpheliler Çağlar Aydın ve Murat Bağrık'ın açtırdığı yollardan biri olan Ankara istikametinden geçen darbeci zırhlı araçlı ve silahlı askeri unsurların, Acıbadem bölgesinde bulunan Türk Telekom binasını işgal etmek için bina önüne gittikleri, bölgede yaşanan ve saatlerce süren çatışmalar sonucunda darbe girişimine tepki gösteren sivil vatandaşlardan 6 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda vatandaşın da yaralandığı kaydedildi.

Şüpheli Habip Ertürk'ün, kollukça alınan ifadesinden, kendi üstü olup itirafta bulunarak teşhis ettiği ancak yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında ölen üst düzey örgüt yöneticisi Gökhan Açıkkollu'nun kendisine kriptografik haberleşme sistemi üzerinden gönderdiği darbeci askerlere destek olunması içerikli mesajları örgütsel işleyiş ve talimat gereği aynısıyla şüpheli Çağlar Aydın'a gönderdiğini anlattığı belirtilen iddianamede, şüpheli Çağlar Aydın'ın da diğer şüpheli Murat Bağrık ile birlikte kendilerine iletilen talimatı tereddütsüz olarak yerine getirdikleri vurgulandı.

- "Hem ByLock hem Eagle kullanıyorlar"

Şüphelilerden Murat Bağrık'ın "ByLock" kullanıcısı olduğu, ikametinde yapılan aramada terör örgütü lideri Fetullah Gülen ile ilgili kitap ve 2 CD'den oluşan örgütsel dokümanların ele geçirildiği aktarılan iddianamede, şüphelilerden Çağlar Aydın'ın münhasıran terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerinden "Eagle" kullanıcısı olduğu, programın kullanımındaki cep telefonunda yüklü bulunduğunun tespit edildiği vurgulandı.

Şüphelilerden Ertürk'ün münhasıran terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerinden "Bylock Talk And Chat" ve "Eagle" kullanıcısı olduğu, programların kullanımındaki cep telefonunda yüklü bulunduğu vurgulanan iddianamede, şüpheli Habip Ertürk'ün örgüte organik şekilde bağlı olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğu, ayrıca örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren, emir ve idare yetkisine sahip olan konumuna göre örgüt faaliyetlerini düzenleme ve görevlendirme yetkisini haiz yönetici vasfında örgütün emniyet teşkilatı içerisindeki yapılanmasının kurum imamlarından biri olduğunun tespit edildiği aktarıldı.

- Ceza istemi

İddianamede, şüpheliler Çağlar Aydın ve Murat Bağrık'ın, terör örgütüne organik şekilde bağlı bulundukları, örgütsel tabirle "şakirtlik" seviyesinde ve üye konumunda oldukları belirtilerek, şüpheli polislerin terör örgütünün faaliyeti kapsamında diğer şüpheli Habip Ertürk'ten aldıkları talimatla darbeci askeri kanadın fiili hakimiyetini sağlamak amacıyla silah kullanma yetkisiyle engellemek yerine geçişleri için yol açtıkları, bu suretle tüm şüphelilerin zarar tehlikesini doğurmaya elverişli hareketlerle darbe girişimine iştirak ettikleri ve atılı kalkışma suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi.

Tüm şüpheliler hakkında, ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme'' suçlarından, üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen iddianamede, şüpheli eczacı Habib Ertük hakkında, ''silahlı terör örgütü yönetici olmak'' suçundan, 15 yıldan 22,5 yıla, diğer iki şüpheli polisler hakkında ise ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan, 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER