ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL14°C
Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 22 Ocak 2014 Çarşamba 11:22

"Esad'ın çağdaş bir tiran olduğu anlaşıldı"


Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Suriye'de savaş suçlarını belgeleyen fotoğraflarla ilgili, "Bu görüntüler, Esad'ın Hitler'in tarzına benzeyen bir psikolojiyle hareket ettiğini gösteriyor. Oradaki 11 bin insanın bazılarının üzerinde kızgın demirle oluşturulmuş işkence izleri var. Kayışlarla oluşturulmuş yaralar var. Bunlar normal bir savaş yaralanması değil" dedi.
Suriye'de Esed rejiminin işlediği savaş suçlarını belgeleyen ve önceki gün Anadolu Ajansı (AA) tarafından kamuoyuna duyurulan fotoğrafları, AA muhabirine değerlendiren Tarhan, yayımlanan görüntülerde, savaş suçlarına maruz kalan insanların "Hitler'in Suriye versiyonunu" yaşadıklarını söyledi.
Tarhan, Esed'in yaptığı katliamların, Birleşmiş Milletler'in (BM) belgeleriyle kanıtlandığını belirterek, "Bu görüntüler, Esad'ın Hitler'in tarzına benzeyen bir psikolojiyle hareket ettiğini gösteriyor. Oradaki 11 bin insanın bazılarının üzerinde kızgın demirle oluşturulmuş işkence izleri var. Kayışlarla oluşturulmuş yaralar var. Bunlar normal bir savaş yaralanması değil. İşkence olduğu çok belli" diye konuştu.

-"Hitler tarzında bir diktatör narsizmi var"

"Artık Esad'ın çağdaş bir tiran olduğu anlaşıldı" diyen Tarhan, şöyle devam etti:
"Burada, 'halk ya bana itaat edecek ya da toprağın olacak' şeklinde Hitler tarzında bir diktatör narsizmi var. Bu narsizim nedeniyle diktatör kendine itaat etmeyeni düşmanı gibi görüyor. Bu durum 'Ya sev ya terk' olarak bilinen yaklaşımın bir uzantısıdır. Böyle insanlar bunları yaptıktan sonra bir rahatsızlık ya da pişmanlık duymazlar. Diktatörler toplumu sindirip itaat sağlamak için bu yola başvururlar. Başladıktan sonra da bunu durduramazlar. Çünkü diktatörün çevresi artık suç ortağı haline gelmiştir. Kaybetmek gibi bir riskleri olmadığı için gittikçe dozunu artırırlar. Buna karşı elinde güç olanların onlara 'dur' deme gibi bir sorumluluğu vardır."

- "Esad'ın diktatörlük sistemini kanserli doku olarak görebiliriz"

Tarhan, diktatörlüklerdeki narsizm kavramını, vücuda zarar veren "kanserli hücreye" benzeterek, şunları kaydetti:
"Bu tarz insanlar kendisine karşı çıkanları birer insan olarak görmek yerine engel olarak görürler. Bu psikoloji içinde hareket ettikleri için dokuları tahrip eden kanser gibi insanlığa zarar verir. Şu anda Esad'ın diktatörlük sistemini kanserli doku olarak görebiliriz. Eğer dünya bunu söküp atmazsa ve Esad'ın yaptıkları yanına kar kalırsa 3. Dünya Savaşı'na giden bir sürece dönüşebilir."
Prof. Dr. Tarhan, Suriye'de Esed rejimi tarafından işlenen savaş suçlarını belgeleyerek, kamuoyuna duyuran AA'nın da önemli bir çalışmaya imza attığını vurguladı.

-"Görüntüler, zalimin yanında yer alınmasını çok zorlaştırdı"

Cenevre'deki görüşmeler öncesinde, Esed rejiminin savaş suçları işlediğine dair görüntülerle doğruların ortaya çıkmasının insanlık adına olumlu sonuçlar doğuracağını kaydeden Tarhan, şunları söyledi:
"Sokakta dolaşan ve görüntüleri gören insanların tüyleri diken diken olmuş durumda. Bu görüntüler, Suriye'deki yanlışlıklarla ilgili politik bilinç ve duyarlılık oluşmasına sebep oldu. Bu görüntülerin yayınlanmasıyla çözüm için beklenti zorunluluğu oluştu. Bazı insanlar geçmişte bu tarz görüntüleri dikkate almıyordu. Fakat görüntüler toplumda baskı oluşturarak, böyle bir zalimin yanında yer alınmasını çok zorlaştırdı. Artık zalimlik yapanın arkasında durmayı etik olarak savunmakta çok zorlanacaklardır. Bu nedenle zaman içinde çözüme yaklaştığımızı düşünüyorum. Çünkü bunlar Türkiye'deki kamuoyunun vicdanını harekete geçirecek olaylardır."

-BM'ye Suriye çağrısı

Bosna-Hersek'teki savaşta, 11 Temmuz 1995'te 8 bin kişinin öldrüldüğü Srebrenitsa Soykırımına değinen Tarhan, o dönemde de Türkiye'de bu katliamı iki özel televizyon kanalının yayınladığını belirtti.
Tarhan, bu görüntülerin yayınlanmasının ardından bir kamuoyu hareketinin oluştuğunu anlatarak, "Bunun üzerine dönemin ABD Başkanı, bununla mücadele etmek zorunda kaldı. Srebrenitsa'da kimyasal silah kullanılması İslam dünyasında bir uyanışa sebep oldu. Şu anda bu olayda da kamuoyu vicdanı harekete geçip demokratik bir tepkiye dönüşürse, çözüme daha çok yaklaşırız" ifadelerini kullandı.
Prof. Tarhan, Birleşmiş Milletler'in Suriye'de yaşanan katliamları kökünden çözecek hamleleri bir an önce atması gerektiğini de sözlerine ekledi.
 

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER