ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 22 Eylül 2017 Cuma 09:25

Erdoğan'ın konuşmasını provoke girişimi sonuçsuz kaldı

Erdoğanın konuşmasını provoke girişimi sonuçsuz kaldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'taki konuşması sırasında slogan atıp provokasyon yaptıkları için gözaltına alınan PKK/YPG'linin sayısının 5 olduğu belirtildi. TASC Eş Başkanı Evinch, gözaltına alınan kişilerden birinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mayıs ayında başkent Washington'ı ziyaretinde büyükelçilik rezidansı önündeki olayda Alp Kenan Dereci adlı Türk vatandaşını başından megafonla yaralayan kişi olduğunu belirtti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'ta Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesinin himayesinde düzenlenen, "Türk Amerikan ve Amerikalı Müslüman Toplumuyla Buluşma" programındaki konuşması sırasında slogan atıp provokasyon yaptıkları için gözaltına alınan PKK/YPG'linin sayısının 5 olduğu belirtildi.

Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) Eş Başkanı avukat Günay Evinch, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklama yaptı.

Evinch, açıklamasında, Amerikan güvenlik ve gizli servis birimleriyle kurdukları temas sonucunda, söz konusu olayın ardından gözaltına alınan PKK/YPG'li terörist sayısının 5 olduğunu ve bu kişilerin polisteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığını öğrendiklerini bildirdi.

- Provakasyon girişiminde Dereci'yi megafonla yaralayan PKK/YPG'li de yer aldı

Evinch, güvenlik birimlerinden aldıkları bilgiye göre salonda olay çıkarmaya çalışan provakotorlerin isimlerinin "Kasım Mollaoğlu, Lucas Chapman, Robert Amos, Ateş Hüseyin ve Nicholas Johnson" olduğunu söyledi.

Mollaoğlu'nun, mayıs ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkent Washington'ı ziyaretinde büyükelçilik rezidansı önündeki izinsiz gösteride Alp Kenan Dereci adlı Türk vatandaşını başından megafonla yaralayan kişi olduğunu vurgulayan Evinch, "Bu kişilerin rezidans önündeki planları da benzerdi. Bugün başarılı olamadılar, çünkü çok iyi düzeyde güvenlik görevlimiz vardı." dedi.

 

Washington'da izinsiz gösteri yapan PKK/YPG sempatizanı grubun megafonlu saldırı sırasında başından ağır şekilde yaralanan Derici yaşananları şu şekilde anlatmıştı:

"Grubun tahrikleriyle ilgili polisleri uyardık. 'Küfür ediyorlar. Çok yakınlar, bir şey yapmayacak mısınız?' dediğimiz halde, bize sürekli 'Her şey kontrol altında' diye cevap verdiler. Daha sonra arkadaşlardan birine bir saldırı oldu, bir arbede başladı. Ben de oradaydım. Kafama megafonla vurdular. 17 dikiş atıldı. Polislere ne dersek diyelim, her şeyin kontrol altında olduğunu söylüyorlardı."

-ABD'li güvenlikçiler müdahele etti

TASC Eş Başkanı Evinch, etkinlikte koruma görevini, Amerikan gizli servisi ile özel güvenlik firması görevlileri ve New York polisinin işbirliği halinde yürüttüğünün altını çizerek, "Gözaltına alınan kişilerle ilgili olayda sadece özel koruma görevlileri, gizli servis polisi ve New York polisi müdahil oldu." ifadesini kullandı.

Olayın hemen ardından AA muhabirine açıklama yapan Evinch, zanlıların, federal yasalara göre suç olan "halkın huzurunu bozmak", "özel mülke izinsiz girmek" ve "devlet başkanına yönelik suçlar" kapsamında yargılanmalarını beklediklerini ifade etmişti.

- "Salon teröristine bu güzel toplantımızı lütfen feda etmeyelim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcıların provokatörlere tepki göstermesi üzerine, "Değerli kardeşlerim, sizden benim bir ricam var. 3-5 kendini bilmeze, 3-5 salon teröristine bu güzel toplantımızı lütfen feda etmeyelim." demişti. Katılımcılar da PKK/YPG'lilere tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yoğun slogan ve alkışlarla desteklemişti.

Önceki gün Bloomberg Küresel İş Forumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Mayıs'taki olaylarla ilgili olarakta şu değerlendirmeyi yapmıştı:

"Beyaz Saray'a girerken, PKK'lı göstericiler siz onlara 'aktivistler' diyorsunuz; orada her türlü gösteriyi yapıyorlar. Polisin, onlara müdahale etmediğini gördüm. Daha sonra büyükelçilik rezidansına geçtik. Büyükelçilik rezidansına geçtiğimiz zaman orada da yine aynı şekilde, yakın mesafede gösteri yapıyorlar ve polisin onlara ne yazık ki müdahale etmediğini gördüm. Bu defa, yakın mesafedeler. Benim kendi korumalarım, beni korumakla görevli olanlar ister istemez duruma müdahale etmek durumunda kaldı. Haklı. Oradaki Türkiye'nin vatansever evlatlarından bazılarına megafonla vurdular ve başı gözü kan revan içinde kaldı. Çok ilginç, onlardan kimseyi almadılar içeri. Benim korumalarım hakkında soruşturma açtılar. Çok ilginçtir, bunların içinde 4 tanesi olay mahallinde yok, hatta 2 tanesi Amerika'ya hiç gelmiş değil. Neredesin sen Amerikan yargısı? Ben Sayın Başkan'a da söyledim. Kendileri de 'takipçisi konumunda olduğunu, federal devletten kaynaklanmadığını, eyaletten kaynaklanan bir durum olduğunu' söylediler. Temenni ederim ki bu yanlış düzelir."

KAYNAK:
AA
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER