ÖNE ÇIKANLAR :
İSTANBUL17°C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
GÜNDEMTÜMÜ
  • GÜNCELLEME: 02 Haziran 2013 Pazar 22:17

Erdoğan: "Twitter diye bir baş belası..."

Erdoğan: "Twitter diye bir baş belası..."

Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Twitter'ı 'bela' olarak tanımladı.


Habertürk programında Fatih Altaylı'nın sunduğu programa konuk olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sosyal medyada yayımlanan asılsız iddialarla ilgili, ' "Twitter denilen bir bela var. Abartı, yalanın daniskası burada. Sosyal medya denilen şey şu anda toplumun ve toplumların bana göre baş belasıdır" dedi.

"TWITTER DiYE BiR BAŞ BELASI" 

Fatih Altaylı'nın, "En başta orada küçük bir grup vardı. Polisin bunlara yönelik ağır hamlesi oldu. Çünkü yolu kesmemişlerdi, parkın içinde eylem yapıyorlardı. Bu eylem doğru olabilir, yanlış olabilir, demokratik olabilir olmayabilir sonuçta bir eylem yapıyorlardı. İçlerinde bir siyasetçi vardı gerisi de çeşitli gruplardan kişiler vardı. Polisin ani saldırısı ve bunun medyaya yansımasından sonra özellikle sosyal medyaya yansımasından sonra vatandaşlarda tepki oluştu. Bu tepkiyi kendi lehine bir takım gruplar da aralarında yer aldılar. Belki provake de ettiler ama o başlangıçta, onların gaz sıkılıp çadırlarının yakılacağına, 'Çocuklar fazla gürültü yapmayın, buyurun yemek denseydi onlara, o kadar sert tepki gösterileceğine emin olun, bana öyle geliyor, orada sıradan vatandaşların, benim gibi, sizin ailenizden insanlar gibi insanlar emin olun orada olmazlardı" şeklindeki sözleri üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Fatih bey; dediklerinize bir yere kadar katılırım. Ancak, bir şey var. O da her ülkenin kendine ait kültürel noktada bir yapısı var. İnsanın da genlerinde olan bazı yaklaşım tarzları var. Bizde bu tür bazı gruplar belli yerlere yerleştikleri zaman, oradan icabında çıkmayı da bilmeyebilirler ve orayı sürekli olarak terörize edebilirler. Biz bunu mesela Ankara'da Tekel işçileri meselesinde de yaşadık. Aynı orada da aylarca, şöyle biz müşfik davranalım, hatta yeme içme, bu konularda da kendilerine destek verilsin, yardımcı olunsun, sendikayla görüşmeler yapıldı. Ancak bütün bunlara rağmen aylarca o iş çözüme kavuşmadı. Sonra yine arzu edilmeyen neticeyle bitti. Hatta tekliflerimiz oldu. Belli getirdiğimiz yasal düzenlemeler vardı. 'Bu yasal düzenlemelerle hakkınızı kaybedeceksiniz, gelin buraya' dememize rağmen. Burada da atılan adımlarımız var. Bu adımlarımızda bir defa onların yaklaşım tarzına aslında cevap veremeyecek bir durumda değildik. Bizim yaklaşımlarımız doğru, samimi ama şu anda tabi 'twitter' denilen bir bela var. Burada abartı, yalanın daniskası burada. Sosyal medya denilen şey şu anda toplumun ve toplumların bana göre baş belasıdır. Çünkü bu denli yalanlar... Bakıyorsunuz ağaçlarda sallandıracaklar, bilmem ne yapacaklar. 100 tane İslamcı kaleşnikoflarla Taksim'e saldırıyor' gibi."

"Yazıldı ama onları hemen yalanladılar" şeklinde araya girilmesi üzerine, Erdoğan şunları söyledi:

"Yalanlamalar kimden geldi? Şimdi siz bunu yazarsanız o yalanlamayı okuyamayan göremeyen de bunu kaçırır ve toplum bu şekilde terörize edilir. Ben bir Başbakan olarak, benim bir partim var. Photoshop'larla cesetler yayınlanıyor. Ben şimdi istesem onlar Taksim Meydanı'na mı çıkardı ? Oraya 20 bin, 25 bin kişi; ben 200 bin kişiyi, 250 bin kişiyi, 500 bin kişiyi Kazlıçeşme'ye çıkarırım. Ben de bunu yaparım. Benim bir partim var. Bir tabanım var. Biz bunu yapacak güçteyiz ama biz bunlara aynı anda böyle bir şeyle cevap verme yoluna gitmedik. Partimin tabanı da 'Ne oluyor? Biz bunlara karşı sessiz mi kalacağız?' diye, sürekli bizi onlar da aradılar. Biz hepsine sukunet telkin ettik. Çünkü Türkiye bir kalkınma modunda.

Türkiye şu anda dünyada ses getiriyor. Böyle bir yarışın içinde. Ben şimdi her gün iki yerin, üç yerin açılışını yapıyorum. Bu milletimin şu anda olan eserler bunlar. Biz bunlara kafa yorar, terlerken bakıyorsunuz Taksim'de böyle bir olay. Hayırlı bir hizmet orada yapılırken, hayırlı bir hizmet yapılacakken birileri geliyor onu provoke ediyor. Bu şunu getiriyor 21,5 milyon oy almış bir parti. Yaklaşık yüzde 50. Biz söz sahibi olmayacağız, CHP yüzde 21-22, zaten aşırı uçlara konuşmamıza gerek yok, onlar gelecek tahakküm edecekler. Böyle bir mantık olamaz. Ben çoğunluğun azınlığa tahakkümüne karşıyım ama azınlığın da çoğunluğa tahakkümüne asla 'Evet' diyemeyiz. Demokraside yetki kimdeyse yetkiyi kullanır"
 

KAYNAK:
Ajanslar
ÖNCEKİ HABER

SONRAKİ HABER